BiriktirmeKutusu

Fotoğrafım
Ad:
Konum: Türkiye

Cumartesi, Ocak 19, 2008

89 * HAYAT GRAFIGI

88 * KUSUR ve KUSURSUZ

KUSURSUZ OLMAK


Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı
testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden
birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve
çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun
tümünü taşır, ulaştırırmış eve..Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden
çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki sene her gün bu
şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında
sadece 1,5 testi su kalırmış...Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini
mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı çatlak olan
kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve
ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün,
görevini yapamadığını düşünen çatlak testi,ırmak kenarında adama şöyle
demiş:

"Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar
akıp gidiyor.." Adam gülümseyerek dönmüş testiye; "Göremedin mi? Yolun
senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.
Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.Çünkü ben başından beri senin
kusurunu, çatlaklığını biliyordum..Senin tarafına çiçek tohumları ektim.. Ve
hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın.. 2 senedir o güzel
çiçekleri toplayıp,masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın
olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermiş.

Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has kusurları
vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
ilginç yapan,mükafatlandıran, renklendiren..

Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.. Onlardadaki kusurları
değil, içlerindeki güzellikleri görün...

87 * HAYATTA ...

Bir gün New-York'ta bir grup is arkadaşı,
yemek molasında dışarıya çıkar.Gruptan biri,
Kızılderili'dir. Yolda yürürken insan kalabalığı,
siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin
çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında
ilerlerken, Kızılderili, kulağına çırçır böceği
sesinin geldiğini söyleyerek çırçır böceği
aramaya baslar.Arkadaşları, bu kadar gürültünün
arasında bu sesi duyamayacağını,kendisinin öyle
zannettiğini söyleyip yollarına devam eder.
Aralarından bir tanesi inanmasa da,onunla aramaya
devam eder.Kızılderili , yolun karşı tarafına
doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder.Binaların
arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir
çırçır böceği bulurlar.

Arkadaşı, Kızılderili'ye: 'Senin insanüstü
güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?' diye sorar.
Kızılderili ise;bu sesi duymak için insanüstü
güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek,
arkadaşına kendisini takip etmesini söyler.
Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden
çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.
Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin
geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp
düşmediğini kontrol eder. Kızılderili,
arkadaşına dönerek:

'Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri
önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve
hissedersin.' der