<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697</id><updated>2011-12-09T21:07:59.585+02:00</updated><title type='text'>BiriktirmeKutusu</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>108</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-5289573732616164890</id><published>2011-12-08T19:47:00.003+02:00</published><updated>2011-12-08T19:55:24.976+02:00</updated><title type='text'>QQQ* YINE YENI YENIDEN</title><content type='html'>Baslangictaki ilk postamdan sonra buraya ekledigim, yani aslinda &lt;strong&gt;"Biriktirme Kutusu&lt;/strong&gt;"na koydugum, kaybolmasini istemedigim ve paylasmak istedigim guzellikteki her postaya numara vererek ilerledim.&lt;br /&gt;En sonuncu (106) iken aceleden XXX diye gecmisim.&lt;br /&gt;Bu da simdi "ara nagme" oldugu icin yine numarasiz:)))&lt;br /&gt;107 'de bulusana dek....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KB&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-5289573732616164890?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/5289573732616164890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=5289573732616164890&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5289573732616164890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5289573732616164890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2011/12/qqq-yine-yeni-yeniden.html' title='QQQ* YINE YENI YENIDEN'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-4052984666510521490</id><published>2010-09-20T20:21:00.002+03:00</published><updated>2010-09-20T20:26:14.848+03:00</updated><title type='text'>XXX- GDK -GENETIGI DEGISTIRILMIS KADINLAR</title><content type='html'>GDK Tanıma Rehberi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Restoranda, barda, kafede hesaba atlayan kadın.&lt;br /&gt;Annelerimiz duymasın!Barmenlerin ve garsonların adını bilen, âlemin kankası kesilen kadın.&lt;br /&gt;Eee… Bu kadar tek başına gezersen olacağı bu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sen üzülme ben çözerim&lt;br /&gt;Kafa dinlemek isteyen kadın! Hatta tek başına atlayıp tatile giden kadın. Onca derdine, can sıkıntısına rağmen ben annemin bir gün bile "Kafamı dinlemek istiyorum" çekip basıp gittiğini görmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Erkeğe cevap veren kadın!&lt;br /&gt;Annelerimiz öyle miydi? Susar, uygun bir zamanda arzularını dile getirirlerdi. Bizde nerdeee?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Âşık olma derdine düşmüş kadın.&lt;br /&gt;Hayırlı kısmet out, deli gibi âşık olmak için yanıp tutuşmak in hesabı. Mantıklı ilişki kuramaz GDK'lar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cesaret fazlasından kafayı sürekli duvara çakan kadın.&lt;br /&gt;Azla idare etmek yok öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kızlarla vakit geçirmeyi sevgiliye tercih eden kadın.&lt;br /&gt;Annelerimiz eşleri evdeyken sıkıysa sokağa çıksalardı. Pardooon!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* "50'den sonra İstanbul'u terk edeceğim, tarlaya gideceğim, nane maydanoz ekeceğim" tadında cümleler kuran kadın. Bu eskiden babalarımızın hayali değil miydi yahu?.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* "Sen üzülme sevgilim ben hallederim, çözerim" diyen kadın.&lt;br /&gt;Ee adamlara ne kaldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Restoranda, barda vs. tuvalete tek başına giden kadın, hatta hatta tuvalet kapısında erkek arkadaşının çıkmasını bekleyen kadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* "İşyerinde çok baskı var, bunaldım bu akşam arkadaşlarla bir iki kadeh bişey içip gelicem, eve geçerken seni ararım" buyurabilen kadın. Annem duymasın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Canı istemezse yemek pişirmeyen kadın…&lt;br /&gt;Alo yemek sepeti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* "Hele bir işlerim otursun beş sene sonra çocuk yaparım" diyebilen kadın.&lt;br /&gt;Günde beş vakit, toplantısı olan kadın, iş seyahatleri bitmek bilmeyen kadın. Annelerimizin olsa olsa beş çayları vardı ayol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Pantolonu eteğe tercih eden kadın.&lt;br /&gt;Rahatlık her şeyden önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Evlilikten korkuyorum...&lt;br /&gt;Evlenmek için erkeğin sevgisini, ilgilisini sınayan kadın.Evlenmeden önce aynı evde yaşayıp, durum değerlendirmesi yapmak isteyen kadın.&lt;br /&gt;* "Evlilikten korkuyorum" demekten çekinmeyen kadın. Beyaz gelinliğin fikrinin bile kâbus gibi geldiği kadın.&lt;br /&gt;* Evlenmek için ailesinden onay beklemeyen kadın. Hatta yurt dışında evlenip "Ben evlendiiiim" gülücükleriyle çıkagelen kadın.&lt;br /&gt;* Kimselere çaktırmadan "Ben boşandım" diyecek kadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bauhaus'taki matkap, çekiç, tornavidaların yerini ezbere bilen, İngiliz anahtarının yeni serisini takip eden kadın. Benim annem televizyonu açmayı beceremezdi yahu!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-4052984666510521490?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/4052984666510521490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=4052984666510521490&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4052984666510521490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4052984666510521490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2010/09/xxx-gdk-genetigi-degistirilmis-kadinlar.html' title='XXX- GDK -GENETIGI DEGISTIRILMIS KADINLAR'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-6894803558330631348</id><published>2009-10-17T11:55:00.000+03:00</published><updated>2009-10-17T11:57:07.786+03:00</updated><title type='text'>105 * TEVAZU ve INCELIK</title><content type='html'>Bir adam, kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu, o zamanlar aynı zamanda aşevi işlevi görmekte olan bir dergaha bağışlamak ister.      &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam Hacı Bektaş-ı Veli'nin dergâhına gider. Durumu Hacı Bektaş-ı Veli'ye anlatır ve o ' helal değildir' diyerek bu kurbanı geri çevirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise bu kurbanı kabul eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam aynı şeyi Hacı Bektaş-i Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana şöyle der:       - Biz bir karga isek Hacı Bektaş-ı Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.      &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhı'na gider ve ona, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş-ı Veli'ye sorar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da şöyle der:       - Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.      &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen insanlar olmamız dileğiyle .... Alıntıdır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-6894803558330631348?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/6894803558330631348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=6894803558330631348&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6894803558330631348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6894803558330631348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2009/10/105-tevazu-ve-incelik.html' title='105 * TEVAZU ve INCELIK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-1905090116010455136</id><published>2009-10-10T23:43:00.002+03:00</published><updated>2009-10-10T23:48:35.328+03:00</updated><title type='text'>104 * HAYATINIZ....</title><content type='html'>Zamanın birinde iki tane kız kardeş varmış, nasıl akıllılarmış anlatamam. Etrafındaki ve okuldaki tüm bilgi onlara yetmez olmuş. Bir gün anneleri onları dağdaki bilge adama götürmeye karar vermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızlar, bilge adamla karşılaşınca ona sorular sormaya başlamışlar. Bilge adam bütün soruları doğru cevaplamış: kızlar çok sevinmişler ve annelerinden eğitimleri için bir süreliğine izin isteyerek bilge adamınyanında kalmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sordukları soruların hepsinin cevabı doğruymuş. Bir süre çok mutlu olmuşlar: ama sonra sıkılmaya başlamışlar, "Bilgenin bilemeyeceği bir soru bulmamız lazım" diye düşünmüşler. &lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Kuguu Notu : kizlar neden bu kadar kötü ki???)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızlardan biri bir gün" Buldum! " diye sevinmiş."İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım "Avucumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü? " " Ölü" derse kelebeği bırakacağım. canlı derse avucumu hafifçe bastıracağım.&lt;br /&gt;Her ne derse cevabı bilemeyecek&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Kuguu Notu : kizlar neden illaki kötüler, bilemezse sevinecekler:(((anlamadim ama hikaye guzel )&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızlardan birisi kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış.(Şimdi lütfen siz de yapın. Avuçlarınız birbirine bakacak şekildeellerinizi birleştirin ve uzatın. Ben açın deyinceye kadar da açmayın).&lt;br /&gt;Ve sormuş:"Avucumun içinde bir kelebek var: canlı mı, ölü mü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilge adam cevap vermeden önce uzun süre kızın gözlerine bakmış, bakmış ve cevaplamış:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Senin ellerinde kızım. Senin ellerinde... ......"&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bakın hayatınıza ve mutluluğunuza..Nerede mi?Açın avucunuzu..Sizin ellerinizde: Tam avucunuzun içinde .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Portekiz atasözü der ki: “Yaşadıkça yaşlanmazsınız, yaşamadıkça yaşlanırsınız.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-1905090116010455136?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/1905090116010455136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=1905090116010455136&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/1905090116010455136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/1905090116010455136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2009/10/104-hayatiniz.html' title='104 * HAYATINIZ....'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-5393247061839997433</id><published>2009-06-12T11:54:00.001+03:00</published><updated>2009-06-12T11:54:53.037+03:00</updated><title type='text'>103 * FARKETMELİ INSAN</title><content type='html'>Farkında Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.Farkı Farketmeli, Farkettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen...&lt;br /&gt;Bir Damlacık Sudan Nasıl YaratıldığınıFarketmeli.Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden SığmadığınıVe En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda KalacağınıFarketmeli.Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi OlduğunuFarketmeli.Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı KapalıOlduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorumİşte!' Dercesine Apaçık KaldığınıFarketmeli.Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Farketmeli.Baskın YeteneğiniFarketmeli Sonra.Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,Nasıl Yaşarsa Öyle ÖleceğiniFarketmeli İnsan.Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli. Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte,Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek YediğiniFarketmeli.Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) OlduğunuFarketmeli.Ve Ona Göre Yaşamalı.Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanıbaşındaki GülüFark Etmeli.Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği HaldeÇocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın MantıksızlığınıFarketmeli.Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş GücünüFarketmeli.Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama ArkaSokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç OlduğunuFarketmeli.Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken EkmekKırıntılarını Yemekte GizlendiğiniFarketmeli.FARKETMELİ.&lt;br /&gt;Ömür Dediğin Üç Gündür,Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,&lt;br /&gt;O Da Bugündür.&lt;br /&gt;                       CAN YÜCEL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-5393247061839997433?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/5393247061839997433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=5393247061839997433&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5393247061839997433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5393247061839997433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2009/06/103-farketmeli-insan.html' title='103 * FARKETMELİ INSAN'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-3134254157131830776</id><published>2009-04-15T17:07:00.002+03:00</published><updated>2009-04-15T17:15:02.570+03:00</updated><title type='text'>102* HAYAT BİR ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALI?</title><content type='html'>Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı 'insan yetiştirmek' olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden 'neden ben değil de o?' demeden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu. Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplardan keyif almasını.Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı.Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona,sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla. Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar,bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret.Alın terine saygıyı öğret ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini&lt;br /&gt;öğret,başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı... Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret.Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı sorgulamayı öğret ona...Bilginin en büyük güç olduğunu öğret.Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını. Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'İstemiyorum','hayır' demeyi öğret ona, istediğinde ise 'istiyorum' demeyi.Sevdiğinde ise'seni seviyorum' diyebilmeyi öğret ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorgusuz sevmeyi... El yazısı ile notlar yazmayı... Lafı dolandırmamayı ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ama en çok da kendini sevmesini öğret... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini. ..Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini.. . Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını...Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Aylin Kotil, Cumhuriyet Gazetesi)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-3134254157131830776?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/3134254157131830776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=3134254157131830776&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/3134254157131830776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/3134254157131830776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2009/04/102-hayat-bir-cocuga-nasil-anlatilmali.html' title='102* HAYAT BİR ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALI?'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-779474880456882972</id><published>2009-02-09T22:50:00.001+02:00</published><updated>2009-02-09T22:54:24.520+02:00</updated><title type='text'>101 * KIVRAK ZEKA</title><content type='html'>DİPLOMASİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. !Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor. 'Şimdi başım dertte' diye düşünmüş minik köpek.Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne çevirerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; 'Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mi?'Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. 'Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım' diye düşünmüş leopar.Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış.Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna: 'Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım' demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.'Şimdi ne yapacağım' diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş.Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş;'Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarim saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diploması böyle bir şey iste:&lt;br /&gt;*Hızlı düşün,&lt;br /&gt;*Sakin ol,&lt;br /&gt;*Güçlü görün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-779474880456882972?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/779474880456882972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=779474880456882972&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/779474880456882972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/779474880456882972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2009/02/kivrak-zeka.html' title='101 * KIVRAK ZEKA'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-2073868942529944776</id><published>2008-10-23T17:36:00.001+03:00</published><updated>2008-10-23T17:37:53.020+03:00</updated><title type='text'>****100 **** HAYATIN ANLAMI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Eski zamanlarin birinde bir adam hayatin anlaminin ne olduguna takmiskafayi..Buldugu hiçbir cevap ona yeterli gelmemis ve baskalarina sormaya kararvermis..Ama aldigi cevaplarda ona yetmemis.Fakat mutlaka bir cevabi olmalidiyormus..Ve dolasip herkese bunu sormaya karar vermis..Köy,kasaba,ülke dolasmis bu arada zamanda durmuyor tabiki ...Tam umudunu yitirmisken bir köyde konustugu insanlar ona-Su karsi ki daglari görüyormusun,orada yasli bir bilge yasar istersen onagit belki o sana aradigin cevabi verebilir. " demisler.Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yasadigi eve ulasmis adam. Kapidaniçeri girmis ve bilgeye Hayatin anlaminin ne oldugunu somus ..Bilge sana bunun cevabini söylerim ama önce bir sinavdan geçmen gerekiyordemis ...Adam kabul etmis..Bilge bir çay kasigi vermis adamin eline ve içinede silme bir sekildezeytinyag doldurmus.Simdi çik ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel ...Yalniz dikkat et kasiktaki zeytinyag eksilmesin eger bir damla eksilirsekaybedersin..Adam gözü çay kasiginda bahçeyi turlayip gelmis.Bilge bakmisevet demis kasikta yag eksilmemis,peki bahçe nasil di(!)Adam saskin..Ama demis ben kasiktan baska bir yere bakmadim ki ....Simdi tekrar bahçeyi dolasiyorsun kasik yine elinde olacak ama bahçeyiinceleyip gel ,demis Bilge...Adam tekrar bahçeye çikmis gördügü güzellikler büyülemis muhtesem birbahçedeymis çünkü ...Geri geldiginde bilge ,adama bahçe nasildi diye sormus ...Adam gördügü güzellikler karsisinda büyülendigini anlatmis..Bilge gülümsemis ,ama kasikta hiç yag kalmamis demis ve eklemis"--Hayat senin bakisinla anlam kazanir ya sadece bir noktayi görürsünhayatin akip gider sen farkina varmazsin..Yada görebilecegin tümgüzelliklerin tam ortasinda hayati yasarsin akip giden zamanin anlamkazanir"Hayatinin anlami senin bakislarinda gizli&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-2073868942529944776?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/2073868942529944776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=2073868942529944776&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2073868942529944776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2073868942529944776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/10/hayatin-anlami.html' title='****100 **** HAYATIN ANLAMI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-1545380514106659101</id><published>2008-10-21T18:15:00.001+03:00</published><updated>2008-10-21T18:15:46.244+03:00</updated><title type='text'>99 * DOGUM &amp; OLUM</title><content type='html'>ÖLÜNCE ÖLMÜŞ MÜ OLACAĞIZ???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&gt; NEFİS BİR YAZI ...YİNE CAN DÜNDAR'DAN!!!!!!!!&gt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlıktaymışlar.&gt; İki embriyo, bir ana  rahminde...&gt; Her şeyden habersiz bekleşiyorlarmış, sudan bir beşiğin içinde...&gt; Sarılıp birbirlerine, karanlıkta uyumuşlar öylece...&gt; Haftalar geçmiş, ikizler gelişmiş.&gt; Elleri, ayakları belirginleşmiş.&gt; Gözleri çıktıkça meydana,&gt; İkisi de çevrede olup biteni fark etmiş...&gt; Ne rahat, ne güvenli bir dünyaymış bu...&gt; Sıcak, ıslak, sevgi dolu...&gt; 'Öyle güzel bir dünyada yaşıyoruz ki' demişler, '...bize ne mutlu...'&gt; Gel zaman git zaman, çevreyi keşfe girişmişler.&gt; Bu karanlık dünyayı ve hayatın kaynağını deşmişler.&gt; Onları besleyip büyüten kordonu fark edince&gt; O kordonla kendilerini var eden Anne'lerine şükretmişler.&gt; Sonra başlamış bir varoluş tartışması:! &gt; 'Buraya nereden geldik, biz nasıl olduk' diye sormuş ikizler...&gt; 'Annemiz' demiş biri, 'O bizi var etti, bize can verdi.'&gt; 'Ne biliyorsun' diye itiraz etmiş öteki, 'Sen hiç Anneni görmedin&gt; ki...':&gt; 'Belki de o sadece zihnimizdedir. Anne inancı bizi rahatlattığı için&gt; uydurduğumuz bir şeydir.'&gt; Süredursun ana rahmindeki tartışma, ikizler büyüyüp gelişmişler.&gt; Rahme sığmaz olup tekmeleşmişler.&gt; Artık parmakları ve kulakları varmış kerataların...&gt; Büyüdükçe anlamışlar ki, yolun sonu yakın...&gt; Gün gelecek, bu güzelim hayat bitecek;&gt; Karanlık bir yolculuk, onları bir başka diyara çekecek.&gt; '- Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz' diye fısıldamış&gt; ikizlerden  biri efkarla...&gt; '- Ben gitmek istemiyorum' diye diretmiş öteki; 'doyamadım ki daha&gt; hayata...'&gt; '- Ama mukadderat alnına yazılandır; dua et, belki doğumdan&gt; sonra  hayat  vardır.'&gt; Sormuş karamsar olan:&gt; '- Bir gün bize hayat veren kordo n kesilecek. Ondan sonra&gt; başımıza neler gelecek?'&gt; Şiirle cevaplamış iyim ser olan:&gt; 'Birçok giden/ memnun ki yerinden/ çok seneler geçti/ dönen yok&gt; seferinden...'&gt; Ve günlerden bir gün, yer sarsılmış, duvarlar kasılmış.&gt; Dayanılmaz sancılarla ikizler beklenen günün geldiğini anlamış.&gt; Buruşuk kollarıyla birbirlerine son kez sarılıp vedalaşmışlar.&gt; Ve 'ömrümüz bitti' diye çığlık çığlığa ağlaşmışlar.&gt; Azrail sandıkları bir el kesmiş onları hayata bağlayan kordonu,&gt; Ağlaya ağlaya karanlık bir koridordan öbür hayata çıkmışlar.&gt;&gt;&gt; Bu bir CAN DUNDAR Yazısıdır,&gt;&gt; hayatı sadece dünyadan ibaret sananlar&gt; gibi, yaşamlarının sadece ana rahminde olduğunu ve doğunca öleceklerini&gt; sanıyorlar..&gt;&gt; Kimbilir belkide bizde&gt; yanılıyoruz onlar gibi..&gt; Ölünce ölmüş değil,&gt; belkide doğmuş olacaz..&gt; Nerden bilebiliriz ki!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-1545380514106659101?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/1545380514106659101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=1545380514106659101&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/1545380514106659101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/1545380514106659101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/10/99-dogum-olum.html' title='99 * DOGUM &amp; OLUM'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-8269614627432988538</id><published>2008-09-25T16:39:00.000+03:00</published><updated>2008-09-25T16:40:36.766+03:00</updated><title type='text'>98 * HIRS !</title><content type='html'>Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistancevizinin altına ince bir oyuk açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu oyuk sadece maymunun elinin açıkken girebileceği kadar büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu oyuktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz.&lt;br /&gt;       Aslında bu maymunu, tutsak eden hiçbirşey yoktur. Onu sadece onun kendi bağımlılığının gücü tutsak etmi~ştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.        Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken, elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır.&lt;br /&gt;Joseph Golstein&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-8269614627432988538?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/8269614627432988538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=8269614627432988538&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8269614627432988538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8269614627432988538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/09/98-hirs.html' title='98 * HIRS !'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-4300963258818831756</id><published>2008-05-29T15:10:00.000+03:00</published><updated>2008-05-29T15:12:33.616+03:00</updated><title type='text'>97 * DUVARCI USTASI:)))</title><content type='html'>Bu olay gerçek hayatta olmuş ve basına yansımış bir olaydır. Yanılmıyorsam 1990 senesinde Milliyet gazetesindeki bir kösede okumustum, cok gulmustum. Simdi  email ile yine gelince dayanamdm buraya aldm.&lt;br /&gt;KB            &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükşehir Belediyesi Kuruluşlarından KİPTAŞ'ın Genel Müdür   Yardımcısı Emin Batur'a, şantiyelerden birinde meydana gelen bir&lt;br /&gt;kaza sonunda kazaya maruz kalan duvarcı ustasının yazdığı tutanak:  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli  görmeyerek, ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama  neden olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Bildiğiniz gibi ben bir duvarcı ustasıyım.   İnşaatın 6. katındaki isimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı, yaklaşık 250 kg. kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu. Aşağıya indim bir varil buldum, ona sağlam bir ip  bağladım, 6. kata çıktım ipi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya salladım.  Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili 6 kata çıkardım. İpin ucunu  sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden  kendimi havada buldum. Nasıl bulmayayım ben yaklaşık 70&lt;br /&gt;kiloyum. 250kg lik varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve şaşkınlıktan  ipi bırakmayı akil edemedim. Yolun yarısında Dolu varille&lt;br /&gt;çarpıştık. Sağ  iki kaburgamın burada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca 2 parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı. Parmaklarımda bu sırada&lt;br /&gt;kirildi. Bu esnada  yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil  hafifleyince bu sefer ben aşağıya inmeye varil yukarı çıkmaya&lt;br /&gt;başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemği de bu  sırada kirildi. Can havli ile ipi bırakmayı akil ettim.&lt;br /&gt;Başımı yukarı kaldırdığımda bos varilin süratle üzerime geldiğini gördüm. Kafatasımın da  böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede&lt;br /&gt;açtım.Cenabı  Hak'tan tüm kullarını böyle görünmez kazalardan korumasını diler, hürmetle  ellerinizden öperim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-4300963258818831756?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/4300963258818831756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=4300963258818831756&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4300963258818831756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4300963258818831756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/05/97-duvarci-ustasi.html' title='97 * DUVARCI USTASI:)))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-2816744818401586140</id><published>2008-05-29T15:08:00.000+03:00</published><updated>2008-05-29T15:09:09.930+03:00</updated><title type='text'>96 * IKI SEY</title><content type='html'>İKİ ŞEY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey 'Kalitesiz İnsan'ın özelliğidir&lt;br /&gt;1- Şikayetçilik&lt;br /&gt;2- Dedikodu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer&lt;br /&gt;1- Bakış açısını değiştirmek&lt;br /&gt;2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey yanlış yapmayı engeller&lt;br /&gt;1- Şahıs ve olayları akıl süzgecinden geçirmek&lt;br /&gt;2- Hak yememek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey kişiyi gözden düşürür&lt;br /&gt;1- Demagoji (Laf kalabalığı)&lt;br /&gt;2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey insanı 'Nitelikli İnsan' yapar&lt;br /&gt;1- İradeye hakim olmak&lt;br /&gt;2- Uyumlu olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey 'Ekstra Değer' katar&lt;br /&gt;1- Hitabet ve diksiyonu iyi olmak&lt;br /&gt;2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey geri bırakır&lt;br /&gt;1- Kararsızlık&lt;br /&gt;2- Cesaretsizlik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey kaşif yapar&lt;br /&gt;1- Nitelikli çevre&lt;br /&gt;2- Biraz delilik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey başarının sırrıdır&lt;br /&gt;1- Ustalardan ustalığı öğrenmek&lt;br /&gt;2- Kendini güncellemek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır&lt;br /&gt;1- Niyetin iyi olması&lt;br /&gt;2- Ruhsal farkındalık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey milyonlarca insandan ayırır&lt;br /&gt;1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak&lt;br /&gt;2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla&lt;br /&gt;yaklaşabilmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey gelişmeyi engeller&lt;br /&gt;1- Aşırılık (mübalağa, abartı vs)&lt;br /&gt;2- Felakete odaklanmış olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey çözüm getirir&lt;br /&gt;1- gülümseme&lt;br /&gt;2- susmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:&lt;br /&gt;1- Anne&lt;br /&gt;2- Baba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey geri alınmaz&lt;br /&gt;1- Geçen zaman&lt;br /&gt;2- Söylenen söz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey ulaşmaya değerdir&lt;br /&gt;1- Sevgi&lt;br /&gt;2- Bilgi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şey 'hayatta önemli olan her şey' içindir&lt;br /&gt;1- Nefes alabilmek&lt;br /&gt;2- Nefes verebilmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(yazarı bilinmiyor)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-2816744818401586140?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/2816744818401586140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=2816744818401586140&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2816744818401586140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2816744818401586140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/05/96-iki-sey.html' title='96 * IKI SEY'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-8522976868805830221</id><published>2008-05-28T13:38:00.000+03:00</published><updated>2008-05-28T13:39:33.069+03:00</updated><title type='text'>95 * KADIN OLMAK</title><content type='html'>Can DÜNDAR 'Kadın Olmak' &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın Olmak!... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın çocuktur aslında… Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak sevmeli erkek kadını… Ama hiç bir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz; ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın güçlüdür aslında... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın sevgidir aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever; ama, tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer alamazsınız. Her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette Bunun tek nedeni ise engelleyemedikleri 'acımak' duygusudur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın yalnızdır aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız, onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın çılgındır aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Üreticiliğinin sınırı yoktur ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz üreticiliğini. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;............bir kadını ağlatırken çok dikkat edin..!!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;....... çünkü Allah gözyaşlarını sayar.....!!!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kadın;erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı..!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle olsaydı ezilirdi......!!! üstün olsun diye başından da yaratılmadı......!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMA GÖĞSÜNDEN YARATILDI...... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşit olsun diye...... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kolun biraz altında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korunsun diye...!!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KALP HİZASINDA SEVİLSİN DİYE!!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can DÜNDAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-8522976868805830221?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/8522976868805830221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=8522976868805830221&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8522976868805830221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8522976868805830221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/05/95-kadin-olmak.html' title='95 * KADIN OLMAK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-8400352152538803302</id><published>2008-05-28T12:14:00.000+03:00</published><updated>2008-05-28T12:22:53.332+03:00</updated><title type='text'>94 * ALLAH BUYUK</title><content type='html'>Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir.&lt;br /&gt;Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir.&lt;br /&gt;Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir.. .&lt;br /&gt;Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.&lt;br /&gt;- Vur usturayı berber efendi, der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takipetmektedir. &lt;br /&gt;Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.&lt;br /&gt;Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:&lt;br /&gt;- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.&lt;br /&gt;Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.&lt;br /&gt;Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur.Ses çıkaramaz.&lt;br /&gt;Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. &lt;br /&gt;Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:&lt;br /&gt;'Kabak aşağı, kabak yukarı.'&lt;br /&gt;Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki,&lt;br /&gt;gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.&lt;br /&gt;Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:&lt;br /&gt;- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?&lt;br /&gt;Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:&lt;br /&gt;- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikâye böyle...&lt;br /&gt;Ama hayat da böyle...&lt;br /&gt;Ensemize, kafamıza vurup vurup dalga geçen sahte kabadayıların, kabağın da bir sahibi olduğunu, bu sahibin de en affetmeyeceği şeyin kibir ve kul hakkı yemek olduğunu unutulmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ömrün/müz güzel olsun....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-8400352152538803302?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/8400352152538803302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=8400352152538803302&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8400352152538803302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8400352152538803302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/05/94-allah-buyuk.html' title='94 * ALLAH BUYUK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-3780086401385897844</id><published>2008-05-13T20:30:00.001+03:00</published><updated>2008-05-13T20:30:38.259+03:00</updated><title type='text'>93 * SATRANC, TAVLA ve HAYAT</title><content type='html'>Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranc oyununu yaninda bir mektup ile hediye olarak Pers İmparatoruna gondermistir. Mektubunda oyunla ilgili hic bir aciklama yapmazken soyle bir mesaj yazmistir;&lt;br /&gt;"Kim daha cok dusunuyor , Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. Iste hayat budur..."&lt;br /&gt;Pers Imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesaji paylasarak, ondan oyunu cozmesi ve kendisinin de karsilik olarak Hint Imparatoruna hediye edilmek uzere baska bir oyun icat etmesini ister.&lt;br /&gt;Vezir haftalarca calistiktan sonra gonderilen satrancin her tas hareketini ve oyunu cozer daha sonra da on gunde tavlayi icad eder ve imparatora sunar.&lt;br /&gt;Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once tasarlanan tavla oyunu; dunyanin en populer oyunlarindan biridir.&lt;br /&gt;Zaman kavramindan alinan ilhamla tasarlanan oyunun zamana boylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birligi olarak tavla bir tanedir. 4 kosesi 4 mevsimi, tavlanin icindeki karsilikli 6'sar hane 12 ayi, pullarin toplami ayin 30 gununu, siyah-beyaz pullar gece ve gunduzu, karsilikli 12'ser hane gunun 24 saatini simgeler ..&lt;br /&gt;Hint Imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir mesaj hazirlanir :&lt;br /&gt;"Evet, Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. AMA BIRAZ DA SANS GEREKİR.&lt;br /&gt;Iste hayat budur..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-3780086401385897844?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/3780086401385897844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=3780086401385897844&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/3780086401385897844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/3780086401385897844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/05/93-satranc-tavla-ve-hayat.html' title='93 * SATRANC, TAVLA ve HAYAT'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-8994226502933465130</id><published>2008-05-13T11:19:00.000+03:00</published><updated>2008-05-13T11:20:24.098+03:00</updated><title type='text'>92 * ARKADASLIK</title><content type='html'>Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye siperden çıkaramayacağı gibi bir ateş altındaydılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asker teğmenine koştu hemen:&lt;br /&gt;- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?&lt;br /&gt;'Delirdin mi?' der gibi baktı teğmen...&lt;br /&gt;— Gitmeye değmez oğlum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama asker o kadar ısrar etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Peki, dene bakalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri, arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtlandığı gibi taşıdı. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yıkılmış askere döndü:·- Sana hayatını tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim? Bu zaten ölmüş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— Değdi Komutanım, değdi! dedi asker.&lt;br /&gt;— Nasıl değdi, arka daşın zaten ölmüş, görmüyor musun?&lt;br /&gt;— Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için...&lt;br /&gt;Ve, hıçkırarak, arkadaşının son sözlerini tekrarladı:&lt;br /&gt;'Geleceğini biliyordum!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GELECEĞİNİ BİLİYORDUM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbimizde 'arkadaşlık' denilen bir mucize var. Nasıl olduğunu, nasıl başladığını bilemezsiniz. Ama bunun özel bir armağan olduğunu, Allah'ın bir lütfu olduğunu bilirsiniz.&lt;br /&gt;Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir. Yüzünüzü güldürüp, başarmanız için cesaret verirler.&lt;br /&gt;Sizi dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-8994226502933465130?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/8994226502933465130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=8994226502933465130&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8994226502933465130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8994226502933465130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/05/92-arkadaslik.html' title='92 * ARKADASLIK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-6520448179894335648</id><published>2008-04-30T12:11:00.000+03:00</published><updated>2008-04-30T12:13:14.846+03:00</updated><title type='text'>91 * EVLILIK - Can Dundar</title><content type='html'>EVLİLER OKUYUN... BEKÂRLAR DERS ALIN... )) (Can Dündar yine üstatlığını konuşturmuş...)   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da... Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor. &lt;br /&gt;Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar?&lt;br /&gt;Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...&lt;br /&gt;Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına 'hot' dediğinde oturmalı kadın... Yâda yumuşatıyorlar;&lt;br /&gt;-Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük olmalıymış yaşı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EŞİM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldı 17 senede, ne de benden önce çöktü... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-'Ooo Can bey kapmışınız çıtı rı' esprilerine muhatap dahi oldum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EŞİM 3 ÜNİVERSİTE BİTİRDİ; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım... Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu unutmadık biz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben konuşurken o dinledi, ben dinlerken o konuştu 17 sen e. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem...' dedik,&lt;br /&gt;Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de dedik fikrimizi savunurken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç içi n savaşan neferlerdik bu hayatta... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiği kadar aldık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan karşı cins diye sorgulamadık da ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven'... Ve güvenin ardına saklanmış bir 'saygı' vardı daima...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yaşayacaktık... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında yattım bi gece, misafir odasında... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece yarısı kapı aç ıldı esim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının eşiğinden, 'uyuyorum' dedim buz gibi bi sesle... Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elinde yastıkla... 'kay yana' dedi daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?' dediğimde 'benim yerim senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim' dedi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine kadar sürecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bence doğrusu da bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamız hariç. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41 inci çift ol acaktık o listede...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu oynanan... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun bence...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne de bizim sözlerimizle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece gönlünüzden geçtiğince... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır. Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insan a... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CAN DÜNDAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat kısa gelen bir battaniye gibidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağı çekersin omuzların titrer. Ama yine de, neşeli insanlar dizlerini karınlarına çeker, rahat bir uyku uyumayı başarır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-6520448179894335648?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/6520448179894335648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=6520448179894335648&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6520448179894335648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6520448179894335648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/04/91-evlilik-can-dundar.html' title='91 * EVLILIK - Can Dundar'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-5460876835132351000</id><published>2008-04-22T12:25:00.000+03:00</published><updated>2008-04-22T12:27:09.646+03:00</updated><title type='text'>90 * EVLILIK VE SEVMEK</title><content type='html'>- Ekmek parası mı istiyorsun? diye sordu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; - Hayır çikolata parası lazım!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata götürmek istiyorum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü. Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu. Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. 'Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu' diye düşündü. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım. Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım. Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Oturun biraz dertleşelim bari, dedi. Adam çekingen çekingen oturdu yanına.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Yok mu eşin dostun, borç alacak akraban?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en&lt;br /&gt; fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Ben de altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim.. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Sizin mutluluğunuzun sırrı bu mu ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Küçük kızı severek.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Nasıl yani ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz  küçük kızlar. Öyle değil mi? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır 'babacığım beni ne kadar seviyorsun?' diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda 'Baba güzel olmuş muyum?' diye sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. ' Harikasın prenses gibi olmuşsun' demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona 'bebeğim' diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. 'Bebeğim bana bir çay yapar mısın?' dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Hiç kavga etmezmisiniz siz?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum. Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. *Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz.* *Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir.* Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu. Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu. Adam ayağa kalktı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Sizi tanıdığıma çok memnun oldum. Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi. 'Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım,' dedi. Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla, bin bir teşekkür ederek evinin yolunu tuttu. Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı. Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı, sonra eşinin önüne koydu. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi. İnci hiç konuşmadı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Sorsana 'niye' diye. İnci kızgın kızgın:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Niye? Diye sordu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim birşeydi. 'bak senin sevdiğin meyveleri aldım' Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü alamazsın. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Özür dilerim seni kırdığım için. Sonra Bülent yere diz çöktü.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu. İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; - Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin, dedi. Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-5460876835132351000?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/5460876835132351000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=5460876835132351000&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5460876835132351000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5460876835132351000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/04/90-evlilik-ve-sevmek.html' title='90 * EVLILIK VE SEVMEK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-2016139918513147582</id><published>2008-01-19T11:36:00.000+02:00</published><updated>2008-01-19T11:42:02.882+02:00</updated><title type='text'>89 * HAYAT GRAFIGI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_OUk9LCkNeuk/R5HE1UaJxYI/AAAAAAAAAF0/wqWj0vWcvYA/s1600-h/HAYATGRAFIGI.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_OUk9LCkNeuk/R5HE1UaJxYI/AAAAAAAAAF0/wqWj0vWcvYA/s400/HAYATGRAFIGI.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157119468606440834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-2016139918513147582?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/2016139918513147582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=2016139918513147582&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2016139918513147582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2016139918513147582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/01/89-hayat-grafigi.html' title='89 * HAYAT GRAFIGI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OUk9LCkNeuk/R5HE1UaJxYI/AAAAAAAAAF0/wqWj0vWcvYA/s72-c/HAYATGRAFIGI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-2546748582200697626</id><published>2008-01-19T11:30:00.000+02:00</published><updated>2008-01-19T11:31:29.696+02:00</updated><title type='text'>88 * KUSUR ve KUSURSUZ</title><content type='html'>KUSURSUZ OLMAK   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki  ucuna astığı &lt;br /&gt;testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden&lt;br /&gt;birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve &lt;br /&gt;çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun &lt;br /&gt;tümünü taşır, ulaştırırmış eve..Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden &lt;br /&gt;çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki  sene her gün bu &lt;br /&gt;şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında &lt;br /&gt;sadece 1,5 testi su kalırmış...Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini &lt;br /&gt;mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı  çatlak olan &lt;br /&gt;kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece  yarısını eve &lt;br /&gt;ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın  sonunda bir gün, &lt;br /&gt;görevini yapamadığını düşünen çatlak  testi,ırmak kenarında adama şöyle &lt;br /&gt;demiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar &lt;br /&gt;akıp gidiyor.." Adam gülümseyerek dönmüş testiye; "Göremedin  mi? Yolun &lt;br /&gt;senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. &lt;br /&gt;Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.Çünkü ben başından beri  senin &lt;br /&gt;kusurunu, çatlaklığını biliyordum..Senin tarafına çiçek tohumları ektim.. Ve &lt;br /&gt;hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın.. 2 senedir o güzel &lt;br /&gt;çiçekleri  toplayıp,masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın &lt;br /&gt;olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has  kusurları &lt;br /&gt;vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı &lt;br /&gt;ilginç yapan,mükafatlandıran, renklendiren..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.. Onlardadaki  kusurları &lt;br /&gt;değil, içlerindeki güzellikleri görün...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-2546748582200697626?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/2546748582200697626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=2546748582200697626&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2546748582200697626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2546748582200697626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/01/88-kusur-ve-kusursuz.html' title='88 * KUSUR ve KUSURSUZ'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-9072587659439708793</id><published>2008-01-19T11:27:00.000+02:00</published><updated>2008-01-19T11:30:19.591+02:00</updated><title type='text'>87 * HAYATTA ...</title><content type='html'>Bir gün New-York'ta bir grup is arkadaşı, &lt;br /&gt;yemek molasında dışarıya çıkar.Gruptan biri, &lt;br /&gt;Kızılderili'dir. Yolda yürürken insan kalabalığı,&lt;br /&gt;siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin &lt;br /&gt;çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında &lt;br /&gt;ilerlerken, Kızılderili, kulağına çırçır böceği&lt;br /&gt;sesinin geldiğini söyleyerek çırçır böceği &lt;br /&gt;aramaya baslar.Arkadaşları, bu kadar gürültünün &lt;br /&gt;arasında bu sesi duyamayacağını,kendisinin öyle &lt;br /&gt;zannettiğini söyleyip yollarına devam eder.&lt;br /&gt;Aralarından bir tanesi inanmasa da,onunla aramaya &lt;br /&gt;devam eder.Kızılderili , yolun karşı tarafına &lt;br /&gt;doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder.Binaların &lt;br /&gt;arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir&lt;br /&gt;çırçır böceği bulurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşı, Kızılderili'ye: 'Senin insanüstü &lt;br /&gt;güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?' diye sorar. &lt;br /&gt;Kızılderili ise;bu sesi duymak için insanüstü &lt;br /&gt;güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek,&lt;br /&gt;arkadaşına kendisini takip etmesini söyler. &lt;br /&gt;Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden &lt;br /&gt;çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.&lt;br /&gt;Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin &lt;br /&gt;geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp &lt;br /&gt;düşmediğini kontrol eder. Kızılderili,&lt;br /&gt;arkadaşına dönerek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri &lt;br /&gt;önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve &lt;br /&gt;hissedersin.' der&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-9072587659439708793?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/9072587659439708793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=9072587659439708793&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/9072587659439708793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/9072587659439708793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2008/01/hayatta.html' title='87 * HAYATTA ...'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-4810637207338635901</id><published>2007-09-21T17:55:00.000+03:00</published><updated>2007-09-21T17:57:34.100+03:00</updated><title type='text'>BIR MINIK GUZEL OYKU</title><content type='html'>Ahhh ne kadar eski ama sevdigim bir oykudur bu, az once postakutumda yeniden yeni birinden bulunca.... hemen buraya aldim tabi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almadan olmaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalim sizlerde begenecek misiniz????&lt;br /&gt;Kuguu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Oyku&lt;br /&gt;  Şehirlerarası bir otobüs yolculuğunda tanımıştım, Artin ustayı. Hayli &lt;br /&gt;  yaşlı olmasına karşın enerjik ve dinç görünüyordu. Yolculukta laf&lt;br /&gt;  lafı açmış, Artin usta  Kapalıçarşıda kuyumculuk yaptığından söz&lt;br /&gt;  etmişti. Dede ve baba mesleği olan kuyumculuğu devredecek kimse&lt;br /&gt;  bulamadığından yakınmıştı. Söylediğine  göre kapalıçarşıda altın &lt;br /&gt;  üzerine mine işleyebilen ustalardan tek  kendi kalmıştı. Gün olur&lt;br /&gt;  işim düşer diye kartvizitini almıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bir süre sonra eşimin altın bileziğinin tamirini bahane ederek&lt;br /&gt;  uğradım Artin ustaya. Kapalıçarşının derinlerinde iç içe iki odadan &lt;br /&gt;  oluşan kuyumcu dükkanında  çalışıyordu. Küçük hayvan figürlerinin&lt;br /&gt;  üzerine renkli mineler döküp hayat veriyordu,  altına. Beni görünce&lt;br /&gt;  tanımakta zorlanmadı, çay söyledi. Eşimin kırık  bileziği için&lt;br /&gt;  geldiğimden söz ettim. Bileziği alıp çalışma masasına koydu. Yaptığı &lt;br /&gt;  mineli ürünleri gösterip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Artık pek alıcısı kalmadı bunların. Talep de yok. Varsa yoksa&lt;br /&gt;  fantezi altın.&lt;br /&gt;  -  Ne özelliği var bu minelerin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Üzeri yeşil kırmızı mine ile kaplı altın fil figürünü eline alıp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Eskiden yeni doğan çocuklara takılırdı, bunlar. Fil gibi uzun&lt;br /&gt;  ömürlü, güçlü veya kuş gibi özgür, yunus balığı gibi sevecen olsun&lt;br /&gt;  diye dilek dilenirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Nasıl oldu da unuttuk bunları?&lt;br /&gt;  -  Aslında unutmadık, yine yeni doğanlara altın takılıyor ama millet &lt;br /&gt;  geçim derdine düştü. Doğum yapan ailenin paraya ihtiyacı olduğunu&lt;br /&gt;  düşünüp cumhuriyet altını takıyorlar. Bizim mineli ürünlere talep&lt;br /&gt;  kalmadı artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Daha sonra altının elementlerin en asili  ve safı olduğundan, &lt;br /&gt;  oksitlenip kararmadığından, üzerine bir şey giydirmenin kolay&lt;br /&gt;  olmadığından söz etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Altın, asildir. Aristokrattır. Her şeyi kabul etmez, üzerine. Bir&lt;br /&gt;  tek mineyi tutar, üstünde. Mine de bilir kimi süslediğini, &lt;br /&gt;  mütevazıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Mine ustası da kalmadı artık demiştin.&lt;br /&gt;  -  Evet kalmadı. Minecilik de bu çarşıda benimle son bulacak gibi&lt;br /&gt;  görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Çocuklarını sordum. Bir oğlu ve bir kızı olduğunu, üniversite bitirip &lt;br /&gt;  yurtdışına gittiklerinden, daha da geri dönmediklerinden söz etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Neden tutamadın çocuklarını buralarda?&lt;br /&gt;  -  Bir özgürlüktür tutturdular. Özgür olmak, özgür yaşamak, mutluluğu&lt;br /&gt;  özgürlükte aramak için başka ülkelere gittiler. &lt;br /&gt;  -  Bulabildiler mi, aradıklarını?&lt;br /&gt;  -  Bilmem, bence hala arıyorlar. Onlara önce kendimi sonra ağaçları&lt;br /&gt;  örnek gösterdim. "Ağaçlar özgür değildir ama mutsuz ağaç da yoktur,&lt;br /&gt;  mutluluğu kendinizde  arayın" dedim ama dinletemedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Şimdi neredeler?&lt;br /&gt;  -  Amerika'da yaşıyorlar ve galiba hala arıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu arada ikinci çaylar gelmişti. Artin ustanın da konuşup dertleşesi&lt;br /&gt;  varmış anlaşılan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  "Ama çocukların hepsi okumuş üniversite bitirip kendilerine &lt;br /&gt;  Amerika'da yer edinmişler. Yani hepsi adam olmuş işte. Bence üzülmene&lt;br /&gt;  gerek yok" diyecek  oldum. Yüzünü ekşitti;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Bizimkiler adam oldular, çiçek olup açtılar ama "akşam sefasına"&lt;br /&gt;  benzediler.&lt;br /&gt;  -  Ne özelliği var akşam sefasının?&lt;br /&gt;  -  Bilirsin, akşam sefası gündüz kapalı durur gece olunca açar.&lt;br /&gt;  Kimseye göstermez güzelliğini. Dahası arılar ve böcekler gece&lt;br /&gt;  yuvalarına çekildiği için onlara da tattırmaz özünü, balını. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Eeee..&lt;br /&gt;  -  Yani bizimkiler iyi eğitildi, iyi okudular da kendilerinden başka&lt;br /&gt;  kimseye faydaları yok. Bırak doğduğu toprağı, yaşadıkları topluma&lt;br /&gt;  bile faydaları yok.  Hatta, böyle bir kaygıları da yok. Dedim ya, &lt;br /&gt;  akşam sefasına benzediler işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bir süre sustu. Eşimin bileziğinin kırık yeri ile ilgileniyormuş gibi&lt;br /&gt;  yaptı. Gözlerini benden kaçırarak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Rahmetli eşim de çocuklar uzakta diye üzülür "çocukların sırtını &lt;br /&gt;  kaşımak gerekirdi, zamanında biz bunların sırtını yeterince&lt;br /&gt;  kaşımadık" diye söylenir dururdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Nasıl yani?&lt;br /&gt;  -  Bilirsin sırtın kaşındığında kaşıttıracak birini bulana kadar ne&lt;br /&gt;  yapsan nafiledir. Yani sırtını kaşıttıracak kadar samimi olduğu &lt;br /&gt;  birilerine her zaman  muhtaçtır,  insanoğlu. Günümüz insanı&lt;br /&gt;  bencilleşti sanki. Birilerine muhtaç olmaktansa sırt  kaşıntısına&lt;br /&gt;  katlanmayı, unutmayı tercih ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  -  Eeee.&lt;br /&gt;  -  Sırtını kaşıttıracak samimiyette birileri yoksa çevrende, dahası &lt;br /&gt;  sırtın kaşınmayı bile unuttuysa sen de özgür olmak için yalnızlığı&lt;br /&gt;  seçenlerden, akşam  sefasına benzeyenlerdensin, bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bileziği tamir için bıraktım. Çay için teşekkür edip izin istedim,&lt;br /&gt;  Artin Ustadan. Kapalıçarşı her günkü kalabalığı ve keşmekeşi ile &lt;br /&gt;  akıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yürüdükçe sırtım kaşınmaya başlamıştı ve sırtımın kaşındığını&lt;br /&gt;  hissetmek hiç bu kadar mutluluk vermemişti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-4810637207338635901?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/4810637207338635901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=4810637207338635901&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4810637207338635901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4810637207338635901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/09/bir-minik-guzel-oyku.html' title='BIR MINIK GUZEL OYKU'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-60849290846218710</id><published>2007-09-04T20:11:00.000+03:00</published><updated>2007-09-04T20:13:00.687+03:00</updated><title type='text'>YASAMDAN</title><content type='html'>(Bu mini hikayeyi ABI'nin blogundan aldim.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cherokee kabilesinin yaşlılarından biri torunlarına eğitim veriyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlara dedi ki: &lt;br /&gt;“İçimde bir savaş var. Korkunç bir savaş. İki kurt arasında...&lt;br /&gt;Bu kurtlardan birisi; korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü, pişmanlığı, açgözlülüğü, kibiri, kendine acımayı, suçluluğu, küskünlüğü, aşağılık duygusunu, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil ediyor. &lt;br /&gt;Diğeri ise; zevki, huzuru, sevgiyi, umudu paylaşmayı, cömertliği, dinginliği, alçakgönüllülüğü, nezaketi, yardımseverliliği, dostluğu, anlayışı, merhameti ve inancı temsil ediyor. &lt;br /&gt;Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer tüm insanların içinde.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar anlatılanları anlamak için bir kaç dakika düşündüler. &lt;br /&gt;Sonra içlerinden biri büyükbabasına, “Bu savaşı hangi kurt kazanır?” diye sordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı Cherokee tek kelime ile cevapladı… &lt;br /&gt;“Beslediğiniz..”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-60849290846218710?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/60849290846218710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=60849290846218710&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/60849290846218710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/60849290846218710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/09/yasamdan.html' title='YASAMDAN'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-586570274208117049</id><published>2007-07-15T16:13:00.000+03:00</published><updated>2007-07-15T16:18:21.123+03:00</updated><title type='text'>84 * ISIGI YANAN EVLER</title><content type='html'>Gecmisten guzel bir gercek hikaye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*ISIGI YANAN EVLER... *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tip fakültesini yeni bitirmiþ, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptgm yere, Konya'ya baglý bir beldenin saðlýk ocaðýna gitmiþtim. Gençtim, bekârdým. Küçük bir beldeydi gittiðim yer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk gece bir eve misafir olmuþtum. Tren istasyonunun hemen yanýnda bir evdi. Akþam yemeðinden sonra çaylarýmýz gelmiþ, sohbetler edilmiþti. Üzerimde yol yorgunluðu, geldiðim yeni yerin yabancýlýðý vardý. Saatler ilerliyor, agir bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir sey de diyemiyordum. Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu. Evin büyügü olan Haci anneye sikilarak: "Annecigim, sizin buralarda kaçta yatiliyor?" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haci anne:"Evlâdim treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz" dedi. Merak ettim, tekrar sordum: "Trenden sizin bir yakininiz mi inecek ?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haci anne: "Hayir evlâdým, bekledigimiz trende bir tanidigimiz yok. Ancak burasi uzak bir yer. Trenden buralarin yabancisi birileri inebilir. Bu saatte, yaknlarda, isigi yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalir. Buralarin yabancisi biri geldiginde, " *isigi yanan bir ev*" bulsun diye bekliyoruz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Kaynak: Prof. Dr. Saffet Solak'in bir hatirasi*&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-586570274208117049?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/586570274208117049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=586570274208117049&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/586570274208117049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/586570274208117049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/07/84-isigi-yanan-evler.html' title='84 * ISIGI YANAN EVLER'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-2789826526752218942</id><published>2007-06-14T16:11:00.001+03:00</published><updated>2007-06-14T16:11:51.294+03:00</updated><title type='text'>83 * YASLANMAK:(</title><content type='html'>&gt;*Yirmi yıl önce geçimimi taksicilik yaparak kazanıyordum. Bir &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;keresinde, saat sabaha karşı 02.30'da bir yolcu aldım; adrese &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;vardığımda, giriş katındaki bir pencerede görülen tek ışığın dışında &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;bütün bina kapkaranlıktı. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;Bu şartlar altında, çoğu taksi şoförü bir iki sefer korna çalar, bir &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;dakika bekler, sonra çeker giderdi. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Fakat ben, taşıma aracı olarak yalnızca taksiye bağlı pek çok fakir &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;insanla karşılaşmıştım. Eğer etrafta tehlike kokusu yoksa, her zaman &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;kapıya giderdim. Bu yolcu belki de benim yardımıma ihtiyaç duyacak &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;biridir, diye düşünürdüm kendi kendime. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Onun için kapıya gittim ve çaldım, "Bir dakika", diye yanıt verdi &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;zayıf, yaşlıca bir ses. Yerde birşeyin sürükleyerek çekildiğini &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt;duyabiliyordum. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Uzun bir aradan sonra, kapı açıldı. Önümde 80'li yaşlarında, ufak &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;tefek bir hanım duruyordu. Sanki 1940'ların filmlerinden çıkmışçasına, &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;emprime bir elbise giymişti ve başına da ön tarafına tül tutturulmuş &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;yuvarlak bir şapka takmıştı. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Yanında küçük, plastikten bir valiz vardı. Daire sanki içinde &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;yıllardır hiç yaşanmamış gibi bir görünüme sahipti. Bütün eşyalar &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;çarşaflarla örtülüydü. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;Duvarlarda saat, süs eşyası ya da tezgahın üzerinde kap-kaçak yoktu. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;Köşede, &gt; &gt;içi fotoğraf ve cam bardaklarla doldurulmuş bir karton kutu &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; duruyordu. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Çantamı arabaya kadar taşır mıydınız?" dedi. Valizi arabaya götürdüm, &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;sonra kadına yardım etmek üzere döndüm. Koluma girdi ve yavaşça arabaya &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;yürüdük. Nezaketimden ötürü teşekkür edip duruyordu. "Bir şey değil", &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;dedim ona. "Ben yalnızca anneme nasıl davranılmasını istiyorsam &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;yolcularıma o şekilde davranmaya gayret ediyorum." * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Ah, ne kadar iyi bir çocuksun sen," dedi. Arabaya bindiğimizde, bana &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;adresi verdi, sonra, "Şehrin içinden gitmemiz mümkün mü?" diye sordu. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Orası kestirme değil," diye cevap verdim hemen. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Benim için fark etmez," dedi. "Acelem yok. Güçsüzler yurduna &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt;gidiyorum." * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Dikiz aynasından baktım. Gözleri parlıyordu. "Ailemden kimse kalmadı," &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;diye &gt; &gt;sözünü sürdürdü. "Doktor çok fazla zamanım kalmadığını söylüyor."&lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Yavaşça uzanıp taksimetreyi kapattım.* &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Hangi yoldan gitmemi arzu edersiniz?" diye sordum. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Ondan sonraki iki saat boyunca şehirde dolaştık. Bana bir zamanlar, &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;asansör işletmeni olarak çalıştığı binayı gösterdi. Yeni &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;evlendiklerinde kocasıyla birlikte oturdukları mahallede gezindik. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;Arabayı, genç kızlığında dansa gittiği bir zamanlar balo salonu olan &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;mobilya ambarının önünde durdurmamı istedi. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Arada bir belirli bir binanın veya bir köşenin önünden geçerken &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;yavaşlamamı rica edip, gözlerini karanlığa içine dikerek, hiç bir şey &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;söylemeden öylece oturup baktı. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Güneşin ilk ışıkları ufukta belirmeye başlamıştı ki, birden "Yoruldum. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;Gidelim artık," dedi. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Sessizlik içinde bana vermiş olduğu adrese gittik. Sütunlu girişi olan &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;alçak bir binaydı, hastaların iyileşmek için gittiği sağlık evlerine &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt;benziyordu. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Araba durur durmaz, iki hademe çıkarak yanımıza geldi. Merak ve &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;dikkatle kadının her hareketini izliyorlardı. Onu bekliyor &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;olmalıydılar. Bagajı açarak küçük valizini kapıya götürdüm. Kadın &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;tekerlikli iskemleye oturtulmuştu bile. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Borcum ne kadar?" diye sordu, çantasına uzanarak.* &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Borcunuz yok," dedim.* &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Geçiminizi sağlamanız gerek," diye cevap verdi.* &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Başka yolcular var," dedim. Neredeyse hiç düşünmeden eğildim ve onu &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;kucakladım. Bana sımsıkı sarıldı. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*"Yaşlı bir kadına küçük bir mutluluk yaşattınız," dedi. "Teşekkür &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt;ederim." &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Elini sıktım, sonra loş sabah ışıklarının içine yürüdüm. Arkamda bir &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;kapı kapandı. Bir hayatın kapanış sesiydi bu. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*O vardiyamda artık hiç müşteri almadım. Amaçsızca, düşüncelerimde &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;kaybolmuş dolaştım. Günün geri kalan kısmında hemen hiç konuşamadım. Ya &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;o kadıncağız öfkeli bir şoföre ya da vardiyasını bitirmek için acele &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;eden bir şoföre rast gelseydi? Ya ben yolculuğu reddetseydim veya bir &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;kere korna çalıp sonra da çekip gitseydim? * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Şöyle bir yeniden gözden geçirdiğimde, aklıma hayatımda bundan daha &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;önemli yaptığım bir şey gelmedi. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*Hayatımızın önemli anların etrafında geliştiğini düşünmeye &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt;şartlanmışızdır. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;Fakat önemli anlar bizi genellikle habersiz yakalar --- başkalarının &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;önemsiz sayabileceği bir biçimde güzelce paketlenmiş olarak. * &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;*İNSANLAR NE YAPTIĞINIZI VEYA NE SÖYLEDİĞİNİZİ TAM OLARAK &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt; &gt;HATIRLAMAYABİ LİRLER, FAKAT KENDİLERİNİ NASIL HİSSETTİRDİĞİNİZİ DAİMA &gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &gt;HATIRLARLAR. *&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-2789826526752218942?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/2789826526752218942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=2789826526752218942&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2789826526752218942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2789826526752218942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/06/83-yaslanmak.html' title='83 * YASLANMAK:('/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-7374926994492046770</id><published>2007-04-24T17:07:00.000+03:00</published><updated>2007-04-24T17:09:10.769+03:00</updated><title type='text'>DEGER BILMEK!</title><content type='html'>Bir gun Avrupa'nin unlu sanat merkezikentlerinden birinde gezencocugun biri bir vitrinde cok hos birtablogorur. Tablo bedelioldukca pahalidir.Cocuk bu tabloyu bir sonraki sene abisinindogum gunune almayi isterve bir is bulup kit kanaat gecinerekbiriktirdigi tum para ilemagazaya gider.Sanslidir tablo hala satilmamistir. Icerigirer ve tabloyu bir sureyakindan izledikten sonra resmi yapansanatciyi bulur ve "agabeymindogum gunu icin bu resmi satin almakistiyorum, tum paramda bu kadar"der.Ressam birsure dusundukten sonra. Resmipaketler ve resmi satar.Cocuk paketini alir ve tesekkur ederekcikar.Magazada adamin arkadaslari da vardir vesaskin saskin sorarlar:"Sen ne yaptin o resmin degeri milyonlarederdi. Neden bu kadar cuzibir rakama sattin?"Adam cevap verir:''Evet, ben bu resme milyonlarini verecekbirsuru insanbulabilirdim, ancak tum servetini bu resmeverecek kac kisibulabilirdim? ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gunumuzde insanlar her seyin fiyatini biliyor, fakat hicbir seyindegerini bilmiyorlar. "Oscar Wilde&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-7374926994492046770?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/7374926994492046770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=7374926994492046770&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/7374926994492046770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/7374926994492046770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/04/deger-bilmek.html' title='DEGER BILMEK!'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-554055112976792849</id><published>2007-04-20T11:57:00.001+03:00</published><updated>2007-04-20T11:57:42.667+03:00</updated><title type='text'>CAN DUNDAR'dan</title><content type='html'>Benim yaslarim **** **&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insan 5yasina gelmeden anliyor; acligin oldurdugunu, sogugundondurdugunu, atesin yaktigini... Sevgisizligin insanin caniniacittigini.. .Duygulari, nesneleri, kisileri, cevresini taniyor.Her sey ona cokbuyuk gorunuyor:Ev, masa, anne, baba...10 'una gelmeden oyunla, sayilarla, harflerletanisiyor. Azgin bir istahla ogreniyor. Kiz ya da erkek oldugunu farkediyor. Dunyanin evde, okulda kendisine anlatilandan da buyuk oldugununayirdina variyor.15' inde, tam da en cok kendini sevdirecegi cagda, sivilcelenenyuzunden,degisen bedeninden utanirken aski kesfediyor.Disdunya kadar ic dunyanin da buyuk salonlari ve kendisinin bile bilmedigiodalari oldugunu, acildikca o odalardan devasa bahcelere cikildiginihissediyor, buyuleniyor. Sarkilarin icinde sevdalar gezdirdigini, siirinher turden hasreti dindirdigini anliyor. Ask acisini ogreniyor. Yine deseviyor; ille seviyor, inadina seviyor.20 'sinde putlarini yikiyor, baskaldiriyor,kanatlaniyor.Her seyona kucuk gorunuyor:Ev, masa, anne, baba..."Dunya kucukmus; buyuk olan benim" efelenmeleribasliyor.Lakindunya bunu bilmiyor.Oyuzden 20 'ler cogu zaman hayal kirikliklariylageliyor.25 'indeayaklar biraz yere degiyor.Okul bitiyor, is telasibasliyor.Siniftaogrenilenlerin aki, sokaktaki gerceklerin karasina carpip grilesiyor.Yoluhizli gelenler cabuk yorularak, sevdigini bulanlarsa kalbindenvurularakevleniyor genelde...5 yil once uzak bir ulke olan "istikbal", daha yakinageliyor."Birdenizde yangin cikarma" hayalierteleniyor."Dunyazor"lasiyor.30 'undamuhasebeye basliyor insan:"Dunya hâlâ beni tanimadi, ustelik galiba ben dedunyayi tam tanimiyorum" donemi...Mevcut bilgilerin sorguyeri...Kuskunun beyligi...Tehlikeli yaslar: "Bunun nesine hayran oldum kiben" pismanliklari, "Hakkimi yediler" sizlanmalari, sirta saplananhancerler, celmeler, dost kaziklari, agir agir olgunlastiriyorinsani...35,yolun yarisi...Hic okul asmadan, evden kacmadan, bir terasta sevdigiyle opusup bircadirda uyanmadan 20 'sine gelenler icin gecikmis telafi caglari...Dahaonce hic yuz verilmemis ana-babalarin sozune yeniden kulakkabartilanyaslar... Olgunlugun karasulari.. .40 'inda eski kotlar dar gelmeye, saclara akdusmeye, aile buyukleriyaslanip olmeye basladiginda bocaliyorinsan...Panik,kadinlari kuafore surukluyor, erkekleri araba galerilerine; ve ikisinibirden yeni sevda hayallerine. .. Yiten genclige, boyali saclarla, icecekilen karinlarla, kirmizi arabalarla care araniyor.45'inde"istikbal" denilen o uzak ulkenin topragina ayak basiyor insan...Hemolum yarinmis gibi, hem hic olmeyecekmis gibi yasamasiniogreniyor.Eskidostlar, hatiralar kiymete biniyor.Didismenin yerini sukûnet, boburlenmenin yerininedamet, kinin yerinimerhamet aliyor. "Keske"ler "iyi ki"lerle, hirslar hazlarla yerdegistiriyor.Budunyayi silkelemekten, daha iyi bir dunya icin kavgavermektenvazgecmeseniz de, obur dunya umuduna da kulak kabartiyorsunuz, arasira...Genellenemez tabii; bunlar benimyaslarim.Sonrasini bilmiyorum henuz; ogrendikceyazarim.Can Dundar *&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-554055112976792849?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/554055112976792849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=554055112976792849&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/554055112976792849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/554055112976792849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/04/can-dundardan.html' title='CAN DUNDAR&apos;dan'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-6956602509586416986</id><published>2007-04-01T22:06:00.001+03:00</published><updated>2007-04-01T22:06:33.331+03:00</updated><title type='text'>80 * HAYATA DAIR</title><content type='html'>Gunlerden bir gun, koylerden birinde, adamin birinin esegi, kuyunun birine dusmus. Niye duser, nasil duser sormayin. Esek bu. Dusmus iste. Belki kor bir kuyuydu, agzi tahtayla kapatilmisti belki, uzerine de toprak dokulmustu. Zamanla tahta curudu, zayifladi, toprakta biten otlari yemek isteyen esegin agirligini cekemedi ve gum. Hayvancik saatlerce aci icinde kivrandi, bagirdi kendi dilinde. Ayiptir soylemesi, anirdi yani. Sesini duyan sahibi gelip bakti ki vaziyet kotu. Zavalli esegi kuyunun dibinde melul mahzun bakiniyor. Ustelik yaralanmis. Karsilastigi bu durumda kendini esegi kadar zavalli hisseden adamcagiz koyluleri yardima cagirdi. Ne yapsak, ne etsek, nasil cikarsak sorulari havada kaldi. Sonunda karar verildi ki kurtarmak icin calismaya degmez. Tek care, kuyuyu toprakla ortmek. Ellerine aldiklari kureklerle etraftan kuyunun icine toprak attilar. Zavalli hayvan, uzerine gelen topraklari, her seferinde silkinerek dibe doktu. Ayaklarinin altina aldigi toprak sayesinde her an biraz daha yukseldi . Ve sonunda yukariya kadar cikmis oldu. Koyluler agzi acik bakakaldi. Hayat, bazen bizim de uzerimize abanir. Ne bazeni, cogu zaman. Toz toprakla ortmeye calisanlar cok olur. Bunlarla basetmenin tek yolu, yakinip sizlanmak degil, dusunup silkinmek ve kurtulmak, aydinliga adim atmaktir. Kor kuyuda olsak bile...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-6956602509586416986?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/6956602509586416986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=6956602509586416986&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6956602509586416986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6956602509586416986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/04/80-hayata-dair.html' title='80 * HAYATA DAIR'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-6886449460392816693</id><published>2007-03-21T12:43:00.000+02:00</published><updated>2007-03-21T12:44:46.646+02:00</updated><title type='text'>79* BIR DENEY</title><content type='html'>&gt;         &gt;Yaşam felsefesi &gt; &gt; &gt; &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı bir deney İsviçre Laboratuarlarında; &gt; &gt;4 kavanoza 4 barsak solucanı atmışlar, &gt; &gt; &gt; &gt;1. sinde Alkol varmış, solucan hemen ölmüş . &gt; &gt;2. sinde Nikotin varmış, solucan hemen ölmüş . &gt; &gt;3. sünde Sperm varmış, solucan hemen ölmüş . &gt; &gt;4. sünde Yeşil yapraklar varmış, solucan üremeye&gt; başlamış . &gt; &gt; &gt; &gt;Deney Sonucu: &gt; &gt; &gt; &gt;Alkol alıp, Sigara içtiğiniz ve Seks yaptığınız&gt; sürece &gt; &gt;bağırsaklarınızda kurt olmaz. &gt; &gt;Ama Ot gibi yaşarsanız eger her tarafınız kurtlanır :)))) &gt; &gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-6886449460392816693?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/6886449460392816693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=6886449460392816693&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6886449460392816693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6886449460392816693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/79-bir-deney.html' title='79* BIR DENEY'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-7623738189229804095</id><published>2007-03-21T12:39:00.001+02:00</published><updated>2007-03-21T12:39:46.305+02:00</updated><title type='text'>78* Cesaretin Bittiği Yerde Esaret Başlar</title><content type='html'>Cesaretin Bittiği Yerde Esaret Başlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Hint masalina gore, kedi korkusundan devamli endise içinde yasayan birfare vardir.Büyücünün biri fareye acir ve onu bir kediye dönüstürür.Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi yerde bu kez de köpektenkorkmaya baslar.Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüstürür.Kaplan olan fare, sevinecegi yerde avcidan korkmaya baslar.Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsin farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onueski haline döndürür.Ve der ki,"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüregi var. Oyüzden ben sana yardim edemem."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor :&lt;br /&gt;"insanlarin çogu kaybetmekten korktugu için sevmekten korkuyor..Düsünmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi için.Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korkttugu için.Yaslanmaktan korkuyor, gençligin kiymetini bilmedigi için.Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir sey vermedigi için.Ve ölmekten korkuyor, aslinda yasamayi bilmedigi için."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-7623738189229804095?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/7623738189229804095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=7623738189229804095&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/7623738189229804095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/7623738189229804095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/78-cesaretin-bittii-yerde-esaret-balar.html' title='78* Cesaretin Bittiği Yerde Esaret Başlar'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-8231516816210169657</id><published>2007-03-19T10:23:00.000+02:00</published><updated>2007-03-19T10:31:41.042+02:00</updated><title type='text'>77 * GUC NEREDE?</title><content type='html'>&gt;Harika bir öykü...!&gt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonya'da bir çocuk 10 yaşlarindayken bir trafik kazasi geçirmiş ve sol &gt;kolunu kaybetmiş. Oysa çocuğun büyük bir ideali varmiş. Büyüyünce iyi bir judo ustası olmak &gt;istiyormuş.&gt;&gt;Sol kolunu kaybetmekle birlikte, bu hayali de yıkılan çocuğunun büyük bir &gt;depresyona girdiğini gören babası, Japonya'nin ünlü bir Judo ustasına gidip &gt;yapilacak bir şeyin olup olmadığını sormuş..&gt;&gt;Hoca: Getir çocuğu ..bir bakalim, demiş.&gt;&gt;Ertesi gün baba-oğul varmışlar hocanın yanına.. Hoca çocuğu süzmüs ve: &gt;Tamam demiş.. Yarın eşyalarını getir, Çalışmalara basliyoruz.&gt;&gt;Ertesi gün çocuk geldiğinde hocası ona bir hareket göstermiş ve "bu &gt;hareketi çalış" demiş.&gt;&gt;&gt;&gt;Çocuk bir hafta aynı hareketi çalısmış.. Sonra hocasınin yanına&gt;gitmiş. Bu hareketi ögrendim baska hareket göstermeyecek misiniz?"  diye&gt;sormuş.&gt;&gt;Hocanın cevabı: - Çalışmaya devam et olmuş...&gt;&gt;2 ay,3 ay,6 ay derken çocuk okuldaki bir yılını doldurmuş.. Çocuk bu bir&gt;yıl boyunca hep o aynı hareketi tekrarlamış.&gt;&gt;Hocanın yanına tekrar gitmiş: Hocam bir yıldır aynı hareketi yapıyorum bana &gt;baska hareket&gt;göstermeyecek misiniz?&gt;&gt;  - Sen aynı hareketi çalış oglum. Zamanı gelince yeni harekete geçeriz..&gt;&gt;2 yıl ,3 yıl, 5 yıl derken çocuk judodaki 10. yılını doldurmuş.&gt;&gt;Bir gün hocası yanına gelip. ..."Hazir ol ! "  demiş.. "Seni büyük &gt;turnuvaya yazdırdım. Yarın maça çıkacaksın!"..&gt;&gt;Delikanlı şok olmuş.. Hem sol kolu yok hem de judo da bildigi tek hareket &gt;var.&gt;&gt;Ünlü judocuların katıldığı turnuvada hiçbir şansının olmayacağını düşünmüş; &gt;ama hocasına saygısından ses çıkarmamış.&gt;&gt;Turnuvanın ilk günü delikanlı ilk müsabakasına çıkmış. Rakibine bildiği tek &gt;hareketi yapmış ve kazanmis. Derken.. ikinci ,üçüncü maç....çeyrek, yari &gt;final ve final...&gt;&gt;Finalde Delikanlının karşısına ülkenin son on yılın yenilmeyen şampiyonu &gt;çıkmış. ....&gt;&gt;Tam bir üstat, delikanlı dayanamayıp hocasının yanına kosmuş.. "Hocam &gt;hasbelkader buraya kadar geldik ama rakibime bir bakın hele.. Bende ise bir &gt;kol eksik ve bildiğim tek bir hareket var.. Bu kadar bana yeter.. Bari &gt;çıkıp ta rezil olmayayım izin verin turnuvadan çekileyim.."&gt;&gt;- Olmaz demiş hocası. Kendine güven, çık dövüş. Yenilirsen de namusunla &gt;yenil.&gt;&gt;Çaresiz çıkmış müsabakaya. Maç baslamış. Delikanlı yine bildiği o tek &gt;hareketi yapmış ve tak.! Yenmiş rakibini şampiyon olmuş. Kupayı aldiktan &gt;sonra hocasının yanına koşmuş:&gt;&gt;-Hocam nasıl oldu bu iş? Benim bir kolum yok ve bildiğim tek bir hareket &gt;var.&gt;&gt;Nasıl oldu da ben kazandım ?&gt;&gt;-Bak oğlum 10 yıldır o hareketi çalışıyordun. O kadar çok çalıştın ki, &gt;artık yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan hiç kimse yok.&gt;&gt;Bu bir,&gt;&gt;İkincisi de o hareketin tek bir karşi hareketi vardir. Onun için de &gt;rakibinin senin sol kolundan tutması gerekir.!&gt;&gt;Bunu anlatan kişi bir de şunu ekledi:&gt;&gt;"İnsanlarin eksiklikleri bazen, aynı zamanda en güçlü tarafları olabilir: &gt;Ama yeter ki bu eksiklik kafalarinda olmasin..!!"&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-8231516816210169657?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/8231516816210169657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=8231516816210169657&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8231516816210169657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8231516816210169657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/77-guc-nerede.html' title='77 * GUC NEREDE?'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-3516496075590128032</id><published>2007-03-19T10:20:00.000+02:00</published><updated>2007-03-19T10:22:43.628+02:00</updated><title type='text'>76 * DOKUNMANIN GUCU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_OUk9LCkNeuk/Rf5INj3NpbI/AAAAAAAAAA4/Td3Sn_zmsc4/s1600-h/isteolaybudur.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5043548030503855538" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OUk9LCkNeuk/Rf5INj3NpbI/AAAAAAAAAA4/Td3Sn_zmsc4/s400/isteolaybudur.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ve ben buna kesinlikle inaniyorum. Yogun Bakimda iceri sokmayan hastahaneleri siddetle kiniyorum- bu da oyle bir anekdot olsun iste:(&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-3516496075590128032?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/3516496075590128032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=3516496075590128032&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/3516496075590128032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/3516496075590128032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/76-dokunmanin-gucu.html' title='76 * DOKUNMANIN GUCU'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OUk9LCkNeuk/Rf5INj3NpbI/AAAAAAAAAA4/Td3Sn_zmsc4/s72-c/isteolaybudur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-7593443462922742725</id><published>2007-03-19T10:16:00.000+02:00</published><updated>2007-03-19T10:17:48.776+02:00</updated><title type='text'>75 * KIZ VE ERKEK COCUK FARKI</title><content type='html'>Kız çocuğa bir top atarsanız hemen suratına çarpar. Erkek çocuğa bir top atarsanız onu yakalamak için ellerini açar, yine de top suratına çarpar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuğunuzu dışarı çıkmak için özene bezene giydirirsiniz, süslenme faslı bittiğinde küçük hanım harika görünmektedir ama gideceğiniz yere 1 saat gecikmişsinizdir... Erkek çocuğunuzu dışarı çıkmak için özene bezene giydirirsiniz, ama 10 dakika sonra gömleğinin 2 yakası 2 tarafa kaymış, ayakkabıları tozlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuk yerde bir çubuk gördüğü zaman alıp neden yapıldığını anlamaya çalışır. Erkek çocuk yerde bir çubuk gördüğü zaman alıp bundan nasıl bir silah yapacağını düşünür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuklara bir Barbie bebek verin, onu giydirir, süsler, evcilik oynarlar. Erkek çocuklara bir Barbie bebek verin, hemen kollarını bacaklarını koparırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuğun saçlarını kestirdiğinizde yeni halini beğenmemişse kendini 2 hafta odasına kilitleyebilir. Erkek çocuğun saçlarını kestirdiğinizde nasıl olduğuyla ilgilenmez bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuk annesinin makyaj malzemelerini alıp yüzüne gözüne sürer. Erkek çocuk annesinin makyaj malzemelerini alıp duvarları boyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuk gaz kaçırırsa kıpkırmızı olur çok utanır. Erkek çocuk gaz kaçırırsa önce bir güler, ardından aynı sesi 50 kere tekrar eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuklar tırnaklarını uzatır ama daha güzel olduğu için değil, bir erkek çocuğun orasını burasını çizebilmek için... Erkek çocuklar tırnaklarını uzatır çünkü kesmeye üşenirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek çocuklar 6 yaşından itibaren babalarına yanak vermeyi keserler. Kız çocuklar 6 yaşından itibaren babaları onlara şeker vermezse onlar da yanak vermeyi keserler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuklar genelde erkek çocuklardan önce konuşmayı öğrenirler. Erkek çocuklar genelde konuşmadan önce silah seslerini taklit etmeyi öğrenirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuklar filmde biri öldüğünde ağlarlar. Erkek çocuklar Ninja Kaplumbağları 3. kere seyrederken biri TV'yi kapatırsa ağlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız çocuklar büyüyünce kadın olurlar. Erkek çocuklar büyüyünce büyük erkek çocuk olurlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-7593443462922742725?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/7593443462922742725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=7593443462922742725&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/7593443462922742725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/7593443462922742725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/75-kiz-ve-erkek-cocuk-farki.html' title='75 * KIZ VE ERKEK COCUK FARKI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-6583719255868031407</id><published>2007-03-16T09:55:00.000+02:00</published><updated>2007-03-16T09:56:18.527+02:00</updated><title type='text'>74* BIR HIKAYE</title><content type='html'>Savaş bitmişti, genç adam ailesini telefonla arayıp anne ve babasına bir arkadaşının savaşta tek bacağını kaybettiğini sandalyeye mahkum olduğunu ve gidecek yerinin olmadığını söyler ve derki: izin verirseniz yanımda getirmek istiyorum bizimle yaşamasını istiyorum izin verirmisiniz? genç adamın ailesi : nasıl olur oğlum o sakat birisi bize ayak bağı olur nasıl bakarız ona kim ilgilenecek onunla büyük yük olur bize getirme derler.aradan bir iki gün geçer ve telefon tekrar çalar genç adamın annesi açar telefonu arayan polistir. intehar etmiş bir gencin üzerinden çıkan kimlikte oğlunuz olduğunu tespit ettik gelin cenazenizi alın der. anne baba büyük telaşla giderler ve gittiklerinde gördükleri manzara çok ilginçtir.intehar eden kendi oğullarıdır ve tek bacağı yoktur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-6583719255868031407?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/6583719255868031407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=6583719255868031407&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6583719255868031407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6583719255868031407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/74-bir-hikaye.html' title='74* BIR HIKAYE'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-4898452331948837579</id><published>2007-03-15T14:41:00.000+02:00</published><updated>2007-03-15T14:42:14.048+02:00</updated><title type='text'>72 * ERKEK DEDIGIN</title><content type='html'>ERKEK DEDIGIN&lt;br /&gt;Seni elinin tersiyle degil avucunun iciyle kavrayacak.Bileceksin ki emin ellerdeyim, baskasi tutamaz elimi boyle.Rahat olacaksin yaninda, cok konusmayacak, beynini didiklemeyecek. ince olacak;seni senin kadar dusunecek. Sen onu merak ettiginde kendisine hesap soruluyor havalarina girmeyecek. Senin inceligine karsi umursamaz sozler sarf etmeyecek. Adamin sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine cikarmayacak, sanki sen onun icin varmissin her ne zaman istese emrine amadeymissin, o neyaparsa yapsin her istediginde yaninda elinin altinda olacakmissin triplerine girmeyecek. Sen ona sevgini hissettirdiginde, sen ona kayitsiz sartsiz asikmissin gibi havalara girmeyecek.Erkek dedigin ilgi gordugunde ilgiyle,sevgi gordugunde sevgiyle karsilik verecek.Erkek dedigin,sen onun icin kendine baktiginda, sirf ona dahaguzel gorunmek icin giyinip kusandiginda hicbir sey olmamis gibi davranmayacak.Ruhunu oksamasini bilecek.Romantik olacak kimi gun habersizce kucaginda ciceklerle cikip gelecek.Ozel gunleri unutmayi marifet sanmayacak. Kayitsiz olmayacak senin butun zerafetine karsi.Gercekten seven bir kadin sevgi ve ilgi bekler, erkegine verdigi askin karsiliginda kucuk bir tatli soz, kisa bir mesaj, bir cagri bile onu mutlu edebilir. Erkek dedigin butun bunlari cebinden para harciyormus gibicimrilikle yapmayacak. Ben aranmayi, cok aramayi sevmem demeyecek. Her sey kendi istedigi gibi olsun istemeyecek.Sadece kendi caninin istemesine baglamayacak her seyi.Erkek dediginin, hissettigiyle yaptigi sey arasinda ucurum olmayacak.Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, baska seylerin arkasinagizlenmeyecek. Seviyorum deyip bir sonraki perdede kacmayacak, ozluyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.Erkek dedigin askina sahip cikacak. Korkak olmaz erkek dedigin. Erkek dedigin iyi sevisecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an once su is bitse demeyecek.Asksiz yatmayacak yataga ve sen bunu bileceksin. Bir baba sefkatiyle seni alnindan optugunde bileceksin ki sevgisi gecici ve zayif degildir.Ve sevgiyle optugunde dudaklarindan bileceksin ki Opusun tek sebebi sehvet degildir.&lt;br /&gt;Erkek dedigin aldatmayacak. Aldatmak basitliktir.Seviyorum diyorsa aldatmaz erkek dedigin. Aldatiyorsa sevmiyor demektir.Erkek dedigin yakisikli olacak, cekiciolacak ama bundan cok daha ote bir sey... Zeki olacak. Kadinin kucuk yalanlara,bahanelere inanmayacagini,kendisini kendi gibi tanidigini bilecek.Kadininzekasini kucumsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasini bilecek, o hamura kendisini  katmasinida.Degerlerini bir anlik hevesler ugruna satmayacak. Yan gozle hatun kesmeyecek, ustune sevgili edinmeyecek. Erkek dedigin once sevecek. Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayir gelmez. Bir bakarsin ki yillar sonra bu adamla ne yataga giriyorsun, ne topraga... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alip sevismesini de. Babaligini da bilecek, ana-babaya hurmet etmeyi, kadir kiymet bilmeyi, vefakarligi,fedakarligi...Erkek dedigin seni koruyacak,kusatacak. O nerede olursa olsun seni koruyacagini bileceksin. Pisirik olmayacak erkek dedigin.Erkek dedigin erkek olacak guzelim. Seni sadece sen oldugun icin sevecek.Parayla pulla, kariyerle, gucle, kimin ne dedigiyle hareket etmeyecek. Hem sevgilin,hem arkadasin, hem dostun, hem baban, hem cocugun olacak,huzurla bagrina basacaksin.&lt;br /&gt;CAN DÜNDAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-4898452331948837579?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/4898452331948837579/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=4898452331948837579&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4898452331948837579'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/4898452331948837579'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/72-erkek-dedigin.html' title='72 * ERKEK DEDIGIN'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-9040831047654842322</id><published>2007-03-15T14:30:00.001+02:00</published><updated>2007-03-15T14:30:49.971+02:00</updated><title type='text'>72 * ICELIM AKILLANALIM</title><content type='html'>&gt;   &gt; Bir bufalo sürüsü; en yavaş bufalonun hızında hareket eder. Sürü&gt;saldırıya uğradığında ilk olarak en arkadaki zayıf ve yavaş olanlar &gt;öldürülür.&gt;   &gt;&gt;   &gt; Bu doğal seleksiyon sürünün tümü için yararlıdır. Çünkü sürünün &gt;genel hızı ve sağlığı bu zayıf üyelerin ölümü sayesinde korunur.&gt;   &gt;&gt;   &gt;&gt;   &gt; &gt;   &gt; Aynı şekilde insan beyni de en yavaş beyin hücrelerinin hızında&gt;çalışır.&gt;   &gt; Bugün bildiğimiz gibi alkolün aşırı tüketimi beyin hücrelerini &gt;öldürmektedir. Ancak doğal olarak, alkol en yavaş ve zayıf beyin &gt;hücrelerine saldırmaktadır.&gt;   &gt;&gt;   &gt;&gt;   &gt; Bu yolla rakının ve/veya şarabın düzenli tüketimi zayıf beyin &gt;&gt;hücrelerini öldürerek beynin daha hızlı ve etkili bir makine&gt;olmasını sağlamaktadır. &gt;   &gt; İşte bu nedenle bir kaç kadehten sonra her zaman kendinizi daha&gt;zeki hissedersiniz.&gt;   &gt; İÇELİM AKILLANALIM ARKADAŞLAR ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-9040831047654842322?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/9040831047654842322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=9040831047654842322&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/9040831047654842322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/9040831047654842322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/72-icelim-akillanalim.html' title='72 * ICELIM AKILLANALIM'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-5275079277513020217</id><published>2007-03-15T14:28:00.000+02:00</published><updated>2007-03-15T14:29:32.885+02:00</updated><title type='text'>71 *  SANAL KOCA:)</title><content type='html'>DUYDUM KI KOCAM YOK DIYE UZULENLER VARMIS  AMA BUNUNDA CARESINIBULDUK, ISTE SIZE SANAL KOCA HEM DE EVDEKINDEN HIC BIR FARKI YOK...:))))&lt;br /&gt;TIKLA &lt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ladyskylar.com/swffiles/virtualhusband-e.swf" target="_blank" rel="nofollow"&gt;&lt;br /&gt;http://www.ladyskylar.com/swffiles/virtualhusband-e.swf&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-5275079277513020217?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/5275079277513020217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=5275079277513020217&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5275079277513020217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/5275079277513020217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/71-sanal-koca.html' title='71 *  SANAL KOCA:)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-2087892947781178906</id><published>2007-03-15T14:26:00.000+02:00</published><updated>2007-03-15T14:27:26.414+02:00</updated><title type='text'>70 * Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?</title><content type='html'>Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?Hiç vaktiniz yok, "Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"... Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar... Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.&lt;br /&gt;Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum!Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?Doğayı bilgisayarları na döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarını z mı yetmiyor?&lt;br /&gt;Müşfik KENTER&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-2087892947781178906?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/2087892947781178906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=2087892947781178906&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2087892947781178906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/2087892947781178906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/70-hep-bir-yerlere-bir-eylere-yetime.html' title='70 * Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-6931810029348331757</id><published>2007-03-14T08:58:00.001+02:00</published><updated>2007-03-14T08:58:56.222+02:00</updated><title type='text'>69 * BAKIS ACISI</title><content type='html'>Bu guzel oykuyu  sevgili Yagmur Damlasi'nin blogundan aldim buraya. Tskler YDcgm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı anlatır:"Hasta, ne konuşuyor ne de söyleneni anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. Yalnız nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarf ediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor. Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor.Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor."Bu olayı okuduktan sonra Dr. Ruskin, öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söyler. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da zamanı gelince zevkle yapacaklarını söyleyince öğrenciler şaşırır. Daha sonra Ruskin, bu hastanın fotoğrafını gösterir öğrencilerine.Fotoğraftaki, doktorun altı aylık küçük kızıdır. Belki de hayatta yaşadığımız birçok şey bize ön yargılarımız ve bakış açılarımız tarafından dayanılmaz ve zor gözükebilir.Ve bizi o işten ve o durumdan soğutup, uzaklaştırabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-6931810029348331757?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/6931810029348331757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=6931810029348331757&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6931810029348331757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/6931810029348331757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/03/69-bakis-acisi.html' title='69 * BAKIS ACISI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-8897574694132630985</id><published>2007-02-28T17:38:00.001+02:00</published><updated>2007-02-28T17:38:50.205+02:00</updated><title type='text'>68 * MUTLU EVLILIK</title><content type='html'>MUTLULUK İÇİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekrem, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. "Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.&lt;br /&gt;Alaycı bir ses tonuyla :&lt;br /&gt;- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.&lt;br /&gt;- Hayır çikolata parası lazım!&lt;br /&gt;Ekrem'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor diye düşündü.&lt;br /&gt;- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?&lt;br /&gt;- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı&lt;br /&gt;yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.&lt;br /&gt;Ekrem adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini&lt;br /&gt;anlayamamıştı.&lt;br /&gt;- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?&lt;br /&gt;- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.&lt;br /&gt;- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?&lt;br /&gt;- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona&lt;br /&gt;çikolata götürmek istiyorum.&lt;br /&gt;- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.&lt;br /&gt;- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca&lt;br /&gt;ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlakaçikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.&lt;br /&gt;Adamın söyledikleri Ekrem'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı . Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı. Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü. Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir şey onu rahatlatmıyordu.&lt;br /&gt;Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. "Acaba söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu" diye düşündü.&lt;br /&gt;- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?&lt;br /&gt;Ekrem'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.&lt;br /&gt;- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam yaparım.&lt;br /&gt;Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.&lt;br /&gt;Ekrem oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.&lt;br /&gt;- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.&lt;br /&gt;Adam çekingen çekingen oturdu yanına.&lt;br /&gt;- Yok mu eşin dostun, borç alacak akraban?&lt;br /&gt;- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.&lt;br /&gt;- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?&lt;br /&gt;- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.&lt;br /&gt;- Hımmmm. Aşk hem de otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.&lt;br /&gt;- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.&lt;br /&gt;- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine&lt;br /&gt;bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.&lt;br /&gt;- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.&lt;br /&gt;- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz. Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?&lt;br /&gt;- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim. Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada?&lt;br /&gt;Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.&lt;br /&gt;- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor. Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?&lt;br /&gt;- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, her gün çeşit çeşit&lt;br /&gt;yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.&lt;br /&gt;- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?&lt;br /&gt;- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.&lt;br /&gt;- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?&lt;br /&gt;- Küçük kızı severek.&lt;br /&gt;- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?&lt;br /&gt;- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını da o kadar mutlu edersin.&lt;br /&gt;- Nasıl yani ?&lt;br /&gt;- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya&lt;br /&gt;bayılırlar. Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?&lt;br /&gt;- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar. Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. " Harikasın prenses gibi olmuşsun" demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.&lt;br /&gt;- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da&lt;br /&gt;yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona "bebeğim" diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana&lt;br /&gt;bir çay yapar mısın?" dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.&lt;br /&gt;- Hiç kavga etmez misiniz siz?&lt;br /&gt;- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için&lt;br /&gt;uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.&lt;br /&gt;- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.&lt;br /&gt;- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar.&lt;br /&gt;En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla&lt;br /&gt;aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla&lt;br /&gt;bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hem de çabuk kırılırlar. Çok narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.&lt;br /&gt;- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim billmiyorum.&lt;br /&gt;Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.&lt;br /&gt;- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi. Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu&lt;br /&gt;olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin.&lt;br /&gt;- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.&lt;br /&gt;- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Amahediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan&lt;br /&gt;hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.&lt;br /&gt;Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedeninive mutlu ettim onu.&lt;br /&gt;Adam ayağa kalktı.&lt;br /&gt;- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.&lt;br /&gt;- Ekrem de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.&lt;br /&gt;- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum. Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.&lt;br /&gt;- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi. Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin&lt;br /&gt;mutluluğuyla, binbir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Ekrem de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.&lt;br /&gt;Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Ekrem hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı., sonra eşinin önüne koydu.&lt;br /&gt;- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.&lt;br /&gt;İnci hiç konuşmadı.&lt;br /&gt;- Sorsana "niye" diye.&lt;br /&gt;İnci kızgın kızgın:&lt;br /&gt;- Niye? Diye sordu.&lt;br /&gt;- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi&lt;br /&gt;yumuşamıştı.&lt;br /&gt;- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.&lt;br /&gt;- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım" Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü&lt;br /&gt;alamazsın.&lt;br /&gt;- Özür dilerim seni kırdığım için.&lt;br /&gt;Sonra Ekrem yere diz çöktü.&lt;br /&gt;- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme. Ekrem yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu. İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.&lt;br /&gt;- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin,&lt;br /&gt;dedi. Ekrem işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü .Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Yaşar GİZDEM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-8897574694132630985?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/8897574694132630985/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=8897574694132630985&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8897574694132630985'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/8897574694132630985'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/02/68-mutlu-evlilik.html' title='68 * MUTLU EVLILIK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-490100006813468314</id><published>2007-02-28T12:12:00.001+02:00</published><updated>2007-02-28T12:12:44.974+02:00</updated><title type='text'>67 * TURKLERE OZGUOLME SEKILLERI</title><content type='html'>turklere ozgu olme sekilleri bir işcinin 600 tonluk press makinasinin arasindan emeklemek suretiyle gecerek ucundaki 2450 santigratlik firinda sigarasini yakmaya calismasi ozgun bir tekniktir mesela.şehir eşkiyalarının futbol maçlarından sonra oraya buraya ateş açması sonucu etrafa saçılan serseri kurşunlara hedef olma sonucu ölüm. arkadasinin kicina kompresor sokmasi sonucu hakkin rahmetine kavusmak.tup gaz zehirlenmesi, kan davasi, arabanin tekerinin yerinden firlamasi, bir arabaya 11 kisi binip viyaduge ucmak -olmustu istanbul'da- , katta olmayan asansore binme tesebbusu, viagrada doz asimi vb.   &lt;br /&gt;sofben ve de soba zehirlenmesiyle olum. arabayla yolda giderken yukardaki kopruden asagi ucan arabanin uzerinize dusmesiyle gerceklesen olum (bkz: based on a true story). yüzme bilmediği halde baraj sularında serinlemek isterken gelen ölüm.havuzda kapakların açılmasıyla küçük çocukların başına gelen ölüm (allah korusun).yatagındakı tahtakurusu veya bılımum haseratı oldurmek ıcın yatagı ılacladıktan bıraz sonra uykuya dalarak gocmek..&lt;br /&gt; elektrik diregine yaslanip ayakkabisina kacan tasi cikartmak icin ayagini silkelerken elektrik carptigini sanan yardinsever bir laz tarafindan kafasina kurek, kalas vb vurularak olmek...&lt;br /&gt;denizcilik isletmesinin gazientep tankerinde gecen bir olay: geminin ücüncü mühendisi kontrol icin geminin buhar kazanina girer (kimseye haber vermemistir) . daha sonra isgüzarin biri "niye bu kazan kapagi acik" der ve kapagi kapatir akabinde gemi sefere cikar. gemide 3. muhendisi ararlar ama adam yoktur. "herhalde gemiden kacti" derler. daha sonra (3-5 gün sonra) yine bir sebeple kazanin kapagi acilir ve kapagin önünde adamin iskeletiyle karsilasirlar. gaziantep tankerinde gecen baska bir olay:  olay yeri yine buhar kazanidir. bu sefer uc kisi kazani kontrole girer. bu arada isguzar yagci silicilerden biri (ki bunlarin yuzde doksani karadenizlidir) "abi adamlar iceride baslarina kaza gelmesin" deyip kizgin buhar vanasini biraz daha sikmaya kalkar ve fakat vanayi kirar, vana bosalir. iceridekiler buharin geldigini anladiklarinda cok gec kalmislardir. kapiya kacma tesebbüsünde bulunurlar ama sadece kapiya yakin olan ciddi yaniklarla kurtulabilir.  &lt;br /&gt;-yolda mutlu mesut yürürken kafaya balkon düşmesi..yobazlar tarafindan yakilarak olmekacliktan olmekkazik yeme sonucu anal efenksiyon gecirip olmek      ulkuculer tarafindan kafa goze kalas yiyerek veya bicaklanarak veya kursunlanarak olmek       aski, iski, *ski cukuruna dusup olmek      iskence sonucu intihara meyil gosterip ayakkabi bagcigi ile kendini asarak olmek      milletvekili ve devletin yakin ilgisi sonucu duygu yumagi bozuklugu gecirip olmek       polisin sevgi gostermesi yuzunden utanarak olmek      dovme sahibi olmak sonucu dovulerek olmek      mahallenin namusunun sorulmasi sonucu olmek      dusunce sahibi olundugu icin olmek      koyun sanilarak(alla alla) kurban edilme sonucu olmek       vs...-balkondan aşşağı işerken* çişin elektrik tellerine gelmesi ve eletrik çarpması sonucu ölüm.      -nüfus sayımı nedeniyle bom boş olan otoyolda bir sayım görevlisinin bariyerlere girmesi sonucu ölümü.       -aynı işyerinde biri gündüz bir gece vardiyasında olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan;biri mobylette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette ile eve dönmekte iken,yol üzerindeki sert bir virajda karşılaşmaları ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce ölmeleri*.       -kafalar güzel bir şekilde tem otoyolunda seyreden bir araçdaki* beş kişinin; süper fm'de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve tem'de göbek atmaya başlaması sonucu ölüm.daha da ilginci bu 5 kişiden 3'ünün ölümü ve üçüne de ayrı ayrı araçların çarpmış olması.&lt;br /&gt;balkonda milli maç galibiyetiyle coşarken:      -avrupaaağğ avrupaaağ duy sesiimi (dan dan dan)* oooaaaaaaahhhhhh. ... &lt;br /&gt;araç kırmızı ışıkta beklemektedir. arkada da bir araç durmaktadır. birden bir gürültü duyulur ve öndeki aracın üzerine bir başka araç düşer!!!! düşen aracın şoför koltuğunda, şehir içi hız limitlerini ve kırmızı ışığı gereksiz bulan bir manda oturmaktadır, duramaz, bir araca çarpıp havalanır ve en öndeki aracın üstünde bulur kendini... yaşanmış bu olayda -tanrıya şükür- ölüm gerçekleşmemiştir, yalnızca(!) felç vakası vardır ama, bu ölüm olasılığının yüksekliğini, olayın türklere özgü olduğu gerçeğini ve -ısrarla vurgulamak gerek- sebep olan aracın sürücüsünün "manda" olduğu gerçeğini değiştirmiyor.&lt;br /&gt;konser sırasında coşarken:      -taarkaaaaaaan. . taaarrrkaaaaaan. .* tark.. oheerkk.. imda... imd..t.. ..&lt;br /&gt;emekli kuyruğunda beklerken:      - yaa işte mirim.. kim derdi ki personel şefi şevket bu hallere düşecek, kuyruklarda bekleyecekti saatlerce.. hasta oluyorum bunlara işte.. sinir yapıyo bende *       - tamam şevketcim sakin ol bak kalbin v.. şevket?      - gggghhh.hhhh. .&lt;br /&gt;kahvede arkadaslarla okey oynarken uzerine inek dusmesi. neyse ki adam olmemis, ancak yine de omrunun geri kalan kisminda niyazi nick'iyle yasamak zorunda kalmis olsa gerek.&lt;br /&gt;eskiden anlatilan bir lunapark vakasi vardi. parkin 2 kafadar gece bekcisi, su ucan sandelye midir nedir iste onu calistirip bi guzel kurulmuslar. ancak gulup eglendikten ve birbirlerine havada esek sakalari yaptiktan sonra, ufak ancak, onemli bir ayrintiyi atladiklarini fark etmisler: salincagi kim durduracaaak? !! bekcilerin ikisi de butun gece kusarak hakkin rahmetine kavusmuslar.&lt;br /&gt; - kok komuru ile hava gazi uretilen tesislerde kok komurunun bulundugu kocaman havuzda (huni $eklinde) sicak olur diye uyuyup, hava gazi uretimine gecilmesine ragmen uyanmayip hava gazi uretimini durduracak bicimde vefat etmek.       - kalorifer kazanini bir kere doldurur sabaha kadar uyurum, nasil olsa o yanar diye doldurup, uyuyup, elektrikler kesilipte motor cali$madiginda kedi gibi daha da bi derin uykuya dalip yaninda birinci kattakileri de alarak vefat etmek.       - dogalgaz/tupgaz sizintisi olan bir mekana agzinda sigara ile girerek, i$iklari acarak, hatta o ortamda cakmak yakarak vefat etmek.&lt;br /&gt;henüz gerçekleşmemiş olsa da, kazancı yokuşunun başındaki bi büfede* bitmekte olan tüp için bir elektrikli ısıtıcı durmaktadır, bu ısıtıcının görevi tüpü ısıtmak suretiyle biraz daha gaz çıkmasını sağlamaktır, yakında bu yöntem neticesinde tüpgaz patlaması sonunda gerçekleşcek ölüm,ölümler istanbulun ortasinda 20 cm kursun kapli bi kutu bulmak kurek ve kazmayla acmaya calismak becerememek-ulan bu kadar saglam yaptilarsa cok degerli biseydir satariz loww diyipkepceyle vurarak acmak icinde ki bi hastaneden obur hastaneye goturulurken yolda kaybedilen (nasil kaybedilir asil soru bu aslinda) rontgen cekmekte kullanilan radyo aktif hede hodolere magruz kalmak akabinde derinizin pul pul dokulmesi sonucu essek cennetini boylamak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-490100006813468314?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/490100006813468314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=490100006813468314&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/490100006813468314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/490100006813468314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/02/67-turklere-ozguolme-sekilleri.html' title='67 * TURKLERE OZGUOLME SEKILLERI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-117119825192092937</id><published>2007-02-11T14:46:00.000+02:00</published><updated>2007-02-11T14:50:51.973+02:00</updated><title type='text'>66 * GUZEL SOZLER</title><content type='html'>"Bazi insanlar herseyin fiyatini bilirler ama hicbirseyin degerini bilmezler." Oscar Wilde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bu sozu bugun gazetede okudum- maalesef tanidigim birine soyluyorum ben de tum kalbim ve aklimla)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey insan..! Edep nedir diye arar, sorarsan eğer; bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül gösterebilmektir. (Mevlana.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bu sozu de ayni kisi basta olmak uzere, hakeden herkese soyluyorum)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-117119825192092937?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/117119825192092937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=117119825192092937&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/117119825192092937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/117119825192092937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/02/66-guzel-sozler.html' title='66 * GUZEL SOZLER'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-117119794399791815</id><published>2007-02-11T14:43:00.000+02:00</published><updated>2007-02-11T14:45:44.256+02:00</updated><title type='text'>65 * IYI ve KOTU</title><content type='html'>Leonardo da Vinci 'Son Aksam Yemegi' isimli resmini yapmayi&lt;br /&gt;dusundugunde buyuk bir guclukle karsilasti.. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iyi'yi Isa'nin bedeninde, Kotu'yu de Isa'nin arkadasi olan ve son&lt;br /&gt;aksam yemeginde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda'nin bedeninde&lt;br /&gt;tasvir etmek zorundaydi.. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmi yarim birakarak bu iki kisiye model olarak kullanabilecegi&lt;br /&gt;birilerini aramaya basladi. Bir gun bir koronun verdigi konser&lt;br /&gt;sirasinda,korodakil erden birinin Isa tasvirine cok uydugunu farketti. Onu poz vermesi icin atolyesine davet etti,sayisiz taslak ve eskiz cizdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan 3 yil gecti. 'Son Aksam Yemegi' neredeyse tamamlanmisti, ancak Leonardo da Vinci henuz Yahuda icin kullanacagi modeli&lt;br /&gt;bulamamisti. ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leonardo'nun calistigi kilisenin kardinali, resmi bir an once bitirmesi&lt;br /&gt;icin ressami sIkistirmaya basladi.Gunlerce aradiktan sonra Leonardo&lt;br /&gt;vaktinden once yaslanmis genc bir adam buldu.&lt;br /&gt;Pacavralar icindeki bu adam sarhosluktan kendinden gecmis bir durumda kaldirim kenarina yigilmisti.Leonardo yardimcilarina adami guclukle de olsa kiliseye tasimalarini soyledi cunku artik taslak cizecek zamani kalmamisti.Kiliseye varinca yardimcilar adami ayaga&lt;br /&gt;diktiler.Zavalli, basina gelenleri anlamamisti. Leonardo adamin yuzunde gorulen inancsizligi, gunahi, bencilligi resme&lt;br /&gt;geciriyordu. ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leonardo isini bitirdiginde, o zamana kadar sarhoslugun etkisinden&lt;br /&gt;kurtulmus olan berdus gozlerini acti ve bu harika duvar resmini gordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saskinlik ve huzun dolu bir sesle soyle dedi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Ben bu resmi daha once gordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Ne zaman?' diye sordu Leonardo da Vinci, o da sasirmisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Uc yil once' dedi adam.. 'Elimde avucumda olani kaybetmeden once. O siralarda bir koroda sarki soyluyordum, pek cok hayalim vardi, bir ressam beni Isa'nin yuzu icin modellik yapmak uzere&lt;br /&gt;davet etmisti...'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iyi ve Kotu'nun yuzu aynidir...&lt;br /&gt;Her sey insanin yoluna ne zaman ciktiklarina baglidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paulo Coelho&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-117119794399791815?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/117119794399791815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=117119794399791815&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/117119794399791815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/117119794399791815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/02/65-iyi-ve-kotu.html' title='65 * IYI ve KOTU'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-117102984142029101</id><published>2007-02-09T16:02:00.000+02:00</published><updated>2007-02-09T16:04:01.673+02:00</updated><title type='text'>64* IZMIRLI OLMAK</title><content type='html'>Bu da benden buradaki tum Izmirli blogger dostlara ithafen olsun istedm:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Life'tan CEM BARRACUDA'nýn yazýsý.......... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Ýzmirli olmaya ve izmirli kalmaya....&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Güzel bir yazý bence okuyun....&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Cem Baracuda yaziyor...&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;"Bir senedir Ege Life dergisinde yaziyorum ya, imtiyaz sahibi,&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;yani "patron"&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Sevgili Cumhur Kucukkahveci, Ege Life'in geleneksel yazarlar&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;toplantisi icin beni Ýzmir'e davet etti.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Atladim ucaga gittim Ýzmir'e.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;O aksam hem yazarlar toplantisina katilacagim hem de gunduz Ýzmir&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;acenteleri ile gorusmeler yapacagim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Havas'in servisi ile direkt Karsiyaka'ya gectim. Ýlk toplantim&lt;br /&gt;&gt;&gt;orada.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Apartmanin bahcesinden girerken bir hanimla karsilastim.&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Gunaydin" dedi gulumseyerek.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Aha!... ne hos. Ama sasirdigim icin ben karsilik veremedim.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Bakakaldim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Apartmana girdim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Merdivenleri cikarken bir beyle karsilastim. Gulumseyerek bir&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gunaydin da ondan aldim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Allah Allah. Su "Ege Life'in kudreti"ni goruyor musun? Yavas&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;yavas Ýzmir'de beni tanimaya basladilar demek.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Neyse ilk ziyaretimi gerceklestirdim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýki saat sonra Konak'ta bir baska toplantim var. Dogru vapura.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Biletimi alacagim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Gisedeki memur da "gunaydin" dedi. Tanidi beni tabii ki... Gectim&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;turnikeden. Vapur geldi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Millet sakin sakin duruyor. Soyle sagima bir omuz, soluma bir&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;celme gectim one.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Kostum, girdim vapura. Herkesten once kaptim bir yer, oturuyorum.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Once yanimdaki, sonra karsimdaki ve daha sonra gelen delikanli da&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;"gunaydin" dedi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;E normal artik tabi. Kolay degil. Koskoca Ege Life'in koskoca&lt;br /&gt;&gt;&gt;yazariyim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Taniyacaklar beni.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ama o ne, herkes birbirine gulumseyip selam vermeye basladi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Hatta yanimdaki ogrenci oldugu anlasilan bir delikanli yerinden&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;kalkip bir kadina yer verdi, kadin da, kadinin kocasi da delikanliya&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;ayri ayri tesekkur ettiler. Neyse, Akraba olsalar gerek.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;On dakika sonra vapur yanasti. Ben yine calimlarima devam edip&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;insanlarin arasindan siyrilip hemen en one gectim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Vapur yanasmadan atladim. Her zamanki gibi basladim benden onde&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gidenlerle yarismaya. Ýlerideki direge kadar su kizi gecmeliyim.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Haydi oglum bastir.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ohh gectim. Simdi bir ilerideki direge kadar su ondeki sapkali&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;amcaya yetismeliyim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;O da tamam. Simdi... Ani bir fren ve durdum. N'oluyo yaa?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;N'apiyorsun oglum?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Nereye yetisiyorsun? . Daha bulusmana bir saat var. Dur bi..&lt;br /&gt;&gt;&gt;Sakin ol!&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Oturdum "pasaportta" (iskele yaninda bir semt) bir yere. Basladim&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'lileri gozetlemeye.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler gulumsuyor. Surat asma yok.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler birbirlerine "gunaydin" diyor, selam veriyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler yuruyor, itismiyor, yarismiyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler yere cop atmiyor, tukurmuyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler birbirlerini dinliyor, ayni anda konusmuyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler vapurda, otobuste okuyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Yesil yanar yanmaz zart-zurt korna calmiyor. Yurruu diye&lt;br /&gt;&gt;&gt;bagirmiyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler nazik.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler temiz.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir'liler guzel.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýzmir guzel&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Kendimi EFES'in kurulus efsanesindeki, tavada pisirdigi baligini&lt;br /&gt;&gt;&gt;kapan&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;kucuk yaban domuzunu (Jabali) kovalarken tesaduf eseri Efes'i&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;kesfeden balikciya benzettim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ben Ýzmir'i kesfettim. Ýzmirliyi kesfettim bu seyahatimde.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bu arada herkesin de Ýzmirli olamayacagini da kesfettim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Peki ben Ýzmirli olabilir miyim acaba?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Kocca bir soru isareti.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bu arada; Acaba neden hala bazi Ýzmirliler Ýstanbullu olmaya&lt;br /&gt;&gt;&gt;calisir?&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýste onu anlamam.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýstanbul'da tas ustunde tas mi kaldi? Ýstanbul'da dolasacak&lt;br /&gt;&gt;&gt;(tecavuze&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;ugranmayacak) park mi kaldi, Ýstanbul'da cantani capraz asmadan&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;dolasacak cadde mi kaldi, peki ya yuruyecek kaldirim var mi?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Nisantasi'nda kopek pisliklerine, Aksaray'da tukuruklere&lt;br /&gt;&gt;&gt;basmamak,&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;kaldirimlardaki arabalara cikmamak, Beyoglu'nda omuz yememek&lt;br /&gt;&gt;&gt;icin "slalom" yapmak zorunda kalmak hos mu?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Gunde 1.5 saat gidis, 1.5 saat donusten 3 saati yolda gecirmenin&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;8 saat uykuyu cikarinca maliyetinin 1 senede 54 gun (kabaca&lt;br /&gt;&gt;&gt;senede 2 ay yolda) oldugunu bilen var mi?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ya istanbul'da isten eve gelip tekrar eglenmeye cikmanin hemen&lt;br /&gt;&gt;&gt;hemen&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;imkansiz oldugunu, bu yuzden aksam disari cikacaklarin naylon&lt;br /&gt;&gt;&gt;torbada&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gece kiyafetini ve ayakkabisini yaninda ise goturmek zorunda&lt;br /&gt;&gt;&gt;oldugunu biliyor musunuz?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Karsida oturan annelerin ortalama ancak ayda 1 kez ziyaret&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;edilebildigini biliyor musunuz?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Sorarim "ortalama" bir Ýstanbulluya; En son apartmaninizda adini&lt;br /&gt;&gt;&gt;bile&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;bilmediginize emin oldugum komsunuzdan ne zaman tuz, kahve&lt;br /&gt;&gt;&gt;istediniz?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Birakin onu ne zaman ona gunaydin dediniz, selam verdiniz veya&lt;br /&gt;&gt;&gt;aldiniz?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Duzenli gorustugunuz kac arkadasiniz var?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýs ve para konusmadan en son ne zaman ve kiminle muhabbet&lt;br /&gt;&gt;&gt;ettiniz?&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bunlari bos verin.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;En son "sadece kendiniz icin" ne kadar vakit ayirdiniz ve ne&lt;br /&gt;&gt;&gt;zaman?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Hepsi bir yana, bir bayana kapiyi actiniz, otobuste veya vapurda&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;yer verdiniz.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Tesekkur mu bekliyorsunuz?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ne tesekkuru? Hazir olun, kadinin kendisinden veya kocasindan&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;"hoosst" diye karsilik alirsaniz sasirmayin.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Hadi Lutfen "herkesi kendin gibi zannetme" geyiklerine falan&lt;br /&gt;&gt;&gt;girmeyelim.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Ýstanbul'da durum budur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-117102984142029101?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/117102984142029101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=117102984142029101&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/117102984142029101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/117102984142029101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/02/64-izmirli-olmak.html' title='64* IZMIRLI OLMAK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116998259378457906</id><published>2007-01-28T13:08:00.000+02:00</published><updated>2007-01-28T13:09:54.196+02:00</updated><title type='text'>63* SON YILLARDA KADIN &amp; ERKEK  EVRIMI</title><content type='html'>CALISAN KADIN&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur, yemek&lt;br /&gt;&gt;&gt; yapar, çocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri düsükse kadin çalisirdi ve&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;çalisan kadina acinirdi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Kadin çalisiyorsa, evine bakamayacagi düsünülürdü, zaten kadin&lt;br /&gt;&gt;&gt; bekarken çalisiyor idiyse bile evlenince evinin kadini olurdu. 90'li&lt;br /&gt;yillara&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik çalismak ekonomik&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;olarak özgürlesmek istiyordu.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&gt;Önce üniversite okumaya ,sonra çalismaya basladi. Bu kadinin hosuna&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gitmisti. Çalisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik çalisan&lt;br /&gt;kadin&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;evli olmak degil bekar olup gününü gün etmek istiyordu. Yasasin&lt;br /&gt;&gt;&gt; özgürlük...&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan kadin artik iskolik olmustu, çalisiyor ve yükseliyordu.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Zirveye ulasmisti. Birçok sirkette once orta kademe, sonra üst kademe&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;yönetici kadin oldu. Doksanlarin sonuna gelindiginde sirketler&lt;br /&gt;yalniz ve iskolik 30lu yaslarinda kadinlarla doluydu.. Bu çalisan&lt;br /&gt;kadina yetmedi, çitayi&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;biraz daha yükseltti.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Artik hem evli ve hem de basarili çalisan kadin olmaliydi.&lt;br /&gt;Çalisan kadin&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;etrafina bakindi. Basarili, parali koca adaylari gözden geçirildi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu,&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;saraptan anlayan, 14 Subat'ta müthis sürprizler yapabilen, kimsenin&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;bilmedigi yerlerde basbasa tatillere götüren, yasamayi seven ve&lt;br /&gt;&gt;&gt; bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi. Yurt disindan gelinlikler&lt;br /&gt;getirtildi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Otellerde muhtesem dügünler yapilip, Maldivler'e ya da Bali'ye&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;balayina gidildi. Balayindan sonra çalisan kadin hizla is basi yapti.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Gündüzleri toplantidan toplantiya kostururken artik aksam yemegini de&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;düsünmeye baslamisti. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gömlekleri, pantolanlari ütülü mü, kiyafetleri kuru temizlemeciye&lt;br /&gt;gitti mi geldi mi, marketten alinacaklarin listesini çikar, is çikisi&lt;br /&gt;git&lt;br /&gt;al, eve gel, aksam yemegini hazirla....&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti. Üzülünce derdini&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza,&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gözyaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat kosturmak kadina&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is arasi&lt;br /&gt;çift vardiya&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;çalisan Kadinla doluydu.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Zaman geçiyordu. Çalisan kadin 35 ine yaklasiyordu. Biyolojik saati&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;"be-bek, be - bek" diye uyari vermeye basladi. Evet çalisan kadin&lt;br /&gt;hemen çigliklar atmaya basladi "Kariyer de yaparim Bebek de"&lt;br /&gt;diye...&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;doldurdular. Çalisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna&lt;br /&gt;uygun zamani seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Kimi tek, kimi ikiz ,kimi üçüz istedi. 1-2 ay sonra güzel haberler&lt;br /&gt;sirayla gelmeye basladi, çalisan kadinlar hamileydiler.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan kadin hem hamile, hem güzel olmak istedi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Hemen diyetisyenlere kosulup, özel hamile diyetleri alindi, bol bol&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, börek, erik&lt;br /&gt;aserilmiyor, karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi&lt;br /&gt;eslerden.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan kadin çocugunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;hamilelik, bebek büyütme kitaplari alindi, bir çok internet&lt;br /&gt;sitesine üye olundu, Yoga ve anne-baba kurslarina yazilindi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan hamile kadin artik gün gün takip ediyordu bebeginin&lt;br /&gt;gelisimini.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bugün 43. gün, bebegim üzüm tanesi gibi... 59. gün, parmaklari&lt;br /&gt;olustu... 89.gün, bugün ilk defa hiçkirdi... 210 uncu günden sonra&lt;br /&gt;artik bebegin&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;matematik zekasinin artmasi için Mozart dinletilecek. .Sonunda&lt;br /&gt;mutlu gün geldi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan kadin artik anneydi. 3-4 aylik izinden sonra çalisan kadin&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;öldürücü diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde isbasi yapmisti.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Artik basarili bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat&lt;br /&gt;çalisiyordu.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bebek büyüdükçe, sosyallesmesi için çalisan kadin cumartesilerini&lt;br /&gt;çocuguna ayirdi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Artik tüm anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar. Yas günü&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol, tenis ve&lt;br /&gt;yüzmekurslarinin biri&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;bitiyor, digeri basliyordu.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Çalisan kadina bu da yetmedi. Artik hem çalisiyor, hem iyi bir es&lt;br /&gt;olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu. Çalisan kadin&lt;br /&gt;çitayi birkez&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;daha yükseltti.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, reçeller yapmali, organik&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, çocuguna ve&lt;br /&gt;esine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari çok güzel&lt;br /&gt;süsleyebilmeliydi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bütün çalisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Evlerine ekmek yapma makinalari aldilar, toplanti aralarinda bir&lt;br /&gt;birlerine yemek tarifleri vermeye basladilar,&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;"Dün nefis bir çavdarli ekmek yaptim, istersen tarifini vereyim"&lt;br /&gt;"Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptim. Evdekiler bayildi. Bir&lt;br /&gt;aksam&lt;br /&gt;gelin de size de yapayim"&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bakalim çalisan kadin bundan sonra çitasini nereye yükseltecek?&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Gelelim erkege...&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;Bu süreç içerisinde çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyor,bira içiyor ve maça&lt;br /&gt;&gt;&gt; &gt;gidiyordu.. .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116998259378457906?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116998259378457906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116998259378457906&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116998259378457906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116998259378457906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/01/63-son-yillarda-kadin-erkek-evrimi.html' title='63* SON YILLARDA KADIN &amp; ERKEK  EVRIMI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116844501911525961</id><published>2007-01-10T18:03:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T18:03:39.350+02:00</updated><title type='text'>62* DUNYAMIZ OLUSMUS:)</title><content type='html'>Frans Lanting'in Dunya'nin olusumundan gunumuze kadarki tarihini enfes fotograflarla anlattigi projesi. Gezegenimizin ilk donemlerini animsatan yerlere gidip cekimler yapmis. Multimedya'nin muzikleri de Philip Glass'in. Asagidaki adrese tiklayin: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.lifethroughtime.com &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman ayirip siteyi incelerseniz, projenin asamalarini da &lt;br /&gt;ogreniyorsunuz. Fotograflarin ustune tikladiginizda, nerede cekildigi ve cekim oykuleri de yaziyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116844501911525961?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116844501911525961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116844501911525961&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116844501911525961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116844501911525961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/01/62-dunyamiz-olusmus.html' title='62* DUNYAMIZ OLUSMUS:)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116844393255459483</id><published>2007-01-10T17:41:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T17:45:32.720+02:00</updated><title type='text'>61 * BEGENMEYENI IADE ALIYORUM:)) KB</title><content type='html'>Sesli seyredin lutfen. &lt;br /&gt;Ve bence once sessize alip tamaminin inmesini bekleyin sonra sesi acip bir kerede izleyin- inerken takilmasin durmasin kesintisiz izleyin ki tadi tam ciksin ozellikle BUNUN:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.riemuras ia.net/kaatopaik ka/go.php? id=4749&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116844393255459483?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116844393255459483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116844393255459483&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116844393255459483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116844393255459483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/01/61-begenmeyeni-iade-aliyorum-kb.html' title='61 * BEGENMEYENI IADE ALIYORUM:)) KB'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116844365250224103</id><published>2007-01-10T17:39:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T17:40:53.123+02:00</updated><title type='text'>60* BIR TARAF HEP DAHA FAZLA SEVER</title><content type='html'>(turkce karakter yok - sorry, KB)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep böyle olur. Karý-koca ya da sevgili fark etmez. Taraflardan&lt;br /&gt;biri ötekini hep daha fazla sever.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla kýskanýr, daha fazla kýzar, daha fazla ister, daha &lt;br /&gt;fazla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani genellikle bir taraf daha baskýndýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öteki suskun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri kaçar, öteki kovalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri kontrol saðlama peþindedir, öbürü daðýtma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu düzen hiç deðiþmez. Sýraya da binmez. Yani bir gün o &lt;br /&gt;kýskanýyorsa iki gün sonra öteki kýskanmaz. Kim kýskanýyorsa&lt;br /&gt;ömür boyu o kýskanýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kýsacasý, nasýl baþladýysa öyle gider...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef çünkü bu durumda hep ayný taraf mutsuz olur. Huzursuz &lt;br /&gt;da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öteki ise yaramaz çocuklar gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep, ?bi bekâr olsam var ya...? duygusuyla yaþar. Hayatta&lt;br /&gt;boþanmayý falan düþünmez ama bunun hayalini kurar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boþanmanýn deðil ama... Bekâr olmanýn...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nasýl olacak derseniz, onu þimdiye kadar kimse bulamadý&lt;br /&gt;zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DELÝ MÝ NE?&lt;br /&gt;Bu yüzden hareketleri hep kuþku yaratýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapsa þüphe çeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmasa da çeker...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani aslýnda bir þey de yapmaz belki ama hep her an yapacakmýþ &lt;br /&gt;gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleri velfecri okur onlarýn.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani bir yerde otururken ne zaman baksanýz size baktýðýný&lt;br /&gt;gördüðünüz adamlar vardýr...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;?Deli mi ne?? dersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gözünüz de takýlýr ona. Bu sefer, sizin de ona baktýðýnýzý &lt;br /&gt;sanýr. Kurtulamazsýnýz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ýþte bu adamlar þanslý taraflardandýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani üzerine düþülen, kýskanýlan, daha çok sevilen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Þanslý taraftaki kadýnlar ise neþeli olanlardýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet. Etrafýnýza bakýn; evli kadýnlarýn çoðu neþesizdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybetmiþlerdir, unutmuþlardýr neþelerini, canlýlýklarýný...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerlerine kasvet çökmüþtür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazýlarý...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazýlarý keyiflidir. Hatta kahkaha falan atarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynen öyle. Çoðu onu bile unutmuþtur. Ýçleri çürümüþtür. &lt;br /&gt;Çürütülmüþtür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim çürütmüþtür, bilin bakalým...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama benim dediðim keyifli olanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ýþte onlar þanslý taraftaki kadýnlardýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kýskanýlan, üzerine düþülen, daha çok sevilen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÞÖYLE DURUMLAR YAÞANIR &lt;br /&gt;Taraflardan biri ötekini daha fazla sever.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Þöyle durumlar yaþanýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri ?Biz çok mutluyuz, birbirimizi de çok seviyoruz? derken&lt;br /&gt;öteki susar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri, içinde aldatma geçen filmlerden nefret eder, öteki &lt;br /&gt;bunlarý kahkahalarla seyreder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri gezmeyi sever öteki evi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri yalnýz tatile gitmeyi ister öteki bunu duymak dahi&lt;br /&gt;istemez. Zaten öyle bir hava yaratýr ki bu ona söylenemez&lt;br /&gt;bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri iþini evinden daha çok sever öteki ailesini.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri bayramlardan ve yýlbaþý tatillerinden nefret eder ötekiyse&lt;br /&gt;bayýlýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadýn da erkek de kýskanýldýkça þýmarýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Þýmardýkça da kýskanýlýr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir kýsýr döngü yani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gonderen eklemis noty olarak ----- Benden küçük bir not: Dün akþam biri bana anlatsýn programýnda&lt;br /&gt;erkekler&lt;br /&gt;kadýnlarýn ne istediðini tartýþýyordu. Adamýn biri dedi ki: "Kadýnlar biz &lt;br /&gt;erkekler için en yakýn arkadaþlarýndan bile vazgeçiyorlar. Bulduklarý her&lt;br /&gt;boþluðu sevgilileriyle geçirmek istiyorlar. Oysa onlardan bunu isteyen yok&lt;br /&gt;aslýnda. Çünkü biz arada sýrada erkek erkeðe takýlmak, maç seyretmek &lt;br /&gt;isteriz. Yani kendi hayatýmýzý da yaþamak isteriz. Ama kadýnlar sevgilileri&lt;br /&gt;olduðunda kendi özel hayatlarýný unutuyorlar ve kendilerini sevgililerine&lt;br /&gt;adýyorlar."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116844365250224103?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116844365250224103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116844365250224103&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116844365250224103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116844365250224103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/01/60-bir-taraf-hep-daha-fazla-sever.html' title='60* BIR TARAF HEP DAHA FAZLA SEVER'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116807734325252805</id><published>2007-01-06T11:48:00.000+02:00</published><updated>2007-01-06T11:55:43.423+02:00</updated><title type='text'>58 * DEGISIK YENIYIL DILEKLERI</title><content type='html'>My Wish for You in 2007&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;May peace break into your house and may thieves come to steal your debts. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;May the pockets of your jeans become a magnet of $200 bills. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;May love stick to your face like Vaseline and may laughter assault your lips! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;May happiness slap you across the face and may your tears be that of joy. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;May the problems you had, forget your home address! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In simple words ............&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;May 2007 be one of the best years of your life!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116807734325252805?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116807734325252805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116807734325252805&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116807734325252805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116807734325252805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/01/58-degisik-yeniyil-dilekleri.html' title='58 * DEGISIK YENIYIL DILEKLERI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116807685674838190</id><published>2007-01-06T11:46:00.000+02:00</published><updated>2007-01-06T11:47:36.840+02:00</updated><title type='text'>58 * JEROME MURAT GOSTERISI</title><content type='html'>Ben cok sevmistim bu gosteriyi, kaybolmadan buraya da koyayim.&lt;br /&gt;Heleki muzikleri benim hitlerimden MISSION filminin olunca:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.youtube.com/watch?v=If6gUDsEbkA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116807685674838190?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116807685674838190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116807685674838190&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116807685674838190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116807685674838190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/01/58-jerome-murat-gosterisi.html' title='58 * JEROME MURAT GOSTERISI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116807669501845431</id><published>2007-01-06T11:43:00.000+02:00</published><updated>2007-01-06T11:44:57.110+02:00</updated><title type='text'>57 * KENDIMIZ ICIN YAPALIM</title><content type='html'>The Eight Irresistable Principles of Fun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.eightprinciples.com/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116807669501845431?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116807669501845431/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116807669501845431&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116807669501845431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116807669501845431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2007/01/57-kendimiz-icin-yapalim.html' title='57 * KENDIMIZ ICIN YAPALIM'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116412457472284775</id><published>2006-11-21T17:55:00.000+02:00</published><updated>2006-11-21T17:56:15.343+02:00</updated><title type='text'>56  * OLMEZLER:(</title><content type='html'>"Sen de dedem gibi olecek misin, anneanne?" sozleri hasta odasinda yogun&lt;br /&gt;sessizlik yasanmasina neden olmustu. Geçirdigi ameliyatlardan sonra&lt;br /&gt;pek toparlayamamis yasli bayan hastamizi ilkokula yeni baslamis torunu ve&lt;br /&gt;kizi ziyarete gelmisti. Kucuk cocuklari hasta ziyaretine kabul etmememiz&lt;br /&gt;baslangicta sorun yaratmis, kisa sureli ziyaret için izin koparmislardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta odasinda ana kiz konusup dertlesirken torun araya girip sormustu o can&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sIkIcI soruyu. Kafami egip elimdeki dosya ile ilgileniyormus gibi yaptim.&lt;br /&gt;Hastamiz torununu yatagin kenarina oturttu. Ellerini tutarak "simdi degil,&lt;br /&gt;iyilesip eve dönecegim,merak etme. Hemen olmeyecegim. Ama er veya gec&lt;br /&gt;hepimiz ölecegiz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Torun yanittan pek tatmin olmus gibi degildi.&lt;br /&gt;-Ama bu haksizlik, anneanne. olunce onlari bir daha goremiyoruz. Dedemi cok&lt;br /&gt;ozledim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Merak etme, insanlar olunce gorunmez olurlar ama hepten yok olmazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Torun bir sure ananesinin boynundaki kolye ile oynayarak dusundu. Sonra&lt;br /&gt;"Peki insanlar ne oluyor, olunce" diye sordu.&lt;br /&gt;Anneanne once bana sonra kizina bakti. Torununun sacini oksayarak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bir sekilde aramizda oluyorlar, olenler. Kimi bir renk,kimi tat veya koku&lt;br /&gt;kimi de dokunus olup geri geliyorlar. Mesela rahmetli annemin yaptig puf&lt;br /&gt;boregini hic unutmadim. Nerede o kokuyu veya tadi bulsam annemin orada&lt;br /&gt;yanimda oldugunu bilirim. Dedeni ise saclarimdaki dokunus ile hatirlarim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerede bir ruzgar saclarimi oksasa dedenin yanimda oldugunu dusunur,&lt;br /&gt;sevinirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Peki sen olunce ne olup geleceksin, anneanne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Onu sen bileceksin. Beni nasil hatirlamak istersen o sekilde gelecegim&lt;br /&gt;yanina.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziyaret kisa surmustü. Onlar odadan çiktiktan sonra hastamiz torununu cok&lt;br /&gt;ozlemis oldugunu belirterek ziyarete engel olmadigimiz icin tesekkur etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bu kucuk torunumu buyugunden daha cok seviyorum, doktor bey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Torunlariniz arasinda aiyrim yapmamaniz gerekmez mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Haklisiniz ama boyle olmasinda biraz kizimin da kabahati var. ilk cocugunu&lt;br /&gt;cabuk buyutmeye cabaladi.&lt;br /&gt;Kendince basardi da. Ama hepimizden uzak soguk, biri oldu cikti buyuk&lt;br /&gt;torunum. simdi hepimiz yakiniyoruz ama is isten gecti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Neden böyle oldu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ne yazik ki, kizim da digerleri gibi zamane annelerinden oldu. cocugunu en&lt;br /&gt;iyi sartlarda, en iyi okullarda en iyi egitim ile yetistirecegim diye&lt;br /&gt;tutturdu. cocugun almadigi ders kalmadi neredeyse. Bale, piyano, tenis,&lt;br /&gt;yuzme dersleri yetmedi kolejlerde okuttu. Onunla birlikte ders calisip&lt;br /&gt;sinavlara birlikte girdi sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;simdi adi sani duyulmus kolejlerden birinde okuyor. Ama hepimizden&lt;br /&gt;uzaklasti. Derslerinden baska oyun bilmeyen soguk biri oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sure sustu, soluklandi. Elimi tutup yataginda dogruldu.&lt;br /&gt;Yastiklarini duzelttim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Zamane anneleri boyle oluyor iste. cocuk yetistirmeyi yemek yapmak&lt;br /&gt;saniyorlar. Parayi bastirip en donanimli mutfakta en iyi malzemeleri&lt;br /&gt;kullanirsa yemegin mükemmel olacagini hayal ediyor, ortaya cikan yemege&lt;br /&gt;bakip neden lezzetli olmadigini soruyor, kabahati mutfakta veya malzemede&lt;br /&gt;ariyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendilerine hic kabahat bulmuyorlar. Halbuki elinin emegi, sabri,&lt;br /&gt;ozeni olmadikca lezzeti yakalayamazsin. Hele bir sarma sarsinlar da&lt;br /&gt;goreyim ben onlari. Bu kez de "o kadar emek verdim, kimseye&lt;br /&gt;yedirtmem" diye tutturur bunlar. Sanki analarindan boyle gorduler.&lt;br /&gt;Hayat kolaylasip hizlandikca her seyin ayni kolaylikla yapilacagini saniyor&lt;br /&gt;bu zamane anneleri.&lt;br /&gt;cocuklarini da cabuk buyutmeye ugrasiyorlar. Onlari hizli&lt;br /&gt;yaslandirdiklarinin farkinda bile degiller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani?&lt;br /&gt;-cocuk bu, yetistg»i ortamdaki insanlara anne babasina benzeyecek elbet.&lt;br /&gt;cocuk onlara benzemeye basladikca anneler kendi begenmedigi yonlerini&lt;br /&gt;cocuklarinda gorup kiziyor, nerede hata yaptiklarini bulmaya cabaliyorlar.&lt;br /&gt;ikinci cocukta ise o ilk heves kalmiyor da oyle kurtariyor onlar&lt;br /&gt;kendilerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bogazi kurumustu.&lt;br /&gt;Bir yudum su icip eskiden ailelerin ilk cocuklarinin agabey ve abla&lt;br /&gt;agirligi ile yetistirildigini ilk cocuklarin aileyi iyi yansitma&lt;br /&gt;gorevi oldugu icin daha degerli oldugunu ama artik devrin degistigini&lt;br /&gt;ailelerin kendilerini degil de hayallerini cocuklarina yukledigini ilk&lt;br /&gt;cocuktan sonra gelenlerin ise daha ozgur olgunlasip aileye daha&lt;br /&gt;cok benzedigini anlatti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkac gun sonra hastamizin basucunda suluboya bir resim vardi. Mavi&lt;br /&gt;gokyuzunde sapsari gunes ve bir de ucurtma ucuran kiz cocugu vardi resimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastamiz resim ile ilgilendigimi gorunce okumakta oldugu gazetesinden&lt;br /&gt;kafasini kaldirip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Torunum benim icin yapmis bu resmi, doktor bey. Resimdekii kiz kendisiymis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karar vermis, ben olunce resimdeki gokyuzunun mavisi olacakmisim onun icin.&lt;br /&gt;Gokyuzune her baktiginda benim yaninda oldugumu bilecekmis, boylelikle. Bu&lt;br /&gt;simsicak gunes ise dedesiymis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gozleri dolmustu. Birkac damla yas suzuldu gozlerinden.&lt;br /&gt;"Torunumun gozunde gokyuzunun mavisi olacakmisim, dedesi de hepimizi&lt;br /&gt;isitan gunes. Daha ne olsun?" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ogle arasinda bahceye çiktim.&lt;br /&gt;islatan Yagan yagmurun ardindan masmavi gokyuzunde acan gunes, sicakligini&lt;br /&gt;iyice hissettiriyor, agaclar sonbahara hazirlaniyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116412457472284775?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116412457472284775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116412457472284775&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116412457472284775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116412457472284775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/11/56-olmezler.html' title='56  * OLMEZLER:('/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116368017803562404</id><published>2006-11-16T14:28:00.000+02:00</published><updated>2006-11-16T14:29:39.033+02:00</updated><title type='text'>54 * THIRTY SOMETHING WOMEN</title><content type='html'>&gt;Otuz yasini asmis kadinlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Andy Rooney der ki...&lt;br /&gt;" Yasim ilerledikce, en cok otuz yasini asmis bayanlara deger vermeye basladim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste bunun sebeplerinden birkaci:&lt;br /&gt;Otuz yasini gecmis bir kadin asla sizi gecenin bir yarisi uyandirip "ne dusunuyorsun?" diye sormaz.&lt;br /&gt;Umurunda degildir cunku ne dusundugunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eger otuzunu asmis bir kadin TV deki maci seyretmek istemiyorsa, soylene soylene TV 'nin karsisinda yaninizda oturmaz.&lt;br /&gt;Yapmak istedigi bir seyi yapar.&lt;br /&gt;Ve bu genellikle daha enteresan birseydir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz yasini asmis bir kadin kendini yeterince iyi tanir ve kendinden emindir...&lt;br /&gt;Kim oldugunu, ne oldugunu, ne istedigini, ve kimden istedigini bilir.&lt;br /&gt;Otuzunu asmis cok az kadin onun hakkinda ya da yaptiklari hakkinda ne dusundugunuzu onemser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz yas ustu kadin cogunlukla buyuk asklara, omur boyu surecek bagliliklara doymustur.&lt;br /&gt;Hayatinda en son ihtiyaci oldugu sey bir baska miz miz, devamli soylenen, ne yapacagina karisan, yapiskan bir asiktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuzunu asmis kadin, agirbaslidir.&lt;br /&gt;Bir operanin ortasinda ya da Pahali bir restoranda sizinle ciglik cigliga kavga etmesi cok nadirdir.&lt;br /&gt;Ha tabi hakettiyseniz, sizi vururken de hic tereddut etmez, sonuclarina katlanmayi da planlayarak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuzunu asmis kadin ovguler yagdirmakta cok bonkordur, cogu hak edilmemis bile olsa...&lt;br /&gt;cunku takdir edilmemenin ne oldugunu iyi bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuzunu asmis kadin sizi bayan arkadaslariyla rahatlikla tanistiracak kadar kendine guvenir.&lt;br /&gt;Daha genc bir kadin, en iyi arkadasini bile gormezlikten gelebilir, yanindaki adama guvenmedigi icin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz yasin ustundeki kadin sizin onun arkadasina ilgi duymanizi hic sallamaz, arkadasinin onun aldatmayacagini bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadinlar yaslari ilerledikce medyumlasirlar.&lt;br /&gt;Ona gunah cikarmaniza Hic gerek yoktur, Onlar her bir haltinizi bilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz yasini asmis bir kadin Kipkirmizi bir ruj surdugunde bu ona cok yakisir.&lt;br /&gt;Ama daha genc kadinlarda boyle degildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz ustu kadinlar aciksozlu, dogrucu ve durustturler.&lt;br /&gt;Ne kadar geri zekali oldugunuzu bir cirpida acik acik soyleyiverir, eger bir geri zekali gibi davrandiysaniz.&lt;br /&gt;Onun icin ne anlam tasidiginizi merak etmenize gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bircok sebepten Otuz yasini asmis kadinlari begeniyor ve takdir ediyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116368017803562404?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116368017803562404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116368017803562404&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116368017803562404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116368017803562404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/11/54-thirty-something-women.html' title='54 * THIRTY SOMETHING WOMEN'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116351420733912044</id><published>2006-11-14T16:20:00.000+02:00</published><updated>2006-11-14T16:23:29.846+02:00</updated><title type='text'>53 * MUMLARIN OYKUSU (ZEYNOGUN'e ithafen)</title><content type='html'>(bu guzel oykuyu bizimle paylasan Sevgili &lt;a href="http://zeynogun.blogspot.com/2006/11/hepsi-geecek.html"&gt;Zeynogun&lt;/a&gt;e tskler)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mumların Öyküsü!..&lt;br /&gt;“”Dört tane mum usul usul yanıyordu...&lt;br /&gt;Ortalık o kadar sessizdiki, mumların konuşmalarını duyabiliyordunuz...&lt;br /&gt;Birinci mum dediki:&lt;br /&gt;''Ben BARIŞ'ım.! &lt;br /&gt;Ama kimse benim yanmama yardımcı olmuyor.Sanırım yakında söneceğim.''&lt;br /&gt;Alevi hızla azaldı ve sonunda tamamen söndü.&lt;br /&gt;İkinci mum:&lt;br /&gt;''Ben VEFA'yım.!&lt;br /&gt;Ne yazıkki artık vazgeçilmez değilim.Onun için,bundan sonra yanıp durmamın bir anlamı kalmadı.''&lt;br /&gt;Sözlerini tamamladığında esen hafif bir rüzgar onu tamamen söndürdü...&lt;br /&gt;Sırası geldiğinde üçüncü mum, hüzünlü bir sesle dediki:&lt;br /&gt;''Ben SEVGİ'yim !&lt;br /&gt;Yanacak gücüm kalmadı. İnsanlar beni unuttu,değerimi anlamıyorlar. En yakınlarını sevmeyi bile unuttular.''&lt;br /&gt;Vefa'da daha fazla beklemeden sönüp gitti...&lt;br /&gt;Ansızın..!&lt;br /&gt;Odaya bir çocuk girdi ve üç mumunda yanmadığını gördü.&lt;br /&gt;''Neden yanmıyorsunuz? Sizin sonsuza kadar yanmanız gerekmiyor muydu?'' dedi.&lt;br /&gt;Ve ardından ağlamaya başladı...&lt;br /&gt;O zaman dördüncü mum konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;''Korkma, ben yandığım sürece öteki mumlarıda yeniden yakabiliriz, ben UMUT'um!''&lt;br /&gt;Çocuk parlayan gözleriyle UMUT mumunu aldı ve öteki mumları birer birer yaktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UMUT ışığı yaşamımızdan hiç eksik olmamalı...&lt;br /&gt;...Ki hepimiz onunla birlikte VEFA'yı, BARIŞ'ı ve SEVGİ'yi yaşatabilelim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116351420733912044?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116351420733912044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116351420733912044&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116351420733912044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116351420733912044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/11/53-mumlarin-oykusu-zeynogune-ithafen.html' title='53 * MUMLARIN OYKUSU (ZEYNOGUN&apos;e ithafen)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116341557061703309</id><published>2006-11-13T12:58:00.000+02:00</published><updated>2006-11-13T12:59:30.800+02:00</updated><title type='text'>52* BEN UST DALDAYIMMM:)</title><content type='html'>BEN UST  DALDAYIIIIM :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elma ve Sarap Kadinlar agactaki elma gibidir.&lt;br /&gt;En iyileri en ust dallarda bulunur.&lt;br /&gt;Erkeklerin cogu dusup incinmekten korktuklari icin ust dallara uzanmak istemezler.&lt;br /&gt;Onun yerine Yere dusmus curukleri toplarlar cunku onlari elde etmek daha kolaydir.&lt;br /&gt;Yukaridaki elmalar ise Kendilerinde ararlar sucu ve Sorarlar, nerede hata yapiyorum diye.&lt;br /&gt;Aslinda gercekten hatasiz ve muhtesemlerdir.&lt;br /&gt;Sadece dogru erkegin ortaya cikip cesaretini ve yuregini toparlayip o ust dallara ulasmasidir butun olay.&lt;br /&gt;Lutfen bu gercegi iyi elma olan butun kadinlarla dalindan toplanmis olsalar bile paylasin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler ise ...&lt;br /&gt;erkekler ise iyi birer sarap gibidir.&lt;br /&gt;Koruk olarak baslarlar, mayhos ve tatsiz...&lt;br /&gt;Kadinlar tarafindan  canlari cikana kadar cignendikten sonra ancak bir yemegin yaninda gidecek kadar tatlanirlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116341557061703309?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116341557061703309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116341557061703309&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116341557061703309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116341557061703309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/11/52-ben-ust-daldayimmm.html' title='52* BEN UST DALDAYIMMM:)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116341270964986771</id><published>2006-11-13T12:10:00.000+02:00</published><updated>2006-11-13T12:13:57.303+02:00</updated><title type='text'>51* ASK NEDIR?</title><content type='html'>Yalnız Olanlara;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk bir kelebek gibidir, pesinden koştukça hep senden kaçar..&lt;br /&gt;En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna dokunuverir...Aşk mutlu eder, bazen de üzer ama aşk özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilisi Olanlara;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir,seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insani bulmaktır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çapkınlara;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme..  İçinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme..  Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme..&lt;br /&gt;Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme,çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evli Olanlara;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir...  "neredesin"&lt;br /&gt;yerine "ben buradayım" diyendir..  "nasıl yaparsın" yerine "niye yaptığını anlıyorum" diyendir..  ve aşk "keşke" yerine daima "iyi ki" diyendir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbi Kırık Olanlara;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve ilacı bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşık Olmaktan Korkanlara;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşka düş ama tökezleme,anla ama bekleme, paylaş ama isteme,yaralan ama asla acıyı içinde büyütme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğini Fazla Sahiplenenlere;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa,o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkını İtiraf Etmeye Çekinenlere;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir,sevdiğin seni terk edince daha da çok acı verir ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç fırsat vermemektir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatin en hüzünlü ani, deli gibi sevdiğin insanin buna hiç değmediğini gördüğün andır ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır...&lt;br /&gt;Senin aşkını şu gün hak etmeyen, bilki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir...&lt;br /&gt;Bırak, gitsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Müşfik Kenterin kalemine saglik,...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116341270964986771?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116341270964986771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116341270964986771&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116341270964986771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116341270964986771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/11/51-ask-nedir.html' title='51* ASK NEDIR?'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116281337166366341</id><published>2006-11-06T13:34:00.000+02:00</published><updated>2006-11-06T13:47:28.366+02:00</updated><title type='text'>50 * DOKUNMADAN YASAMAK (NILLY'ye ithafen- ilk link verisim:))</title><content type='html'>YAŞAMIMIZ VE YENİ NESİL HAKKINDA! &lt;br /&gt;Almanya da ilk düzenli şehir içi ulaşım seferleri ile başlangıçta orta ve alt sınıftan insanlar kenti bir ucundan bir ucuna gezme imkanına kavuştuklarında, Alman sosyolog Georg Simmel o korkunç teşhisi koymuştu; &lt;br /&gt;"İnsanlık tarihinde ilk kez iki insan yan yana bu kadar yakın oturup, bedenlerine dokundukları halde saatlerce birbirleriyle konuşmadan yolculuk yapıyorlar" Bir iletişimci olarak beni ilgilendiren, düşündüren, kaygılandıran bir saptama bu. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;"X KUŞAĞI". Bu yalnızlığa nicedir aşinayız. Çocuklarımız bir süredir, uyku öncesi masallarını yataklarının başucuna konan bir teypten dinliyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Oyunlarını bilgisayarda oynuyorlar.  Derslerini videodan izliyorlar, kahramanlarını televizyondan seçiyor, sevgilileriyle internette buluşuyorlar. Bütün bunlar olup biterken bir odanın içinde yapayalnızlar.   &lt;br /&gt;Yüzyılın bizi getirip bıraktığı nokta  burası..... &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Onlara "Biberon kuşağı" demek geliyor içimden. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;80 lerin ekonomik özgürlüğünü kazanmış, "yuppie" annelerinin "memelerim sarkar" endişesiyle emzirmeden yetiştirdiği bebekler, büyüyüp yüzyılın sonunda ergen oldular. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Daha cinsellikle tanışamadan, AIDS ile karşılaştılar. Doğum Kontrol haplarının yaygınlaşması sayesinde özgür seksin kapısını aralayan ebeveynlerinin aksine, tanımadıkları bir virüs yüzünden özgür seksin kapısını çektiler.   &lt;br /&gt;Bu korkunun zoruyla, giderek yalnızlığın güvenli ıssızlığını keşfettiler. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Şimdi "dokunmadan yaşamanın" tadını çıkarıyorlar. Markete gitmeden, internetten sipariş verip, bilgisayar aracılığıyla alışveriş yapıyor, doktorlarına röntgen filmlerini "mail"leyip, uzaktan muayene oluyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Onlara "X kuşağı" da deniliyor ; "ölü kuşak" ya da "ne idiğü belirsiz nesil" anlamında... &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;En belirleyici özellikleri yalnızlıkları... &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Danstan, "bir bele sarılmanın  hazzı"nı anlayan büyüklerinin aksine, kulaklarında walkmanle "techno" ritminde tek başına dans etmekten haz alıyorlar. Sofra başında aileyle birlikte değil, odalarında ekran karşısında veya burgercide ayaküstü, ama mutlaka yalnız "atıştırmayı" tercih ediyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Gazete okumuyor, "göz atıyor"lar. DVD deki filmi zıplayarak izliyor, kitabı sayfa atlayarak okuyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Internette gezinirken, aynı anda telefonla konuşabiliyor, yemek yiyebiliyor, televizyon izleyebiliyor ve dergilere göz atabiliyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Uzun sevişmeler yerine üstünkörü "dokunuş"ları, uzun konuşmalar yerine, kısa "sunuş"ları seviyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;"Internette gevezelik" sitelerinden birine girip, yarattıkları yeni dili görmelisiniz. Hep bir yere yetişme  telaşındaymış gibi düşünen, konuşan, yazan bir neslin kendine özgü dilini kuruyorlar; &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;"Hi" ile başlayıp "Bye" ile biten "N aber" sorusunun "N olsun" diye yanıtlandığı garip bir geyik muhabbeti..... &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;En çok, kitapçılarda "ünlü Roman özetleri" türünden kitaplar görünce onları anımsıyorum. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Yüzyılın başındakilerin hayata bakışlarımı değiştiren kitapların sadece konularıyla ilgileniyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Sağlıklı yaşıyor, iyi kazanıyor, kolay harcıyorlar....hem parayı hem dostlarını..... &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Markalarını, okullarını, kariyerlerini, ailelerinden, arkadaşlarından, fikirlerinden daha çok önemsiyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Hayatı "zap" layarak yaşıyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bilgisayarlarında olduğu gibi özel hayatlarında da "sörf" yapmayı, derine dalmadan yüzeysel ilişkiler kurmayı,  kök salmadan dolaşmayı yeğliyorlar. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bu "kök salamama" meselesi, Türkiye açısından özellikle önemli.... &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Geçenlerde bir arkadaşım "Farkında mısın ? "dedi, "hiçbirimiz dedemizin mezarının olduğu kentte oturmuyoruz artık". Hrant Drink in televizyonda anlattığı öykü daha da dramatikti. Her gittiği yeri çiçeklerle bezeyen bir dostunun, son yerleştiği evinin bahçesini çırılçıplak bulunca nedenini sormuş.  Hrant şu yanıtı almış; &lt;br /&gt;"Ne zaman bir ağac ektim de meyvesini yiyebildim ki...." &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Öylesine köksüz, öylesine göçebe, öylesine gezgin bir toplumuz ki hala... Yerleşemedik gitti... Dedelerimizin mezarlarının olduğu yerleri terk ettikten sonra, ilkin evimizi, derken işimizi, aşımızı ve nihayet bütün yaşamımızı  değiştirdik. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Bütün bunlar yarım asır içinde olup bitti ve hepimizde öyle bir travma yarattı ki, hala altından kalkamıyoruz. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.candundar.com.tr/"&gt;Can Dündar&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116281337166366341?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116281337166366341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116281337166366341&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116281337166366341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116281337166366341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/11/50-dokunmadan-yasamak-nillyye-ithafen.html' title='50 * DOKUNMADAN YASAMAK (NILLY&apos;ye ithafen- ilk link verisim:))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116100043252134223</id><published>2006-10-16T15:00:00.000+03:00</published><updated>2006-11-06T13:45:37.543+02:00</updated><title type='text'>49 * KIZ ARKADASLARIMIZ</title><content type='html'>Tüm Kiz Arkadaslara Sevgiyle...                   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem "Kiz arkadaslarini unutma" diye tavsiyede bulunmustu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yasin ilerledikçe senin için daha önemli olacaklar,&lt;br /&gt;kocani-çocuklarini &lt;br /&gt;ne kadar çok seversen sev, yine de kiz arkadaslarina ihtiyaç&lt;br /&gt;duyacaksin.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlarla bir yerlere gitmeyi ihmal etme..&lt;br /&gt;Onlara vakit ayir ve kiz arkadaslarini daima hatirla.. &lt;br /&gt;Onlar sadece arkadaslarin degil..&lt;br /&gt;Senin kardeslerin, kizlarin..." demisti.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ne kadar komik bir ögüt. Daha yeni evlenmedim mi ?&lt;br /&gt;Artik ben evli bir &lt;br /&gt;kadinim. Kiz arkadaslarina ihtiyaç duyan bir genç kiz&lt;br /&gt;degilim ki. Bundan sonra kocama hayatimi adamak, yapacagim tek sey olacak" &lt;br /&gt;diye düsünmüstüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yillar geçtikçe, çocuk olsa da ya da olmadikça, kocalardan &lt;br /&gt;bosandikça, sevgililerin biri gidip digeri geldikçe, annemin&lt;br /&gt;dediklerinin &lt;br /&gt;ne anlama geldigini çok iyi anladim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman geçiyor.. &lt;br /&gt;Hayat akiyor..&lt;br /&gt;Mesafe ayiriyor..&lt;br /&gt;Ask büyüyor.. Sonra azaliyor..&lt;br /&gt;Kalpler kiriliyor..&lt;br /&gt;kocalar evde bir yerde duruyor.. &lt;br /&gt;Veya evlilikler mahkemede son buluyor..&lt;br /&gt;sevgililer degisip duruyor.. &lt;br /&gt;Erkekler arayacaklarini söyleyip, aramiyor..&lt;br /&gt;İsler geliyor ve gidiyor.. &lt;br /&gt;Ebeveynler ölüp gidiyor..&lt;br /&gt;Komsular degisiyor..&lt;br /&gt;Ama kiz arkadaslar hep oradalar...&lt;br /&gt;Siz onlari birakmadiginiz sürece..&lt;br /&gt;Geçen yillar ve arada kaç km. mesafe oldugu hiç önemli degil..&lt;br /&gt;Bir kiz arkadas, hiçbir zaman ona ihtiyaç duydugumuzdan &lt;br /&gt;daha uzak degil..Hayatiniz içinde, öyle ya da böyle, yakin ya da uzak..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116100043252134223?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116100043252134223/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116100043252134223&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116100043252134223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116100043252134223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/49-kiz-arkadaslarimiz.html' title='49 * KIZ ARKADASLARIMIZ'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116082450517376674</id><published>2006-10-14T14:13:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T14:15:23.010+03:00</updated><title type='text'>48 * KAYBOLAN ZAMANIMIZ</title><content type='html'>Zamanımızı Planlayarak Zaman Kazanabiliriz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciyken defalarca izlediğim ve bugün bile özlediğim bir film: Ölü&lt;br /&gt;Ozanlar Derneği. Onca yıl geçti, Öğretmen John Keating’in sınıfındaki&lt;br /&gt;öğrencilere söylediği “Günü yakalayın çocuklar, yaşamlarınızı olağanüstü&lt;br /&gt;kılın.” cümlesi hiç çıkmadı zihnimden. Yaşadığım anın değerini düşünerek&lt;br /&gt;yaşamaya çalıştım hep. İş hayatında yine sıklıkla üzerinde düşündüğüm bir&lt;br /&gt;kavram oldu zaman. Zamanımı nasıl daha verimli kullanabilirim? İşlerimi&lt;br /&gt;nasıl planlamam gerekir? Nereden başlamalıyım? Neye ne kadar zaman&lt;br /&gt;ayırmalıyım? Neleri erteliyorum? Önceliklerim neler? Zaman kaybını&lt;br /&gt;önleyebilir miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanın tekrarı yok, hep ileriye doğru akıp gidiyor ve o en değerli&lt;br /&gt;hazinemiz. Hayat kalitemiz zaman kalitemizle aynı anlama geliyor.&lt;br /&gt;Çoğumuz gerek iş yaşamımızda, gerek özel yaşamımızda zamanın bize&lt;br /&gt;yetmediğinden, işlerin yetişmediğinden, yapmak istediklerimizi yapamamaktan&lt;br /&gt;yakınıp duruyoruz. Zaman en değerli hazinemizken, zamanı doğru&lt;br /&gt;yönetemediğimizde onu bir baskı unsuru gibi görüyor, hayatlarımızı bir&lt;br /&gt;yarışa, karmaşaya döndürüyoruz, yaşamlarımız üzerindeki kontrolümüzü&lt;br /&gt;kaybediyoruz. Oysa bilinen basit bir gerçek var “Zamanı yönetmek yaşamı&lt;br /&gt;yönetmektir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde yaşadığımız yüzyıl, zaman yönetimini daha da önemli bir hale&lt;br /&gt;getiriyor. Yapılması gereken ve yapmayı arzuladığımız onca şey var ve zaman&lt;br /&gt;çok kısa…Sahi gün herkes için 24 saat değil miydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı algılayışımızda ve yaşayışımızdaki farklılıklar yaptığımız işi,&lt;br /&gt;yaptığımız iş ne olursa olsun, sevip sevmememizden kaynaklanıyor. Eğer&lt;br /&gt;yaptığımız işi seviyorsak, severek emek verdiğimizde zamanı düşünmüyoruz&lt;br /&gt;bile. Zaman verimli bir şekilde akıp gidiyor. Ancak yine de doğru bir&lt;br /&gt;planlama her zaman işe yarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmayı düşündüğümüz işleri planlarken, onları; “önemli”, “önemli değil”,&lt;br /&gt;“acil”, “acil değil” kategorilerine ayırarak başlayabiliriz. Yaptığımız bu&lt;br /&gt;önceliklendirme işlerimizi kolaylaştırır. Acil ve önemli olanları&lt;br /&gt;tamamlayarak, acil olmayan ve önemli olmayanlarla devam edebiliriz. Elbette&lt;br /&gt;bu konuda kendimize karşı dürüst olmak ve doğru önceliklendirme yapmak çok&lt;br /&gt;önemlidir. Yapmaktan sürekli kaçarak ertelediğimiz acil ve önemli işlerin&lt;br /&gt;geciktirilmesi ileride ciddi sorunlara yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanımızı nasıl kullanacağımız konusunda öyle çok seçeneğimiz var ki;&lt;br /&gt;sadece seçim yapmak bile zaman alabilir. Ama doğru önceliklendirmeyi yapıp&lt;br /&gt;işe koyulduğumuzda, kararlılığımız ve gayretimiz bizi başarıya&lt;br /&gt;götürecektir. Hem iş hayatımızda, hem özel hayatımızda hedeflerimizi,&lt;br /&gt;yapmak istediklerimizi çok iyi belirleyip, amaçlarımıza ulaşmak için&lt;br /&gt;izleyeceğimiz yol haritalarımızı ortaya koymalıyız. “Uzun zaman&lt;br /&gt;planlaması”ndan “kısa zaman planlaması”na doğru gitmek bir yol olabilir.&lt;br /&gt;Örneğin beş yıl sonra kendimizi nerede görmek istiyoruz? Peki önümüzdeki&lt;br /&gt;yıl ne yapıyor olacağız? Bu ay içinde bitirmemiz gereken projeler neler? Bu&lt;br /&gt;haftayı nasıl planlarsak işlerimizi yetiştirebiliriz? Sürekli ihmal&lt;br /&gt;ettiğimiz spora başlarsak haftanın hangi günleri gidebiliriz? Peki bugün,&lt;br /&gt;bugün neler yapacağız ve nasıl bir yol izleyeceğiz? Akşam sinemaya gitmek&lt;br /&gt;için vaktimiz olacak mı, yoksa önce alışveriş mi yapmalıyız? Peki ne zaman&lt;br /&gt;dinleneceğiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm istediklerimiz ve yapmamız gerekenler için yeterli zamanımız var.&lt;br /&gt;Zamanımızı planlamak için ayıracağımız kısa bir süre bize ciddi anlamda&lt;br /&gt;zaman kazandıracaktır. İnanın, üzerinde durup düşünmeye ve zaman ayırmaya&lt;br /&gt;değer. Asıl zaman kaybı, zamanımızın azlığından ya da başkalarının&lt;br /&gt;zamanımızı nasıl çaldığından şikayet etmektir. Yaşamlarımızı olağanüstü&lt;br /&gt;kılmak için, zamanın en değerli hazinemiz olduğunu unutmadan, geri dönüşü&lt;br /&gt;olmayan zamana sahip çıkalım, yaşadığımız her ana…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116082450517376674?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116082450517376674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116082450517376674&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082450517376674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082450517376674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/48-kaybolan-zamanimiz.html' title='48 * KAYBOLAN ZAMANIMIZ'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116082295401161008</id><published>2006-10-14T13:22:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T13:49:16.006+03:00</updated><title type='text'>47* KUPE</title><content type='html'>KULAGININ BIR KOSESINDE BULUNSUN.....&lt;br /&gt;1- Aklini kullan.&lt;br /&gt;2- Iyice tanimadan hicbir insana baglanma.&lt;br /&gt;3- Bitmemis iliskilerin uzerine iliski kurma. Aci ceken sen olursun.&lt;br /&gt;4- Iyice sorusturup diger insanlarin da hakli olabilecegini dusun. &lt;br /&gt;5- Seni takmayani sen hic takma, konusmayanla asla konusma.&lt;br /&gt;6- Guvenmedigin biriyle asla cikma.&lt;br /&gt;7- Yalanini yakaladigin kisinin duzelebilecegini dusunme.&lt;br /&gt;8- Insanlara dogru deger ver, hak etmeyenleri sil.&lt;br /&gt;9- Kimseye yalvarma.&lt;br /&gt;10- Asla donup de arkana bakma.&lt;br /&gt;11- Sir tutmasini bil.&lt;br /&gt;12- Dostlarinin sevgilinden daha onemli oldugunu unutma. Onlari asla sevgilin icin satma.&lt;br /&gt;13- Hak ettigin sevgiyi alamadin mi kendini uzme, sorun sen degilsin. &lt;br /&gt;14- Kimsenin lafiyla doldurusa gelme, ama aklinin bir kosesinde de tut.&lt;br /&gt;15- Kafanda bitirdikten sonra iki cift tatli soz, iki damla goz yasi icin asla yumusama.&lt;br /&gt;16- Seni sevenlerle kullananlari iyi ayirt et.&lt;br /&gt;17- Seni dinleyip anlama niyeti olmayanlarla tartisma.&lt;br /&gt;18- Emrivaki olusturulan dostluklari kabul etme.&lt;br /&gt;19- Eger verdigin sir o kiside kalmiyorsa ikinci bir sir verme.&lt;br /&gt;20- Dostun olacak insanlari bazi kriterlere gore belirle. &lt;br /&gt;21- Kendini oven insanlardan kac.&lt;br /&gt;22- Karsindakinin dogruyu soyledigini varsayma.&lt;br /&gt;23- Kendine saygini yitirmene neden olacak hicbir sey yapma.&lt;br /&gt;24- Sorunun oldugunda insanlar zaman ayirip seni dinliyorlarsa onlarin ogutlerini goz ardi etme. &lt;br /&gt;25- Goz gore gore su birikintilerine tas atma, mutlaka ustune sicrar.&lt;br /&gt;26- Kendinin herkesten daha onemli oldugunu unutma.&lt;br /&gt;27- Sen istemedigin surece tanri disinda kimsenin seni uzemeyecegini aklindan cikarma.&lt;br /&gt;28- Goz yaslarinin degerini bil. Onlari hak etmeyenler icin harcama.&lt;br /&gt;29- Sana bahsedilen zekayi kullanmayarak tanriya hakaret etme.&lt;br /&gt;30- Senin zekana inanan insanlari hayal kirikligina ugratma.&lt;br /&gt;31- Kendini sev. &lt;br /&gt;32- Alkol alinca kontrolunu yitirenlerle asla tartisma.&lt;br /&gt;33- Disaridaki gunese bakip gulumse ve onunde koskocaman bir gelecek oldugunu unutma.&lt;br /&gt;34- Dostlugunla yetinmeyenler icin hicbir fedakarlik yapma . &lt;br /&gt;35- Insanlari kaybediyorsun diye aglayip sizlama, ama kazandigin insanlarin degerini bil.&lt;br /&gt;36- Askta bile mantigina kusme. Kalbin dogru yolu bulacak icguduye sahip degil.&lt;br /&gt;37- Kimseye tasiyabileceginden fazla deger verip bununla ovunmesine firsat verme. &lt;br /&gt;38- Guvenmedigin kimseye aleyhine kullanilabilecek hicbir koz verme.&lt;br /&gt;39- Istedigini almak icin asla duygu somurusu yapma.&lt;br /&gt;40- Sana duyulan sevgiyi ve guveni istismar etme.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116082295401161008?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116082295401161008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116082295401161008&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082295401161008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082295401161008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/47-kupe.html' title='47* KUPE'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116082131042096215</id><published>2006-10-14T13:20:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T13:21:51.743+03:00</updated><title type='text'>46 * DOVME ISTEYENLER (DUYGUYA ithafen:)</title><content type='html'>http://www.crustydemons.co.uk/UK/tattoo_parlour/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116082131042096215?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116082131042096215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116082131042096215&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082131042096215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082131042096215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/46-dovme-isteyenler-duyguya-ithafen.html' title='46 * DOVME ISTEYENLER (DUYGUYA ithafen:)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116082027165062964</id><published>2006-10-14T13:04:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T13:04:31.920+03:00</updated><title type='text'>45* PROBLEM NEREDE?</title><content type='html'>Bizim Temel, Fadimenin eskisi kadar iyi duymadığını ve işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyor.&lt;br /&gt;Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değil. Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor Temele, karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.&lt;br /&gt;   -"Yapacağın şey şu, Fadimeden 40 adım ileride dur, normal bir konuşma  tonuyla  bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi &lt;br /&gt;tekrarla, sonra 20  adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla"&lt;br /&gt;O akşam karısı Fadime, mutfakta akşam yemeğini hazırlarken Temel, işlemi uygulamaya koymuş.&lt;br /&gt;40 adım uzaklıktan Fadimeye normal bir konuşma tonuyla seslenmiş, &lt;br /&gt;   - "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Cevap yok&lt;br /&gt;Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış&lt;br /&gt;   -"Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap yok&lt;br /&gt;Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş &lt;br /&gt;   - "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Hala cevap yok&lt;br /&gt;Temel mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış&lt;br /&gt;   - "Hayatım bu akşam yemekte ne var?"&lt;br /&gt;Gene cevap alamamış Bu sefer Fadimeye iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş &lt;br /&gt;   - "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" &lt;br /&gt;Fadime cevap verir;&lt;br /&gt;   - "Temel, beşinci kez aynı cevabı veriyorum ya, Tavuk, Taaavuuukkk." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Hikayenin ana fikri:&lt;br /&gt;   Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde olmaya bilir. Problemlerin sebebini birazda kendimizde aramalıyız&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116082027165062964?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116082027165062964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116082027165062964&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082027165062964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116082027165062964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/45-problem-nerede.html' title='45* PROBLEM NEREDE?'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116081973789419919</id><published>2006-10-14T12:55:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T12:55:46.066+03:00</updated><title type='text'>44* KOMIK AMA GERCEK  (ve cok eski:)))</title><content type='html'>&gt;&gt;Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasandi.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Olay Alfred Hitchcock'un meshur korku filmlerini bile çok gerilerde&lt;br /&gt;&gt;&gt;birakacak kadar tüyler ürpertici. Gece bindiginiz otomobilde &lt;br /&gt;&gt;&gt;direksiyonda&lt;br /&gt;&gt;&gt;Kimse yoksa ne yapardiniz?&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Kendisi Bünyanli olmayan, politikayla ugrasmis ve halen Kayseri'de&lt;br /&gt;&gt;&gt;yasayan&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;isadami, 22 subat 2005 tarihinde Bünyan sinirinda, Kayseri Malatya kara &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Lokantaya Oturur ve orada kalabalik toplulukla birlikte bir ufak&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;raki içer.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Yürüyüs mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çikar. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Ancak disarisi hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipi&lt;br /&gt;&gt;&gt;firtinasi&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;baslamistir. Benzin istasyonuna yaklasik 300 metre mesafedeki,&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Bünyan'a &lt;br /&gt;&gt;&gt;dönüs yolu kenarina varir.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir. Firtina  daha&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;da siddetlenir. Adam bir-kaç adim ötesini bile görememektedir. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Gelip-geçen&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;bir araba da yoktur. Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet gibi&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farini farkeder. Arabanin,tam&lt;br /&gt;&gt;&gt;önünde &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;yavaslamasiyla birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Kapiyikapatir, araba yeniden hareket eder.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Içeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Arabada kimse&lt;br /&gt;&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;&gt;olmadigi&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden panige kapilir. Korkuyla,&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;hemen&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;arabadan atlayip, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;hizlanmis,hem de korku ile dizleri baglanmis, hareket edemez hale&lt;br /&gt;&gt;&gt;gelmistir.Araba keskin bir viraja dogru yaklasir. Adam dua etmeye  baslar.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Tümgünahlari için tövbe eder. Arabayi durdurmasi için Allaha  yalvarir. &lt;br /&gt;&gt;&gt;Tam buesnada, pencereden bir el uzanir ve direksiyonu  kivirarak&lt;br /&gt;&gt;&gt;sertvirajdanarabanin dogru yola dönmesini saglar. Her  tehlikeli&lt;br /&gt;&gt;&gt;dönemeceyaklastikça, Allah'a yalvaris ve yakarisi artar ve  her seferinde &lt;br /&gt;&gt;&gt;de bir el&lt;br /&gt;&gt;&gt;disaridan uzanip, direksiyonu çevirir.Adam Sonunda kendisini biraz&lt;br /&gt;&gt;&gt;toparlar, ayaklarini  kimildatir."Ya Allah koru beni..." deyip,  kapiyi&lt;br /&gt;&gt;&gt;açmasiyla birlikte, kendisiniarabadan disari firlatir. Bir kaç  takla &lt;br /&gt;&gt;&gt;attiktan sonra, sarampolde&lt;br /&gt;&gt;&gt;kendisine gelir.Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a  yürüyerek&lt;br /&gt;&gt;&gt;ulasir ve birkahvehaneye girer. Üstübasi islak ve sok  haldedir.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Kendisinitaniyanlar &lt;br /&gt;&gt;&gt;hemence sobanin basina alirlar.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelir, sesi&lt;br /&gt;&gt;&gt;titreyerek,basina gelen  doga üstü ve korkunç olayi anlatir.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Olayidinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kisinin akli basinda &lt;br /&gt;&gt;&gt;vetoplumsal sorumluluk tasiyan bir pozisyonda oldugunu&lt;br /&gt;&gt;&gt;bildiklerinden,herkeste derin bir sessizlik  olusur.&lt;br /&gt;&gt;&gt;Yaklasik yarim saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki&lt;br /&gt;&gt;&gt;kisigirer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu &lt;br /&gt;&gt;&gt;arada,gelenlerdenbirisi, digerine sunlari söyler :&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;-Ahmet baksana, su sobanin basinda oturan geri zekali, bizim araba&lt;br /&gt;&gt;&gt;yoldakalinca, biz arabayi iterken,arabaya binip-inen öküz degil mi ? &lt;br /&gt;&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116081973789419919?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116081973789419919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116081973789419919&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081973789419919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081973789419919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/44-komik-ama-gercek-ve-cok-eski.html' title='44* KOMIK AMA GERCEK  (ve cok eski:)))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116081955897115844</id><published>2006-10-14T12:52:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T12:52:40.190+03:00</updated><title type='text'>43* KADER SAYISI</title><content type='html'>KADER SAYISI NEDIR ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu sayi var olusunuzun gerisindeki amac ve ozellikleri belirliyor.&lt;br /&gt;Icinizde sakli olan ozellikler, dusunce biciminiz, kisiliginiz ve&lt;br /&gt;yasamdaki amaciniz gizli bu sayida... Dogumdan olume kadar bu sayinin&lt;br /&gt;isiginda yolunuzu cizeceksiniz. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYINIZI NASIL BULACAKSINIZ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yasam carkinizin kader sayisini bulmak icin, dogdugunuz ayin&lt;br /&gt;degeriyle, dogum&lt;br /&gt;gunu ve yilinin sayilarini yan yana toplamaniz gerekiyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Aylarin sayi degerleri:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ocak.............1&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Subat............2&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mart..............3&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Nisan.............4&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mayis.............5&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haziran..........6&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Temmuz........7&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Agustos.........8&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Eylul..............9&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ekim..............1&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kasim.......2&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Aralik.............3&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sira kader sayinizi bulmaya geldi. Tablodan dogdugunuzun ayin degerini&lt;br /&gt;bulup&lt;br /&gt;gun ve yil ile birlikte toplayin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ornegin 3 Nisan 1964 'te dogmussaniz 3+4+1964=1971&lt;br /&gt;1+9+7+1=18 1+8=9 Kader sayiniz 9&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 1&lt;br /&gt;"ÖNCÜ"&lt;br /&gt;Öncü, lider, yol gosterici ve&lt;br /&gt;Planlayicisiniz. Gercekten guclu bir kisiliginiz var. Yeriniz kaptan&lt;br /&gt;kosku. Baskalarina boyun egmek sizin icin yabanci bir kavram. Son derece &lt;br /&gt;yaratici ve yeteneklisiniz. Dusuncelerinizi bir an evvel yasama gecirmek,&lt;br /&gt;gerceklestirmek icin gerekli olan mucadeleci ruhu sizde&lt;br /&gt;mevcut. Yukselme hirsi ise yasaminizin temelini olusturuyor. Arzu ettiginiz&lt;br /&gt;basariya ulasmak Icin yilmadan calisiyorsunuz. Yoneticilik yeteneginiz &lt;br /&gt;oldugu icin Olaylara hemen hakim olabiliyorsunuz. Yasamin her alaninda bu&lt;br /&gt;yeteneginiz gecerli. Kararlilik, guc ve irade hirsinizin Araclari. Ve siz&lt;br /&gt;bu araclari Buyuk bir beceri ile kullaniyorsunuz. Zaman zamanbu &lt;br /&gt;Niteliklerin olumsuz yonlerini sergilediginiz oluyor. Boyle durumlarda son&lt;br /&gt;derece saldirgan&lt;br /&gt;olabiliyorsunuz&lt;br /&gt;Oysa istediginizi elde etmenin yolu iliskilerinizde inceligi elden&lt;br /&gt;birakmadan halletmek. Bazen elestiren ve emreden oluyorsunuz ama size &lt;br /&gt;elestiri yapildiginda kahroluyorsunuz. Aslinda son derece hassas bir &lt;br /&gt;kalbiniz&lt;br /&gt;var. Bu durumda kalbinizin sesini dinleyin. Kisa zamanda hem&lt;br /&gt;liderliginizi hemde dostlarinizi yeniden kazanirsiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 2&lt;br /&gt;YARDIMCI"&lt;br /&gt;Sizi baskalarindan ayiran iki yonunuz var. Taktik ve insan&lt;br /&gt;iliskilerinde gosterdiginiz ustalik ve beceri ile ustesinden&lt;br /&gt;gelemeyeceginiz hic bir sey yok. Yasaminizdaki anahtar kelime &lt;br /&gt;isbirligi. Uyumsuzluk ve tartismali konular sisteminizi hemen etkiliyor. Bu&lt;br /&gt;yuzden basiniza boyle bir sey geldiginde butun gucunuzle durumu duzeltmeye&lt;br /&gt;calisiyorsunuz.&lt;br /&gt;Zarif bir insansiniz bunun yanı sira baskalarini da cok dusunuyorsunuz &lt;br /&gt;kirmamaya calisiyorsunuz.&lt;br /&gt;Bu yuzden cevrenizden dostlariniz hic eksik olmuyor. Kader Carkinin&lt;br /&gt;diger sayilarindan daha mucadeleci bir ruha sahipsiniz (9'dan sonra ).&lt;br /&gt;Ancak yasamin guzel zevklerinden hic&lt;br /&gt;mahrum kalmiyorsunuz. 2 rakami toparlayiciligin sayisidir. Ruhunuzun &lt;br /&gt;birlestirici yonunu&lt;br /&gt;alevlendiriyor. Mutluluguzun temel kosulu ise uyum yaptiginiz hersey&lt;br /&gt;de sanki bir sihir var. Cunku bir kavrami ele alip onun icini doldurmakta&lt;br /&gt;ustunuze yok. Baskalarinin yardima ihtiyaci oldugunda ortaya cikiyorsunuz &lt;br /&gt;ama gerektiginde hic kimsenin yardimi olmadan isinizi kendi basiniza&lt;br /&gt;halledebiliyorsunuz&lt;br /&gt;KADER SAYISI 3&lt;br /&gt;SECICI"&lt;br /&gt;Orgutlenme yetenegi ve yoneticilik sizde toplaniyor. Becerikli bir &lt;br /&gt;insansiniz&lt;br /&gt;bu ozelliginiz sayesinde basari ve mutluluk dolu bir yasam sizi &lt;br /&gt;bekliyor Insanin dogasini ve zaaflarini iyi bildiginiz icin insanligi&lt;br /&gt;duzeltmek amacina yonelik meslekler seciyorsunuz. Aslinda cok bagislayici&lt;br /&gt;ve halden anlayici bir insansiniz. Otorite en onemli silahiniz. Yonetici &lt;br /&gt;olarak girdiginiz her yerde bu silahi kullaniyorsunuz. Ne kadar buyuk bir&lt;br /&gt;toplulukla calisirsaniz basariniz ve kazancinizda o derece buyuk olacaktir&lt;br /&gt;Endustri, sirket ve orgutlerde yonetici yeteneklerinizi en iyi sekilde &lt;br /&gt;kullanabilirsiniz. Cokcesur bir insansiniz. Amaclariniz ve yapmaniz&lt;br /&gt;gerekenleri cok iyi biliyorsunuz. Amaciniz herkesin hareket ozgurlugunden&lt;br /&gt;faydalanmasini saglamak. Ama bu da size gore belli bir disiplin icinde &lt;br /&gt;olmali. Kendi ozgurlugunuz icin baskalarini incitmekten hoslanmiyorsunuz.&lt;br /&gt;Dogal olarak baskalarinin da bunu size yapmasina izin vermiyorsunuz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 4&lt;br /&gt;"DUVARCI"&lt;br /&gt;Yasam carkinizin sayisi kareyi simgeliyor. Bu adalet ve esitlik&lt;br /&gt;demektir. Siz ise bu karenin tam ortasinda dort tarafiniz cevrili oldugu&lt;br /&gt;icin kipirdayamiyorsunuz. Biraz da hareket ve renk lazim degil mi &lt;br /&gt;hayatinizda? Sadece yukariya dogru gelisebiliyorsunuz. Kare yasamin&lt;br /&gt;tum pratik yonlerini temsil ediyor. Ama olaylara degisik acilardan&lt;br /&gt;bakmayi basaramiyorsunuz. Yasam carkina gelecekte olacak iyi seylerin&lt;br /&gt;temeli diye de &lt;br /&gt;bakabilirsiniz. Sabirli ve sebatli birisiniz calismaya her an&lt;br /&gt;hazirsiniz Aynen bir duvar ustasi gibi araclariniz mantik ve yontemdir.&lt;br /&gt;Sizin icin belirli kaliplar var, onlarin disina cikmayi ise hic akliniza&lt;br /&gt;getirmiyorsunuz. Sadik ve guvenilir bir kisisiniz. Ancak &lt;br /&gt;muhafazakarlik sizi&lt;br /&gt;kisitliyor. Ayrintilar ise sizin bazi cabalarinizin sonuclanmasini&lt;br /&gt;engelliyor. Kendi fikirlerinizi baskalarina zorla kabul ettirmeye&lt;br /&gt;calismazsaniz ilerlemeniz dahakolay olacaktir. Bir sanatcinin yada mimarin &lt;br /&gt;size kavram olarak sundugu bicimi tum&lt;br /&gt;ayrintilari ile gozunuzde canlandirabilirsiniz. Bundan sonra da kendi &lt;br /&gt;pratik&lt;br /&gt;yaklasiminizla projeyi kagida dokebilirsiniz. Kimse sizin icin gorev&lt;br /&gt;ve sorumluluklardan kaciyor diyemez cunku nerede guvene ihtiyac varsa &lt;br /&gt;orada sizi buluyorlar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 5&lt;br /&gt;"YAZICI"&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dogustan Merkur ozellikleriniz var. Enerji canlisiniz. Ince bir&lt;br /&gt;zekanizin yani sira iyimser bir kisiliginiz var. Yasam sizin icin cesaret&lt;br /&gt;gerektiren bir macera. Eglenmesini dahasi yasamasini cok iyi biliyorsunuz. &lt;br /&gt;Yasamin degiskenligi sizin degisik ve cesitlilige olan&lt;br /&gt;duskunlugunuzle tam bir uyum icinde oldugundan yasama rahatlikla ayak&lt;br /&gt;uydurabilirsiniz. Dunyanin merkezi olmaktan hoslaniyorsunuz. Ama&lt;br /&gt;olmadiginizi bir turlu &lt;br /&gt;kabul etmek istemiyorsunuz. Ozgurlugunuze cok duskunsunuz. Ve hic bir&lt;br /&gt;seyin sizi ozgurlugunuzden alikoymasina izin vermiyorsunuz. Sozcukleri&lt;br /&gt;kullanmada cok&lt;br /&gt;basarilisiniz. Bundan dolayi konusmaya dayali mesleklerde cok basarili &lt;br /&gt;olursunuz. Eglence ve yazin dunyasinda bir yildiz gibi parlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;Ancak ustun konusma yeteneginiz bazen sorunlarada yol acabilir.&lt;br /&gt;Bilmediginiz&lt;br /&gt;konulara dalarak mahcup olabilirsiniz. Degisken bir karakteriniz var. &lt;br /&gt;Bu kotu&lt;br /&gt;bir ozellik degil. Kimileri icin bir zevk de denilebilir. Size gore&lt;br /&gt;akilli insan zamana ayak uydurmak zorundadir. Ihtiyaclarinizin neler&lt;br /&gt;oldugunu biliyor ve bu ugurda yapmaniz gerekenlerden kacmiyorsunuz. Sizin &lt;br /&gt;icin mutluluga giden yol buradan geciyor. Her ne pahasina olursa olsun&lt;br /&gt;almak. Mutluluk kendinizi ifade etmek ve basariya ulasmaktir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 6&lt;br /&gt;"OGRETMEN"&lt;br /&gt;Sizin dunyanizin yoneticisi asktir. Aslinda kime asik oldugunuzun cokda&lt;br /&gt;onemi&lt;br /&gt;yoktur. Ve evrendeki goreviniz bu Felsefiyi ogretmektir. Amaciniz ise&lt;br /&gt;baskalarina yardim etmektir. Aska ve ilgiye olan asiri ihtiyacinizin &lt;br /&gt;arkasinda kendinize olan guvensizliginiz yatar. Ailede&lt;br /&gt;gerceklestirdiginiz huzuru, cevrenize sonrada tum dunyaya yaymak&lt;br /&gt;amaclarin en onemlisi. Kabaliga, bayaliga asla tahammul&lt;br /&gt;edemiyorsunuz. Ikili iliskiler tercihiniz. Kalabalikta kendinizi savunmasiz &lt;br /&gt;hissediyorsunuz. Muzikten, guzel sanatlardan anliyorsunuz. Yasamin&lt;br /&gt;guzelliklerine olan sevginizi bu alanlarda uzmanlasarak dile&lt;br /&gt;getiriyorsunuz. Kendinizden cok baskalarini dusunme ozelliginiz, sizi&lt;br /&gt;genclerin danismani, yaslilarin sirdasi ve dunyanin &lt;br /&gt;ogretmeni yapiyor. Cok ender elestiriyorsunuz. Aslinda sizi rahatsiz&lt;br /&gt;eden cok&lt;br /&gt;az sey var. Yaninizda sevgiliniz olsun yeter. Gorevlerinizin size&lt;br /&gt;yukledigi sorumluluk aslinda gorundugunden de agir. Ancak bu agir &lt;br /&gt;gorevlerin onemini gayet iyi&lt;br /&gt;biliyorsunuz.. Yasamdaki gorevlerinizi yerine getirerek buyuk&lt;br /&gt;mutluluga ulasabilirsiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 7&lt;br /&gt;"MiSTiK"&lt;br /&gt;Gozlemci bir yapiya sahipsiniz herseyin ardindaki nedeni aramaniz en&lt;br /&gt;buyuk ozelliginiz. Yuzeysel hic bir sey sizi tatmin etmiyor. Tersine&lt;br /&gt;merakinizi korukluyor. Mistik konulari, yeni vem eski ilim alanlari &lt;br /&gt;lginizi fazla cekiyor. Tipki bir doktor gibisiniz. Sorunlu insanlar&lt;br /&gt;aradiklari huzuru sizde buluyor. Sizin elinizde adeta sihirli bir guc var.&lt;br /&gt;Mesafeli tavriniz sizi diger insanlardan ayiriyor. Ancak yasamin&lt;br /&gt;derinliklerine inenler sizi anlayabilir, suskun donemlerinize bir anlam&lt;br /&gt;verebilir. Nitekim zaman zaman boyle manasizca icinize kapandiginiz&lt;br /&gt;oluyor. Insanlar ilk tanisdiklarinda sizden cekiniyor. Dogustan&lt;br /&gt;itibarlisiniz adeta. Yeriniz ne olursa olsun daima ilgi uyandiriyorsunuz. &lt;br /&gt;Felsefi ve kulturel konulara ilginiz buyuk. Ancak tam olarak&lt;br /&gt;cozebilmis degilsiniz. Muzik yazmak, kesifler yapmak yaraticiliginizi&lt;br /&gt;kullanabileceginiz alanlardan. Sizin icin sanatcilarin eserlerinden&lt;br /&gt;yararlanmadan yasamak yasamak degil. Bazen yasam sizin icin bir dus &lt;br /&gt;kirikligi olsada daha ogreneceginiz cok sey var. Genelde karamsar ve&lt;br /&gt;suskun bir yapiya sahipsiniz. Yalniz da yasamayi basarabilecek nadir&lt;br /&gt;kisilerdensiniz&lt;br /&gt;Hayat konusunda bazen umutsuzluga dustugunuz de oluyor. Ancak felsefi &lt;br /&gt;bakis&lt;br /&gt;aciniz yasamin nereden kaynakladigini ortaya cikaracak kudrette.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 8&lt;br /&gt;"SANATCI"&lt;br /&gt;Herseyi net olarak ifade etme yetenegine hatta herseyi net olarak&lt;br /&gt;hissetme yetenegine sahip olmasanizda, zekanin yasaminizda buyuk bir onemi&lt;br /&gt;var. Cok cesitli konulardan zevk aliyorsunuz. Zamaninizi buyuk kismini da &lt;br /&gt;hayallere ayiriyorsunuz. Fakat yasamin salt eglence olmadiginin&lt;br /&gt;farkindasiniz. Cok yonlu olmak en buyuk ozelliginiz. Cok ve cesitli&lt;br /&gt;yetenekleriniz var. Cabuk kavramak da bunlardan biri. Fakat insanlar&lt;br /&gt;hakkinda kolay &lt;br /&gt;yanilgiya dusuyor, gercek yuzlerini cok gec&lt;br /&gt;farkedebiliyorsunuz. Bilgiye aninda ulasmanin yollarini biliyorsunuz. Ancak&lt;br /&gt;bilime yeteneginiz ve duskunlugunuz fazla degil. Cunku zamaninizin cogunu&lt;br /&gt;gercek bir bilim adami gibi bilime adamak yerine daha sanatsal ve sportif &lt;br /&gt;faaliyetlerden hoslaniyorsunuz. Hossohbet ve eglencelisiniz. Bu&lt;br /&gt;özellikleriniz de kolay arkadas edinmenizi sagliyor. Pek cok insan sizi&lt;br /&gt;seviyor ama sizi gercekten anlayan cok az insan oluyor. Bunun sebebi&lt;br /&gt;karmakarisik ruhunuzun &lt;br /&gt;derinliklerine inebilmeyi cok az kisinin basarabilmesi. Ugrastiginiz&lt;br /&gt;size zevk veren konulardan cabuk bikiyorsunuz.&lt;br /&gt;Olaylari genelde oldugu gibi kabulleniyorsunuz. Yani fazla dert&lt;br /&gt;edinmiyorsunuz. Zaten mucadele etmekten de hoslanmiyor cabuk pes &lt;br /&gt;ediyorsunuz&lt;br /&gt;Kivrak zekaya ahip oldugunuzdan baskalarini acimasizca elestirmek ten&lt;br /&gt;kacinmiyorsunuz. Sozcukleri kullanmadaki yeteneginiz iyi bir&lt;br /&gt;elestirmen, yazar, konusmaci, ya da sunucu olmanizi saglayabilir. Sevgisiz &lt;br /&gt;yasamayan bir&lt;br /&gt;insansiniz. Bu yuzden sizi seven ve anlayan biriyle&lt;br /&gt;birlikte olmadikca mutlu olmaniz mumkun degil..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KADER SAYISI 9&lt;br /&gt;"METAFIZIKCI"&lt;br /&gt;Yasaminiz, perdenin gerisindeki esrari, ruhun ve gizli ilmin ardindaki&lt;br /&gt;anlami cozmekle geciyor. Yasaminizin amaci gercegi yalnizca gercegi &lt;br /&gt;ogrenmek&lt;br /&gt;Bu konuda cok basarili oldugunuz da bir gercek. Insanlari tanimak icin &lt;br /&gt;genellikle 5 dk. gozlemlemeniz&lt;br /&gt;yeterli. Hayati seviyor fakat cok az kisiyi sevmeye deger&lt;br /&gt;buluyorsunuz. Hayatinizin her alaninda comert ve kusursuz olmak&lt;br /&gt;istiyorsunuz.&lt;br /&gt;Karsinizdakilerin de en az sizin kadar kusursuz ve guvenilir olmasini &lt;br /&gt;bekliyor, bu yuzden zaman zaman cok aci cekiyorsunuz. Cok guclusunuz fakat&lt;br /&gt;cabuk incinen altin bir kalbe sahibisiniz. Cok az insana gercek sizi&lt;br /&gt;tanima firsati veriyor, onlara da fazlaca deger veriyorsunuz.. Psikolojik &lt;br /&gt;olaylari&lt;br /&gt;anlama yeteneginiz muazzam. Ancak sizin disinizda gelisen olaylar sizi&lt;br /&gt;ve ruh halinizi fazlasiyla etkiliyor. Bagimsizliginiza ve ozgurlugunuze&lt;br /&gt;duskunsunuz . Yine de sevgiyi herseyin ustunde tutuyorsunuz. Hayatiniz &lt;br /&gt;karisikliklari cozmek uzerine kurulu oldugu icin mucadele etmekten&lt;br /&gt;yorulmuyorsunuz. Hemen her seviyeden insanla anlasma yetenegine ve sonsuz&lt;br /&gt;sabra sahipsiniz. Insanlarin ihtiyaclarini onlar soylemeden anliyor ve &lt;br /&gt;yardimlarina kosuyorsunuz. Cok iyi bir dinleyici, gozlemci ve yol&lt;br /&gt;gostericisiniz bu yuzden iyi bir psikolog veya konusmaci olabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116081955897115844?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116081955897115844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116081955897115844&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081955897115844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081955897115844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/43-kader-sayisi.html' title='43* KADER SAYISI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116081949471026170</id><published>2006-10-14T12:50:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T12:51:41.793+03:00</updated><title type='text'>43* YASLANIYOR MUYUZ ACABA?:)</title><content type='html'>&gt;&gt;Yaşlanıyormuyuz acaba ?&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Moralinizi bozmak gibi olmasın ama galiba Yaşladık Biz&lt;br /&gt;&gt;&gt;Bugün üniversite ögrencilerinin çogunluğunu 1983 doğumlular ve daha &lt;br /&gt;&gt;&gt;küçükler oluşturuyor. "gençlik" onlara deniyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Onlar için tek bir Almanya var ve SSCB, Çekoslovakya, Yugoslavya gibi&lt;br /&gt;&gt;&gt;ülkeleri tanımıyorlar.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Soğuk Savaşı bir bilgisayar oyunu sanıyorlar. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;AIDS doğduklarından beri var.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;CD doğduklarından beri var.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Michael Jackson onlar doğduğunda beyazdı.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Bülent Ersoy onlar doğduğunda kadındı. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Eski filmlerde Ajda Pekkan'ı görseler tanımazlar. Küçük Emrah'ı, Emrah'ın&lt;br /&gt;&gt;&gt;gayrimeşru oğlu sanıyorlar.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Rıdvan Dilmen onlar için sadece bir TV spor yorumcusu ve ona neden &lt;br /&gt;&gt;&gt;"şeytan" dendiğini bilmiyorlar. Kenan Evren onlar için tonton bir&lt;br /&gt;&gt;&gt;ressam.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Onlar için "Çarli'nin Melekleri" ve "Görevimiz&lt;br /&gt;&gt;&gt;Tehlike" sadece geçen senenin yeni vizyon filmleri. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Siyah beyaz bir bilgisayar ekranı olabileceğini düşünemezler. Pac-Man'i&lt;br /&gt;&gt;&gt;bilmezler. Amiga ve Commodore 64'leri olmadı hiç.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Siyah beyaz bir televizyon olabileceğine inanmazlar ve uzaktan kumanda &lt;br /&gt;&gt;&gt;olmadan nasıl kanal değistirileceğini bilmezler.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Balkonda hiç anten ayarı yapmadılar.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Sadece tek bir kanalın günde belirli saatlerde yayın yaptığı dönemlerde&lt;br /&gt;&gt;&gt;dinozorların da yasadığını düşünürler. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Dallas'ı sadece NBA maçlarından bilirler.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Flamingo Yolu ise sadece bir bar adı olabilir onlar için.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;John Travolta'yı hep balık etli ve yuvarlak hatlı olarak gördüler ve &lt;br /&gt;&gt;&gt;onun nasıl olup da bir dans ilahi olabildiğini hayal bile edemezler.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Ve bizler de üniversitedeyken cep telefonsuz nasıl yasayabildiğimize akıl&lt;br /&gt;&gt;&gt;erdiremezler.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Şimdi bakalım yaşlanıyor muyuz bir görelim..... &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;1. Yukarıda yazılanları anlıyor ve gülümsüyorsun.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;2. Artık dışarıda geçirilen bir gecenin ardından öğleden sonraya kadar&lt;br /&gt;&gt;&gt;uyumaya ihtiyacın var.&lt;br /&gt;&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;&gt;3. Arkadaşların evleniyor.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;4. Küçücük çocukların bilgisayarla nasıl çok rahat oynayabildiklerine her&lt;br /&gt;&gt;&gt;zaman hayret ediyorsun.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;5. Liseli gençlerin ellerinde cep telefonlarını görünce kafanı &lt;br /&gt;&gt;&gt;sallıyorsun.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;6. İsine her geçen gün daha çok bağlanıyorsun. Artık o senin hayatın.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;7. Arkadaslarınla hergün telefonda daha az vakit geçiriyorsun.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;8. Zaman zaman arkadaşlarınla bulusup, beraber yasadığınız komik &lt;br /&gt;&gt;&gt;olayları tekrar tekrar anlatıp, eski güzel günleri yadediyorsun.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;9. Bu yazıyı okuduktan sonra bunu bazı arkadaslarına tavsiye etmeyi&lt;br /&gt;&gt;&gt;düşünüyorsun. Onların da bunu beğeneceklerini düşünüyorsun..)))) &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Evet kabul etsek de etmesek de hepimiz yavaş yavaş yaşlanıyoruz.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Kimimiz Peter Pan kompleksi ile bir süre daha çocuk kalmak için türlü&lt;br /&gt;&gt;&gt;maskaralıklar yapıyor gençler gibi giyinip konuşmaya çalışıyor, kimimiz &lt;br /&gt;&gt;&gt;ise Kaptan Hook kompleksi ile büyüdüğünün farkında fakat yaşlanmamak&lt;br /&gt;&gt;&gt;için zamanın aktığını inkar ediyor. Her bir tik-tak onları iliklerine&lt;br /&gt;&gt;&gt;kadar titretiyor ve nerde çalışan bir saat görseler parçalamak &lt;br /&gt;&gt;&gt;istiyorlar. Onlara yaşlılıklarını hatırlatan Peter Pan'lara da&lt;br /&gt;&gt;&gt;düşmanlar.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Evet şimdi içindeki son Peter Pan'i uyandır ve bu yazıyı tanıdığın tüm&lt;br /&gt;&gt;&gt;Kaptan Hook'lara forward ederek günlerini rezil et. Mümkünse yazıyla &lt;br /&gt;&gt;&gt;beraber çekilmiş küçüklük resmi yolla. Yoksa seninkiler hep siyah beyaz&lt;br /&gt;&gt;&gt;mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116081949471026170?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116081949471026170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116081949471026170&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081949471026170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081949471026170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/43-yaslaniyor-muyuz-acaba.html' title='43* YASLANIYOR MUYUZ ACABA?:)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116081916226004323</id><published>2006-10-14T12:42:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T12:46:02.276+03:00</updated><title type='text'>42* RENKLERLE KISILIK TESTI</title><content type='html'>SORU - 1: Aşağıdaki renklerden birini seçiniz.&lt;br /&gt;SARI&lt;br /&gt;MAVİ&lt;br /&gt;KIRMIZI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SORU - 2: Aşağıdaki renklerden birini seçiniz. &lt;br /&gt;YEŞİL&lt;br /&gt;MOR&lt;br /&gt;TURUNCU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                              Test bitti.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                        Sarı ve Yeşil: Bakıcılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekçi bakış açınız kendiniz ve çevrenizdekiler için güvenli ve rahat bir ortam yaratıyor. Karşınızdakini dinliyor ve ne söylemek istediğini anlıyorsunuz. İnsanların sözlerini olduğu gibi kabul etmek yerine sorular sorarak gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu bulmaya çalışıyor ve bu arada onların kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı oluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlara bakmak ve yardım etmek sizin doğal bir yeteneğiniz. Fakat aşırıya kaçtığınız zamanlarda ne yazık ki kimseye yardımcı olmuyorsunuz. Bazen başkalarının kendi ihtiyaçlarını keşfetme yetisine saygı göstermeniz gerekir. Sürekli insanları kurtardığınız ve yardım ettiğiniz zaman onların, kendi problemleri ve sorumlulukları ile yüzleşmelerine engel olursunuz. &lt;br /&gt;Dolayısıyla geri adım atın ve insanların sizin desteğiniz olmadan kendi ayakları üzerinde durmalarına izin verin. Eğer başarısız olurlarsa bunu normal olduğunu hatırlayın çünkü ancak o zaman kendileri için neyin doğru olduğunu aramaya ihtiyaç duyabilir ve kendi çözümlerini bulabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamda sürekli başkalarının bakış açılarını anlamaya çalıştığınız için kendinizi ihmal ediyor olmanız yüksek bir ihtimaldir. Çevrenizdeki insanları unutmaya ve kendi ihtiyaçlarınıza konsantre olmaya çalışın. Bu şekilde başkalarının da size yardımcı olması için imkan yaratmış ve kendi mutluluğunuzu ikinci plana atmamış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sarıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizden ziyade kişisel gelişiminize ve kariyerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer yeşili sarıdan daha çok seviyorsanız, ilişkilerinize daha gerçekçekçi yaklaşıyorsunuz ve hedeflerinize daha az yoğunlaşıyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                          Sarı ve Mor: Aracılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz yaşamdaki amacınızı bulmak için bir yolculuğa çıkmış gibisiniz. Önce olayları yaşıyor sonra geri çekilip analiz etmeye başlıyorsunuz. Bu sizin olgunlaşmanıza yardım ediyor. Her anın değerli olduğuna inanıyor ve keyif almaya çalışıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manevi değerlere verdiğiniz önem başkalarının kendi içindeki maneviyatı aramalarına yol açıyor. Meraklı, araştırmacı doğanız sezgilerinizin güçlenmesini sağlıyor. İnsanların kendilerinin farkında olmasına yardım ediyorsunuz. Onları dinleyerek, akılcı gözlemler yaparak ve duygularınızı  ifade ederek insanları etkiliyorsunuz. Dahası kendilerinde olumlu değişimler yapma isteği uyandırıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Siz harika bir iletişimcisiniz. İnsanları taraf tutmadan dinleme ve söylenenleri olduğu gibi anlayabilme yeteneğiniz var. Konuşma sırasında olayların içini gorebiliyor ve gerçekten ne yapılması gerektiğini hemen kavrayabiliyorsunuz . Yeteneklerinizi en iyi konuşurken ortaya çıkarabiliyorsunuz. İletişim kurarken siz kişisel ve profesyonel olarak mucizeler yaratıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat ne yazık ki değişime duyduğunuz büyük ihtiyaç nedeniyle gerçekler ve istekleriniz arasında kesin bir çizgi koyamıyorsunuz. Doğal yeteneklerinizi kullanarak neyin gerçek neyin potansiyel bir ihtimal olduğunu ayırt etmeye çalışın. Doğru adımı atacağınıza güvenin. Siz pozitif değişimleri nasıl yapabileceğini çok iyi bilen birisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Eğer sarıyı mordan daha çok seviyorsanız, bir durumun potansiyel sonuçlarından ziyade gerçekçi taraflarını görmeyi tercih ediyorsunuz  demektir. &lt;br /&gt;Eğer moru sarıdan daha çok seviyorsanız, olabilecek imkanları düşünüyor ve yaşamınızdaki gerçekleri ikinci plana atıyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                   Sarı ve Turuncu: Teknik düşünenler &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağı nızı&lt;br /&gt;planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri,&lt;br /&gt;  ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi &lt;br /&gt;    çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile&lt;br /&gt;dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve &lt;br /&gt;         kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm&lt;br /&gt;parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte yada &lt;br /&gt;ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her&lt;br /&gt;başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğ iniz yada başka bir&lt;br /&gt;alanda yeniden kullanabileceğ iniz değerli bir parçadır. Bir çok kişinin &lt;br /&gt;şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni&lt;br /&gt;          ve orjinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi &lt;br /&gt;sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi&lt;br /&gt;aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu&lt;br /&gt;farkeden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin&lt;br /&gt;olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve&lt;br /&gt;  mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun &lt;br /&gt;arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve&lt;br /&gt;                 ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz&lt;br /&gt;        başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının&lt;br /&gt;ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                    Mavi ve Yeşil: Güven uyandıranlar&lt;br /&gt;  Siz başkalarına yardım etmekten ve destek olmaktan zevk alıyorsunuz.&lt;br /&gt;Limitsiz merakınız gerçekten ne düşündüklerini söylemeleri için insanlara&lt;br /&gt;ortam yaratıyor. Siz karşınızdaki kişinin hayallerini görebiliyor ve gerçek &lt;br /&gt;    ihtiyaçlarına duyarlı olabiliyorsunuz. Onlara kendi yeteneklerine&lt;br /&gt;  güvenmeleri için gerek duydukları öz güveni veriyorsunuz. İnsanların&lt;br /&gt;    kendilerini önemli hissetmelerini istiyorsunuz ve bunu dinleyerek&lt;br /&gt;                             sağlıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlangıçta ortama uyum sağlamaya ihtiyacınız var. Başkaları sizin onlar&lt;br /&gt;  gibi olduğunuza inanmalılar. Sonra gerçek karakteriniz ortaya çıkmaya&lt;br /&gt;başlıyor. Bu durumda insanlar bildiklerini zannettikleri bu yeni kişiye &lt;br /&gt;uyum sağlamaya çalışırlar. Bu özelliğiniz yüzünden bazen ihtiyaçlarınıza&lt;br /&gt;     cevap vermeyen durumları yada ilişkileri kendinize çekersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz dikkatle dinleyen birisiniz. Başka insanların ne hissettiğini bilmek &lt;br /&gt;istersiniz. Bu yetenek sizin müziği ve yabancı dilleri daha iyi duymanızı&lt;br /&gt;  sağlar. Eğer imkanlarınız varsa bir müzik aleti çalabilir yada kendi&lt;br /&gt;diliniz dahil başka dilleri fazla aksan olmadan konuşabilirsiniz. Düşünce &lt;br /&gt;              ve duyguları açık olarak ifade edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Aşırı ciddi olduğunuzda yada fazla rahat hissettiğinizde kişisel&lt;br /&gt;     gelişiminizi ihmal etmeye başlarsınız. Ne istediğinizden ve ne&lt;br /&gt;beklediğinizden emin olun. Böylece başkaları sizin ihtiyaçlarınızı nasıl &lt;br /&gt;  karşılayacakları nı bilirler ve yaşamınız daha keyifli bir hal alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Eğer maviyi yeşilden daha çok seviyorsanız, kariyeriniz yada kişisel&lt;br /&gt;     hedefleriniz sizin için birinci sırada demektir. İlişkileriniz &lt;br /&gt;                hayallerinize uyum göstermek zorundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer yeşili maviden daha çok seviyorsanız, başkalarının hayallerine destek&lt;br /&gt;olmaya daha çok önem veriyorsunuz ve kendinizi ikinci plana atıyorsunuz&lt;br /&gt;                                demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                         Mavi ve Mor: Düşünenler&lt;br /&gt;Siz oluşumu incelersiniz. Bir şeyin neden var olduğunu bilmeye ihtiyaç&lt;br /&gt;duyarsınız. Bulduğunuz sonuçlar sizin büyük resmi görmenizi sağlar. Neye &lt;br /&gt;ihtiyaç olduğunu bulma kabiliyetiniz sizin olayları iyileştirmenizi sağlar.&lt;br /&gt;   Geleceğe yoğunlaşarak, fikirler ve olaylar sanki olmuş bitmiş gibi&lt;br /&gt;düşünebilirsiniz. Siz gelecekteki dünyada yaşarsınız. Bu kafanızda ki bir &lt;br /&gt;                                resimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz insanların motivasyonunu ve sebep-sonuç ilişkilerini anlayabildiğiniz&lt;br /&gt;    zaman perfomansınızın en üstünü yaşarsınız. Sürekli hareket planı&lt;br /&gt;  hazırlamak için kafanızın içinde olayları kategorize ediyorsunuz. Bu &lt;br /&gt;planlar olmadan organize olmak sizin için çok zordur. Zaman zaman gündüz&lt;br /&gt;         hayal kurarak geçiren bir insan haline gelebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Siz yol açan öncüsünüz. Yeni fikirleri ve yapıları geliştirmeye karar &lt;br /&gt;verdiğiniz zaman büyük keyif alırsınız. Fikirleri kafanızın içinde gerçeğe&lt;br /&gt;dönüştürmek ihtirasınızın artmasını sağlar. İnancınız güçlü olduğu zaman,&lt;br /&gt;  gerçeklere bakmadan olayları üstlenebilirsiniz. Kendiniz ve başkaları &lt;br /&gt;    hakkında geliştireceğiniz yanlış ön yargılar sizi ortamın dışına&lt;br /&gt;                             sürükleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Sürekli yeni bir şeyler yapma ihtiyacınız sizin hazırda yapmış&lt;br /&gt;olduklarınızı takdir etmenize engel olabilir. Kafanızın içinde çok fazla &lt;br /&gt;resim olması yaşamınızı zorlaştırabilir. Diğer insanlar ve olaylar size&lt;br /&gt;yetişemeyebilir. Farkında olmadan çevrenizden ve kendinizden imkansızı&lt;br /&gt;                       istemeye başlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Eğer maviyi mordan daha fazla seviyorsanız, kendi hayallerinizi &lt;br /&gt;         ilişkilerinizden daha ön planda tutuyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Eğer moru maviden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizde nasıl güçlü&lt;br /&gt;          olabileceğinize daha çok ilgi duyuyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                       Mavi ve Turuncu: Yapıcılar &lt;br /&gt;    Siz heyecanlı bir yaşam bekliyorsunuz. Bunu çift karakteriniz ile&lt;br /&gt;başarıyorsunuz. Bir dakika yeni bir ev tipi yapmak isteyen yaratıcı ve&lt;br /&gt;özgür düşünen birisisiniz, ikinci dakika da ise tarzınızı değiştirip niye &lt;br /&gt;bir insanın böyle bir fikri ortaya savunabileceğ ini sorgulayan geleneksel&lt;br /&gt;        bir eleştirmen oluverirsiniz. Siz sosyal bir muammasınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merakınız pek çok farklı kesimden kişiler ile iletişim kurmanızı sağlar. &lt;br /&gt;Siz bu ortamlarda gelişip serpilirsiniz. Partilerde eğlenceli kişilerden&lt;br /&gt;biri sizsinizdir. Arkadaşlarınız pek çok farklı ortamdan gelen ve farklı&lt;br /&gt;ilgi alanları olan insanlardan oluşur. Bazen durup kendinize şaşırırsınız; &lt;br /&gt;sürekli bu çılgınlıkları kendinize nasıl çektiğinizi düşünürsünüz. Fakat&lt;br /&gt;içten içe bilirsiniz ki aşırı tek düzelik kişinin gelişimini durdurur ve&lt;br /&gt;           siz kesinlikle tek düze bir ortamda bulunamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın size ihtiyacı olduğuna inanmak istersiniz. Çoğu kez kontrolünüzün&lt;br /&gt;olmadığı sosyal konular üzerinde düşünüp bir anlam çıkarmaya çalışırsınız.&lt;br /&gt;Sonunda ise boşa harcadığınız zamandan yorgun düşmüş ve duygusal olarak &lt;br /&gt;çökmüş hissedersiniz. Anlamanız gerek ki dünya hiç bir zaman istediğiniz&lt;br /&gt;gibi mükemmel bir ortam olmayacak. Bir insan ancak bir yere kadar olayları&lt;br /&gt;kontrol edebilir. Zaman içinde göreceksiniz ki kontrol edemediğiniz sosyal &lt;br /&gt;kavramlar üzerinde enerjinizi harcamak yerine kendi çevrenize ve yaşamınıza&lt;br /&gt;konsantre olursanız çok daha etkili değişimler gerçekleştirebilirsin iz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iş yaparken amaca ve hedefe tüm varlığınızı veremiyorsanı z başarılı &lt;br /&gt;olmanız mümkün değildir. Bütün kalbiniz ile girişmiyorsanı z o işi bırakın&lt;br /&gt;   ve bir sonrakine geçin. Siz yeni bir şeyler yapmak, kurmak, üretmek&lt;br /&gt;     ihtiyacındasını z, eğer bu imkan elinizde yoksa mutsuz olmanız &lt;br /&gt;                             kaçınılmazdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer maviyi portakal renginden daha çok seviyorsanız, bir işi önce nasıl&lt;br /&gt;     yapacağınızı düşünür sonra planınızı gözden geçirip hatalarını&lt;br /&gt;                              incelersiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer portakal rengini maviden daha çok seviyorsanız, anlık heyecanlara&lt;br /&gt;              kapılıp planlarınızı unutmanız çok kolaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  Kırmızı ve Yeşil: Kaynak Yöneticileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pratik ve insanlara değer veren bir yapınız var. Başkalarına yaşamlarında &lt;br /&gt;daha anlamlı ve değerli aşamalar katetmeleri için yardımcı olursunuz. Hiç&lt;br /&gt;kimse sizi kandıramaz. Siz dinamik birisiniz ve herkesin ne yaptığını yada&lt;br /&gt;amaçladığını çok iyi bilirsiniz. Neyin önemli olduğunu bilmenizi sağlayan &lt;br /&gt;özel bir yeteneğiniz vardır. Bir öğretmen yada ebeveyn gibi insanların&lt;br /&gt;       yaşamlarını daha iyi nasıl yapabileceklerini düşünürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz en çok elinizdeki kaynakların nasıl kullanılacağını idare ettiğinizde &lt;br /&gt;başarılı olursunuz. Başlangıçta çok eğitmek amacı ile başlamanıza rağmen&lt;br /&gt;daha sonra aşırı otoriter olabilirsiniz. Hatta aşırıya kaçıp patronluk&lt;br /&gt;taslayabilirsiniz. Ne yazık ki orta dereceniz yok, ya eğiticisiniz yada &lt;br /&gt;otoritersiniz. Bu durum çevrenizdeki insanların kafasını karıştırabilir.&lt;br /&gt;İnsanlar patronluk tasladığınızda bile insanların iyiliğini düşündüğünüzü&lt;br /&gt;                     her zaman farkedemeyebilirler .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Üzgün olduğunuzda, baskı altında kaldığınızda yada sarhoş olduğunuzda &lt;br /&gt;   kırmızı rengini simgeleyen tarafınızı ortaya çıkarırsınız. Yeşilin&lt;br /&gt;sakinleştiren etkisi olmadan aşırı davranışlarınız ile dostlarınızı oldukça&lt;br /&gt;şaşırtabilirsiniz. Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız bu karakter &lt;br /&gt;daha bile çarpıcıdır. Eğer çevrenizdekiler bu süreçlerden birinde size&lt;br /&gt;farklı davranmaya kalkarsa bunun nedeni muhtemelen sizi tanıyamadıkları&lt;br /&gt;                                içindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Eğer kırmızıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, başkalarından önce bir &lt;br /&gt;hedefin başarılması için nelerin yapılması gerektiğine önem verirsiniz. Bu&lt;br /&gt;      yapınız sizin kendinize güvenmenizi ve direk olmanızı sağlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız, destekleyici yanınız ön plana &lt;br /&gt;çıkar ve öncelikle enerjinizi başkalarının ihtiyaçlarına yönlendirirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                     Kırmızı ve Mor: Birleştiriciler&lt;br /&gt;Siz olayların duygusal yanları ile gerçekleri birleştirmeyi seversiniz. Bir &lt;br /&gt;olay olduğunda önce durumu analiz edersiniz, saçmalıkları bir tarafa atar&lt;br /&gt;     ve insanları bir araya getirerek durumun düzelmesini sağlamaya&lt;br /&gt;çalışırsınız. Başkaları sizin düzene olan ihtiyacınızı aşırı ciddi olarak &lt;br /&gt;  görür. Siz başkalarına fikir verirken yada açık açık düşüncelerinizi&lt;br /&gt;söylerken en başarılı olursunuz. Başkalarına destek olmak kendinizi iyi&lt;br /&gt;                          hissetmenizi sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut diliniz insanları size çeker. Merakınız hareket yaratır. Siz seksi &lt;br /&gt;bir insansınız. Yeni olgular sizi heyecanlandırı r ve yeniden canlanmanızı&lt;br /&gt;sağlar. Fakat aynı zamanda yenilikler yapmanız gerekenleri bitirmenize&lt;br /&gt;  engel olabilir. Ertelemeyin. .. heyecanınız sönmeden önce işlerinizi &lt;br /&gt;                           bitirmeye çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayların ve insanların göründükleri gibi olduğunu bilmeye ihtiyacınız&lt;br /&gt;vardır. Bu yapınız özellikle kötü bir ruh hali içinde olduğunuzda daha&lt;br /&gt;  belirginleşir. Çevrenizi kontrol eden bir yapıya bürünürsünüz. Bazen &lt;br /&gt;olayların sadece negatif yanlarını görürsünüz. Böyle durumlarda öylesine&lt;br /&gt;kuşkucu ve aşırı analitik olursunuz ki herkesin moralini bozabilirsiniz.&lt;br /&gt;  Duygularınızı ve davranışlarınızı çalışan bir plan ile birleştirmeye &lt;br /&gt;ihtiyacınız vardır. Yoksa geleceğinizi yönlendirmek sizin için çok zor bir&lt;br /&gt;                             hal alacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kırmızıyı mordan daha çok seviyorsanız, en popüler insan olmaktansa&lt;br /&gt;işlerin doğru şekilde yürümesine daha çok ilgi duyarsınız.. Sözlerinizin &lt;br /&gt;             sonuçlarını düşünmeden konuşma eğilimindesiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer moru kırmızıdan daha çok seviyorsanız, insanların tepkilerine çok önem&lt;br /&gt;veriyorsunuz demektir. İstediğinizi almak için cazibenizi ve çekiciliğinizi &lt;br /&gt;                             kullanırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                     Kırmızı ve Turuncu: İnsancıllar&lt;br /&gt;Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi&lt;br /&gt;düşüncelerinizi özür dilemeden açıkca konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi &lt;br /&gt;   çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve&lt;br /&gt;insanların herhangi bir kısıtlama, utanç yada korku olmadan kendilerini&lt;br /&gt;       ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümit ediyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda&lt;br /&gt;bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için.&lt;br /&gt;Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha &lt;br /&gt;caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde&lt;br /&gt;aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular&lt;br /&gt;               gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz.. Sonrada hazır olsun&lt;br /&gt;veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açıksözlülük kendisine&lt;br /&gt;güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına &lt;br /&gt;  yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin&lt;br /&gt;   koruma mekanizmanızdı r. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı &lt;br /&gt;göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hakettiğiniz sevgiyi ve&lt;br /&gt;saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi&lt;br /&gt;  tanıyabilir ve gerçekten hakettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif&lt;br /&gt;bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci&lt;br /&gt;                           plana atıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği &lt;br /&gt;   için olayları tamir eden ya da arabuluculuk yapan birisiniz demektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116081916226004323?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116081916226004323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116081916226004323&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081916226004323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081916226004323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/42-renklerle-kisilik-testi.html' title='42* RENKLERLE KISILIK TESTI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-116081882132698812</id><published>2006-10-14T12:39:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T12:41:12.776+03:00</updated><title type='text'>41* REAL AGE TEST</title><content type='html'>Dr.Michael Roizen ve Dr. Mehmet Öz' ün hazirladigi RealAge - Gerçek Yas testi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.realage.com.tr/tr/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-116081882132698812?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/116081882132698812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=116081882132698812&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081882132698812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/116081882132698812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/10/41-real-age-test.html' title='41* REAL AGE TEST'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115917889543462405</id><published>2006-09-25T13:07:00.000+03:00</published><updated>2006-09-25T13:08:15.450+03:00</updated><title type='text'>40 * ADAM OLMAK</title><content type='html'>Adam Olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevrende herkes sasirsa bunu da senden bilse sen akli basinda kalabilirsen eger&lt;br /&gt;Herkes senden kusku duyarken hem kuskuya yer birakir hem kendine guvenebilirsen eger&lt;br /&gt;Bekleyebilirsen usanmadan&lt;br /&gt;Yalanla karsilik vermezsen yalana&lt;br /&gt;Kendini evliya sanmadan kin tutmayabilirsen kin tutana&lt;br /&gt;Duslere kapilmadan dus kurabilir yolunu saptirmadan dusunebilirsen eger&lt;br /&gt;Ne kazandim diye sevinir, ne yikildim diye yerinir ikisini de vermeyebilirsen eger&lt;br /&gt;Soyledigin gercegi buken duzenbaz kandirabilir diye saflari dert edinmezsen&lt;br /&gt;Omur verdigin isler bozulsa da yilmaz koyulabilirsen ise yeniden dokup ortaya varini yogunu&lt;br /&gt;Bir yazi turada yitirsen bile yitirdiklerini dolamaksizin dile bastan tutabilirsen yolunu&lt;br /&gt;Yuregine sinirine dayan diyecek direncinden baska seyin kalmasa da herkesin birakip gittigi noktaya&lt;br /&gt;Sen dayanabilirsen tek&lt;br /&gt;Herkesle dusup kalkar erdemli kalabilirsen&lt;br /&gt;Unutmayabilirsen halki krallarla gezerken&lt;br /&gt;Dost da dusman da incitemezse seni&lt;br /&gt;Ne kucumser ne de buyultursen cevreni&lt;br /&gt;Her saatin her dakikasina emegini katarsan hakcasina&lt;br /&gt;Her seyiyle dunya onune serilir&lt;br /&gt;Ustelik oglum Adam Oldun demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rudyard Kipling&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115917889543462405?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115917889543462405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115917889543462405&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115917889543462405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115917889543462405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/40-adam-olmak.html' title='40 * ADAM OLMAK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115892762481792741</id><published>2006-09-22T15:18:00.000+03:00</published><updated>2006-09-22T15:20:24.823+03:00</updated><title type='text'>39 * KADIN ve ERKEK BLOGGERLARA ITHAFEN</title><content type='html'>Kadının günlüğü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün üç yil bitti. Onun karsisina gelinlikle çiktigim günkü kadar mutluyum.Tanrim, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,  cazibeli, yakisikli,anlayisli,sevecen, her sey var.  Bugün Cumartesi, biraktim arkadaslariyla eglensin. En sevdigi yemek olan pastirmali kurufasulye ile pilav yapiyorum.Pisti, demleniyor. Banyo yaptim, en sevdigi kiyafeti giydim. Yemekten sonra,söminenin karsisina bir sise kirmizi sarapla uzanacagiz.. Eve geldi  sonunda. Beni öpüsü biraz soguktu, akli baska yerde sanki. AmanTanrim, yoksa? Tüm cilvelerime ragmen, bana saldirmadi.  Arkadaslariyla ne yaptigini sordum, agzinda bir seyler geveledi. Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala  dalgin, hala uzak, hala kabuguna çekilmis. Herhalde ÖTEKINI&lt;br /&gt;düsünüyor. Benden genç mi acaba? Isyerindeki sarisin pazarlama temsilcisi olmasin? Söminenin  karsisinda  sarabimizi yudumlarken, artik dayanamadim "neyin var?"diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme,aci dolu, uzaklik dolu.."Yok  birseyim" diye geçistirdi. O gürül gürül yanan askin bu kadar cabuk bitecegine inanamiyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istedigini  söylüyordu.Bugün aramizda iletisim kopuklugu basladi bile. Belki de kilo  aliyorum.Çok mu vir vir yapiyorum? Elini &lt;br /&gt;tuttum. Elimi oksadi, ama eller hissiz, parmak uçlari soguk...Stepe baslasam? Çocuk  istesem? Yalan, yalan, yalan.Kendimi kandirmaktan baska bir sey degil bunlar. Bitti...Bittti...Bitti. Tanrim, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarina attim. Aglaya aglaya uykuya dalmisim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;************************************&lt;br /&gt;Erkegin Günlügü:  (AYNI GUN)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öf be, Fener yine yenildi.. Ama, kurufasülye güzeldi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115892762481792741?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115892762481792741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115892762481792741&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115892762481792741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115892762481792741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/39-kadin-ve-erkek-bloggerlara-ithafen.html' title='39 * KADIN ve ERKEK BLOGGERLARA ITHAFEN'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115886222360518504</id><published>2006-09-21T21:04:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T21:10:23.623+03:00</updated><title type='text'>38 * SEVGILI OGRETMENLERIMIZ  (TIPITIP'e ithafen)</title><content type='html'>(Bu yazi bu donem cok istedigi ogretmenlige baslayan TIPITIPcgme ve diger tum ogretmen olan blog dostlarima ithafen) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Dundar'dan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili öğretmenim! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün çocuklarımızı teslim ediyoruz size öğretmenim... &lt;br /&gt;Hayatımızın en değerli varlıklarını siz devralacaksını z.&lt;br /&gt;Bir kısmı ağlayıp sızlayacak,&lt;br /&gt;Bir kısmı kürsünüzde zıplayacak, &lt;br /&gt;Biri okuldan kaçacak belki, diğeri altına kaçıracak. &lt;br /&gt;Tanıdık manzaralar sizin için...&lt;br /&gt;Bundan böyle anne babalarından çok sizinle olacaklar; &lt;br /&gt;Işığa koşan pervaneler gibi etrafınızda dolanacak,&lt;br /&gt;Her sözünüze inanmaya hazır bir sevdalılar ordusu halinde gözünüze bakacaklar. &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Haddim değil size öneride bulunmak; olsa olsa temenniler sıralayabilirim:&lt;br /&gt;Keşke onları eğlenceli bir partiyle karşılayabilseniz;&lt;br /&gt;Okulu ilk günden sevdirebilseniz.&lt;br /&gt;Sınıfta yerlerini gösterirken iyi bir sıra arkadaşının, hayatlarında güzel bir kitap kadar ebedi olabileceğini söyleseniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Körpe beyinlerini lüzumsuz bilgiler, basmakalıp fikirlerle doldurmak yerine, bilgiye nasıl ulaşılacağının ipuçlarını verseniz.&lt;br /&gt;Bilgiyi iyi ezberleyenlerin değil, onu süzüp analiz edebilenlerin başardığını ilk dersten öğretseniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kör inancın, insanoğlunun ezeli düşmanı olduğunu, yerküreyi itaatin değil sorgulamanın değiştirdiğini anlatsanız.&lt;br /&gt;Gücü silahta, cazibeyi markada arayan kuşaklara gerçek kudretin bilgide, asıl cazibenin bilgede olduğunu belletseniz. &lt;br /&gt;Güçlü olmanın değil, güçlüyken iyi kalmanın zorluğundan söz etseniz.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Hoşgörün saçlarının, etek boylarının uzunluğunu, yüreklerinin coşkunluğunu.. . Sevgiden zarar gelmez. Asıl şiddete çare bulun siz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeteleşmenin değil, sevmenin her zorluğu yenebileceğini söyleyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlmin de aşk kadar sonsuz olduğundan bahsedin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimin ömür boyu süreceğini, öğrendikçe cehaletlerini fark edeceklerini, &lt;br /&gt;Kendini bilmenin, insanlığı anlamanın önkoşulu olduğunu belletin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her türlü servetin kökeninde alın teri olması gerekir. &lt;br /&gt;İnsanı bencillik değil, bonkörlük zenginleştirir" deyin onlara... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir eser vermenin ölümsüzlüğe eş olduğunu,&lt;br /&gt;Cehaletin insanı karanlığa gömdüğünü ezberletin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürüye uyanların hiçbir iz bırakmadan kaybolduğunu, &lt;br /&gt;Tarih yazanların farklılar olduğunu söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklılıklarını kabullenin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçindeki yeteneği dışarı vurması için cesaretlendirin onları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanatlarını kırmayın, kanatlandırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmlerden farklı olarak hayatta bazen kötülerin de kazanabileceğ ini, &lt;br /&gt;Ama bunun ilelebet süremeyeceğini, &lt;br /&gt;İyiliğin eninde sonunda galip geleceğini anlatın, &lt;br /&gt;Umutlandırın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haksızlık karşısında boyun eğmeyip, &lt;br /&gt;Tevazu karşısında eğilmelerini tavsiye edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalemin kılıçtan keskin, &lt;br /&gt;Sabrın öfkeden baskın olduğunu gösterin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağışlamanın kin tutmaktan, &lt;br /&gt;Paylaşmanın kıskançlıktan üstün olduğunu belletin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç tanımadıklarının acısını çekmenin, insanı büyüttüğünü öğretin.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Arada kırlara çıkarın onları;&lt;br /&gt;Doğanın kokusunu alsınlar;&lt;br /&gt;Otların cinsini tanısınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uslu arkadaşlarını örnek verip ezmeyin uluorta... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreklendirin. &lt;br /&gt;Korkularını yenmelerine, &lt;br /&gt;Cesareti öğrenmelerine yardımcı olun.&lt;br /&gt;Karamsarlığın kuyularında boğulmasınlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dayanışmayı özendirin, yarışma yerine... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostunu ihbar edeni değil, ele vermeyeni ödüllendirin. &lt;br /&gt;Ötekini sevmeyi, hataları hoşgörmeyi, &lt;br /&gt;Vefayı, esnekliği öğretin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ütopyalarını kaybettiler fırtınada; onlara ideallerini geri verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanın hakemliğine güvenmeyi ve sabrı telkin edin.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;İlkin kıymetiniz bilinmeyecek, &lt;br /&gt;Sözleriniz boşlukta yitecektir belki... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkalarını aydınlatma uğraşında kendini tüketen mumlarsınız siz..&lt;br /&gt;Ama biliriz ki, eriyen her mum, ışıttıklarında yaşar.&lt;br /&gt;Sizler de o milyonlarca yürekte,&lt;br /&gt;Ebediyen yaşayacaksınız, sevgili öğretmenim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CAN DÜNDAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115886222360518504?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115886222360518504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115886222360518504&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115886222360518504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115886222360518504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/38-sevgili-ogretmenlerimiz-tipitipe.html' title='38 * SEVGILI OGRETMENLERIMIZ  (TIPITIP&apos;e ithafen)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884666012168386</id><published>2006-09-21T16:46:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:51:00.123+03:00</updated><title type='text'>37 * AFFETMEK</title><content type='html'>AFFETMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir lise öğretmeni günün birinde derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: “Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. “O zaman” der öğretmen. “Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin.” Öğrenciler bunu da yaparlar. “Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama, ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Şimdi, bugüne dek affetmeyi istemediğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı öğrenciler torbalarına üçer–beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen, kendisine “Peki şimdi ne olacak?” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde.. hep yanınızda olacaklar.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;– “Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;– “Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf gözlerle bakıyorlar bana artık.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;– “Hem sıkıldık, hem yorulduk...” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK: &lt;br /&gt;BİR SÖZ: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİLGİLİ İNSAN KOLAY AFFEDER. J. F. KENNEDY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YANILMAK İNSANCA, BAĞIŞLAMAK KUTSALCA BİR İŞTİR. A. POPE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EMRİNDEKİLERİ BAĞIŞLAMASINI BİLMEYENLER, BİR GÜN BU İNSANLARIN AFFINA MUHTAÇ OLURLAR. Sadi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884666012168386?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884666012168386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884666012168386&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884666012168386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884666012168386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/37-affetmek.html' title='37 * AFFETMEK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884637501287881</id><published>2006-09-21T16:45:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:46:15.013+03:00</updated><title type='text'>36 * SEVGILILER GUNU - CAN DUNDAR'DAN</title><content type='html'>O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna &lt;br /&gt;düşmüşçesine&lt;br /&gt;ürperiyorsa yüreğiniz...&lt;br /&gt;ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup&lt;br /&gt;kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple&lt;br /&gt;çekiyorsanız bu hislerin...&lt;br /&gt;O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, &lt;br /&gt;bir&lt;br /&gt;akrep kadar hain...&lt;br /&gt;sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz &lt;br /&gt;edilince&lt;br /&gt;yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, &lt;br /&gt;mahcup&lt;br /&gt;somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,&lt;br /&gt;ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, &lt;br /&gt;siz&lt;br /&gt;keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...&lt;br /&gt;dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki &lt;br /&gt;ter, en&lt;br /&gt;dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...&lt;br /&gt;hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse...&lt;br /&gt;elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse,&lt;br /&gt;kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...&lt;br /&gt;her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O... her roman &lt;br /&gt;O'ndan söz&lt;br /&gt;ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...&lt;br /&gt;bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç&lt;br /&gt;diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,&lt;br /&gt;iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...&lt;br /&gt;iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...&lt;br /&gt;eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, &lt;br /&gt;dara&lt;br /&gt;düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...&lt;br /&gt;mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, &lt;br /&gt;vitrindeki&lt;br /&gt;her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O &lt;br /&gt;anlatsa" diye&lt;br /&gt;iç geçiriyorsanız...&lt;br /&gt;kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni &lt;br /&gt;aklınızdan&lt;br /&gt;silinmiyorsa bir türlü...&lt;br /&gt;özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi &lt;br /&gt;taşıyorsanız gün&lt;br /&gt;boyu...&lt;br /&gt;hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...&lt;br /&gt;O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...&lt;br /&gt;ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...&lt;br /&gt;gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;&lt;br /&gt;bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu &lt;br /&gt;hürmetine...&lt;br /&gt;uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor &lt;br /&gt;yoksa...&lt;br /&gt;dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece &lt;br /&gt;ilgilendirmiyorsa,&lt;br /&gt;nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz &lt;br /&gt;bile akıl&lt;br /&gt;erdiremiyorsanız&lt;br /&gt;kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura &lt;br /&gt;baskın&lt;br /&gt;çıkıyorsa bu yüzden her daim...&lt;br /&gt;gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı &lt;br /&gt;sözleri&lt;br /&gt;unutturmaya yetiyorsa...&lt;br /&gt;Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize &lt;br /&gt;rağmen&lt;br /&gt;dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...&lt;br /&gt;...o halde bugün sizin gününüz!..&lt;br /&gt;"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.&lt;br /&gt;Can Dundar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884637501287881?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884637501287881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884637501287881&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884637501287881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884637501287881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/36-sevgililer-gunu-can-dundardan.html' title='36 * SEVGILILER GUNU - CAN DUNDAR&apos;DAN'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884630731024313</id><published>2006-09-21T16:44:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:45:07.310+03:00</updated><title type='text'>35 * HER SECIS BIR VAZGECISTIR</title><content type='html'>CAN DÜNDAR "her seçim bir kaybedistir"&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;Her tercih bir vazgeçistir çünkü...&lt;br /&gt;&gt;Sabah ise gitmekle, yatakta nefis bir miskinlik firsatindan vazgeçmis&lt;br /&gt;&gt;olursunuz.&lt;br /&gt;&gt;Kalkar kalkmaz hayat bin bir seçenegi dayar burnunuzun ucuna...  "Ne &lt;br /&gt;&gt;giysem"&lt;br /&gt;&gt;telasindan, ögle yemeginde "Ne alirdiniz?" diye basucunuzda biten &lt;br /&gt;garsona,&lt;br /&gt;&gt;"hangi kanaldaki filmi izlesem" kararsizligindan "bize oy verin" diye&lt;br /&gt;&gt;bagrisan partilere kadar her sey, herkes, her an sizi israrla bir &lt;br /&gt;tercihe&lt;br /&gt;&gt;zorlar.&lt;br /&gt;&gt;Yastiginiza teslim olmussaniz, belki disarda isil isil bir günden &lt;br /&gt;vazgeçmis&lt;br /&gt;&gt;olursunuz.  Bahar esintileri tasiyan bir elbise belki o gün yasaminizi&lt;br /&gt;&gt;isildatabilecekken, agirbasli bir sadelige karar vermekle muhtemel bir&lt;br /&gt;&gt;tanisikligi tepersiniz.  Belki yemediginiz musakka, ismarladiginiz &lt;br /&gt;Izmir&lt;br /&gt;&gt;köfteden daha lezzetlidir.&lt;br /&gt;&gt;Ya da öbür kanaldaki film, o anki ruh halinize daha uygundur.&lt;br /&gt;&gt;Ama yasam, vazgeçtiginiz seye iliskin ipucu vermez.  Geri dönüp, o &lt;br /&gt;günü&lt;br /&gt;&gt;gökkusagi desenli bir elbiseyle yeniden yasama sansiniz yoktur.&lt;br /&gt;&gt;Bu seçim oyununda vazgeçtiginiz sey, seçtiginizden daha degerliyse &lt;br /&gt;&gt;pismanlik&lt;br /&gt;&gt;kaçinilmazdir.&lt;br /&gt;&gt;Ama neyin degerli oldugunun karari da yine size aittir.  Ve &lt;br /&gt;vazgeçtiginiz&lt;br /&gt;&gt;sey bazen bir saray, bazen söhret sahnesinin pariltili neonlari da &lt;br /&gt;olsa,&lt;br /&gt;&gt;çogu zaman gözünüz hiç arkada kalmaz.&lt;br /&gt;&gt;Çünkü duvarlarina sevdiginizin kokusu sinmis bir ev ya da sevdiginiz &lt;br /&gt;&gt;kadinla&lt;br /&gt;&gt;paylasamadiginiz bir saray sizin borsada kolay feda edilebilir&lt;br /&gt;&gt;degerlerdendir.  Hayata bir baska gözle bakmayi ögrendiyseniz, bu &lt;br /&gt;seçimde&lt;br /&gt;&gt;kazandiklarini sananlara yalnizca aciyarak gülümsersiniz.  Her seyin&lt;br /&gt;&gt;siradanlastigi bir dünyada bazen kaybetmek en dogru seçimdir.&lt;br /&gt;&gt;Ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçistir.&lt;br /&gt;&gt;Can Dündar / Yarim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884630731024313?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884630731024313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884630731024313&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884630731024313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884630731024313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/35-her-secis-bir-vazgecistir.html' title='35 * HER SECIS BIR VAZGECISTIR'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884592823970959</id><published>2006-09-21T16:38:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:38:48.246+03:00</updated><title type='text'>34 * IQ TEST (gercek)</title><content type='html'>http://ivos.ivillage.com/assessment/exec/iqindex?&amp;o=dcm,iq,iv,el,ivpremium,tp,0&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884592823970959?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884592823970959/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884592823970959&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884592823970959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884592823970959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/34-iq-test-gercek.html' title='34 * IQ TEST (gercek)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884489538977268</id><published>2006-09-21T16:17:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:21:35.390+03:00</updated><title type='text'>33 * BU COCUK ASMIS :)</title><content type='html'>Bir ilkokul kompozisyonu:&lt;br /&gt;Konu: 3 dilek hakkiniz olsa ne dilerdiniz&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Günümüzde üç dilek hakkimiz olmasi çok önemlidir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Maalesef sevinerek bu hakkimizi kullaniriz her zaman.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Benim 3 dilek hakkim olsa 3 dilek hakki daha isterdim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Elde var 6 dilek hakki, 5 ile 3 er dilek daha dilesem 15 dilek hakkim   daha  olur. 15 dilek ile her istedigimi dilerim. Günah degilse allah olmayi   dilerim.  Allah olduktan sonra dilek hakkim sonsuz kere sonsuz olur. Çok akilli olurum.  Maalesef her istedigimi yapabilirim. Kendime kasvetli bir   yaris arabasi  yaptiririm. Onunla antalya'ya gider dedemlerin elini   öperim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Dedem bana torunum  allah olmus der. Sevinir. Harçlik verir. Abime  vermez,çünkü o arabaya kusan  bir gerzek. Sonra dedem mezarlikta  zombileri  öldürmeye gönderir beni. Hepsini  yok ederim isin kiliciyla. babami da  döverim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884489538977268?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884489538977268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884489538977268&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884489538977268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884489538977268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/33-bu-cocuk-asmis.html' title='33 * BU COCUK ASMIS :)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884462430962246</id><published>2006-09-21T16:12:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:17:04.310+03:00</updated><title type='text'>32 * ESINI SEVEN KOCA:))</title><content type='html'>Samsun'da, birlikte yaşadığı Ali Demircioğlu'nu çorbasına fare zehiri&lt;br /&gt;katarak öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Leyla  Demirbostan, son&lt;br /&gt;duruşmada sunduğu "DELİL" ile mahkeme heyetini kahkahalara boğdu.&lt;br /&gt;Demirbostanın merhum Demircioğlu'nun yazdığını öne sürdüğü, "KARIMIN&lt;br /&gt;SUÇU YOK, ONU SERBEST BIRAKIN" yazılı not herkesi güldürdü !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastahane mahallesinde, aralık ayında aralarında çıkan tartışma&lt;br /&gt;nedeniyle Demircioğlu'nu çorbasına fare zehiri koyarak öldürdüğü&lt;br /&gt;iddiasiyla 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde idam istemiyle yargılanan bir&lt;br /&gt;çocuk annesi Demirbostan, dünkü duruşmada "ÖNEMLİ"dir diyerek&lt;br /&gt;bir "DELİL" sundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borç senedi arkasına tükenmez kalemle yazılan notta şu ifadeler yer&lt;br /&gt;aldı: Karımı serbest bırakın "Saygıdeğer hakim bey. Ben Ali&lt;br /&gt;Demircioğlu. Ben kendi kendime hazırladığım ilacı, yemeğime kendim&lt;br /&gt;koydum. Leyla Demirbostan'ın hiçbir suçu yok. Suçsuz yere yatıyor.&lt;br /&gt;Çekyat borcumu ödeyemediğim için canıma kıydım.  Eşimi ablası Hatice&lt;br /&gt;Kaya'nın evine göndermiştim.&lt;br /&gt;Saat 11.00'de gel dedim, o da geldi.  Beni eşim tuvalete girerken&lt;br /&gt;gördü. Beni çok seviyordu. Bana kıyamaz.  Şimdiye kadar eşimin bana&lt;br /&gt;böyle bir sey yapacağı aklımın ucundan bile geçmez. Ailemin suçu&lt;br /&gt;yoktur. Beni yine hastaneye kaldıran eşim oldu. İlacı ben aldım.  Onu&lt;br /&gt;serbest bırakın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının okunmasıyla birlikte mahkeme heyeti ve duruşmayı izleyenler&lt;br /&gt;kahkahalara boğulurken,  Ali Demircioğlu'nun babası Osman&lt;br /&gt;Demircioğlu, "Oğlum düzgün yazı yazamaz" dedi.  Demirbostan da, " Bu&lt;br /&gt;mektuptaki yazı onundur"&lt;br /&gt;karşılığını verdi. Duruşma, mektubun incelenmesi için ertelendi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884462430962246?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884462430962246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884462430962246&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884462430962246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884462430962246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/32-esini-seven-koca.html' title='32 * ESINI SEVEN KOCA:))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884432441531889</id><published>2006-09-21T16:10:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:12:04.416+03:00</updated><title type='text'>31 * BENIM DEĞERIM COK FAZLA !</title><content type='html'>Siz bunu okuduktan sonra ne dusunursunuz... bilemem?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Bir konusma sirasinda adamin biri kadinin birine sormus:&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;"Nasil bir erkek ariyorsun?"&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Kadin bir süre sessiz kaldiktan sonra adamin gözlerinin içine&lt;br /&gt;bakarak sormus:&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;"Gerçekten bilmek istiyor musun?"&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Adam biraz isteksiz, "Evet" demis.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Ve kadin baslamis anlatmaga...&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;"Bugün ve bu yasta bir kadin olarak, bir erkege onun benim için&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;benim kendime yapabilecegimden fazla ne yapabilecegini soracak&lt;br /&gt;&gt; &gt;konumdayim.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Kendi masraflarimi karsilayabiliyorum; bir erkegin yada bir baska&lt;br /&gt;kadinin yardimina gerek&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;duymadan evimi idare ediyorum. Böyle olunca,&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;"Sen masaya ne koyuyorsun?" sorusunu sorma konumundayim.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Adam kadina bakmis. Paradan söz ettigini düsünüyormus.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Kadin hemen bu düsünceyi düzeltmis: "Sözünü ettigim, para degil.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Ondan öte bir sey istiyorum. Hayatin her alaninda mükemmeliyeti&lt;br /&gt;arayan bir erkege&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;ihtiyacim var."&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Adam arkasina yaslanip kollarini kavusturarak kadindan biraz daha&lt;br /&gt;açiklama istemis.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Kadin baslamis anlatmaga:&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;"Kendini zihnen mükemmellestirmeye çalisan birini istiyorum,&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;çünkü sohbet ve zihnen uyarilma ariyorum. Basit bir adama&lt;br /&gt;ihtiyacim yok.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Ruhen mükemmellesmeye çalisan birini ariyorum, çünkü dengesiz bir&lt;br /&gt;birlesmeye ihtiyacim yok.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Inananlarla inanmayanlarin bir araya gelmesi felakete yol açar.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Parasal açidan mükemmellik arayan bir erkege ihtiyacim var, çünkü&lt;br /&gt;parasal bir yük istemiyorum.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Bir kadin olarak yasadiklarimi anlayacak kadar duyarli,&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;ayagimi saglam basmami saglayacak kadar güçlü bir erkek ariyorum.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Saygi duyabilecegim birini ariyorum. Ona boyun egmem için onu&lt;br /&gt;saymam gerekir.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Kendi isini yürütemeyen adama boyun egemem.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Boyun egme konusunda sorunum yok... yeter ki buna deger biri olsun.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Tanri kadini erkege es ve yardimci olarak yaratmis. Kendine&lt;br /&gt;yardim edemeyen adama ben yardim edemem."&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Kadin aklindan geçenleri böyle döküverdikten sonra adama bakmis.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Adam yüzünde saskin bir ifadeyle oturakalmismis:&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;"Çok fazla istiyorsun." demis.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;"Degerim çok fazla." diye yanitlamis kadin.  &lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;Bu iletiyi degeri çok fazla olan bütün kadinlara gönder.&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt;NASIL OLMALARI GEREKTIGINI BILMELERI IÇIN BAYLARA DA GÖNDER.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884432441531889?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884432441531889/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884432441531889&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884432441531889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884432441531889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/31-benim-deerim-cok-fazla.html' title='31 * BENIM DEĞERIM COK FAZLA !'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884423271059564</id><published>2006-09-21T16:09:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:10:32.713+03:00</updated><title type='text'>30 * BEN DAHA BUYUMEMISIM:))</title><content type='html'>25 signs that show you that you’ve finally grown up:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Your houseplants are alive, and you can't smoke any of them.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Having sex in a twin bed is out of the question.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. You keep more food than beer in the fridge. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. 6:00 AM is when you get up, not when you to go bed.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. You hear your favorite song in an elevator.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. You watch the Weather Channel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Your friends marry and divorce instead of "hookup" and "break up". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. You go from 130 days of vacation time to 14.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Jeans and a sweater no longer qualify as "dressed up".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. You're the one calling the police because those %&amp;@#! kids next&lt;br /&gt;door won't turn down the stereo. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Older relatives feel comfortable telling sex jokes around you.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. You don't know what time Taco Bell closes anymore.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Your car insurance goes down and your car payments go up.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. You feed your dog Science Diet instead of McDonald's leftovers. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. Sleeping on the couch makes your back hurt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. You take naps.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. Dinner and a movie is the whole date instead of the beginning of&lt;br /&gt;one.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Eating a basket of chicken wings at 3 AM would severely upset, &lt;br /&gt;rather than settle, your stomach.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. You go to the drug store for ibuprofen and antacid, not condoms&lt;br /&gt;and pregnancy tests.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. A $4.00 bottle of wine is no longer "pretty good shit."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. You actually eat breakfast food at breakfast time.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22. "I just can't drink the way I used to" replaces "I'm never going&lt;br /&gt;to drink that much again."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. 90% of the time you spend in front of a computer is for real work. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. You drink at home to save money before going to a bar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. When you find out your friend is pregnant you congratulate them&lt;br /&gt;instead of asking "Oh shit what the hell happened?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bonus:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. You read this entire list looking desperately for one sign that&lt;br /&gt;doesn't apply to you and can't find one to save your sorry old ass.&lt;br /&gt;Then you forward it to a bunch of old friends 'cause you know they'll &lt;br /&gt;enjoy it &amp; do the same.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884423271059564?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884423271059564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884423271059564&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884423271059564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884423271059564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/30-ben-daha-buyumemisim.html' title='30 * BEN DAHA BUYUMEMISIM:))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884411330512467</id><published>2006-09-21T16:07:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:08:33.306+03:00</updated><title type='text'>29 * ERKEKLERDEN MESAJ VAR</title><content type='html'>*8 hafta süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz, bir doktora gidin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Alışveriş yapmak zevkli değildir ve asla da olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*"Beni seviyor musun?" diye sormayın. Emin olun ki sevmesek yanınızda bir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saniye bile durmayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bir probleminiz olduğunda bizden sorunu çözmek için yardım isteyin. Bizden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sizinle aynı üzüntüyü çekmemizi beklemeyin, o sizin kız arkadaşlarınızın işi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin, size çok yakışıyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemin ederiz. O yüzden bir daha sormayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Biz erkekler basitizdir. Mesela sizden ekmeği getirmenizi istiyorsak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan "ekmek masada değil" diye  bir iğneleme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaptığımız sonucunu çıkarmayın. Bunda ne bir dolaylı anlam ne de bir iğneleme var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Eğer 2 değişik şekilde anlayabileceğiniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri kötü ve sizi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üzecekse, kesinlikle öbür anlamında söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Eğer aslında cevap beklemediğiniz bir soru sorduğunuzda duymak istemediğiniz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir cevap alırsanız, sakın şaşırıp kızmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Eğer bir şey istiyorsanız sormanız yeterli. Bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Biz erkekler öyle farklı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamlar taşıyan dolaylı soruları anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır zaten. Bize sormayın, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cevap vermeyi reddediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*En karmaşık durumda bile bizim için temel kural şudur: "En kolayını seç".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizden komplike şeyler beklemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Erkekler sadece 16 renk görürler. Şampanya bir renk değil, bir içkidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı vardır. Tekrar ediyoruz, biz basitiz. O yüzden &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 çift ayakkabınızdan hangisinin kıyafetinize uyacağını sormayın, bilmiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*"Evet" ya da "hayır" gibi cevaplar yeterlidir; soru ne olursa olsun. Başka&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamlar aramayın, "evet" ya da "hayır" işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol bol yemek yemek, arkadaşlarla muhabbet, futbol. Bizden başka bir şey &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beklemeyin. ister deprem, ister yangın, ister sel, ister dolunay olsun bizim için hafta sonları budur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Siz el çantalarını ne kadar seviyorsanız biz de yemeği o kadar seviyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu anlamanızı beklemiyoruz, çünkü biz de sizinkini anlamıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Size "neyiniz var" diye sorduğumuzda, "hiç bir şeyim yok" derseniz size inanırız, bizim için olay bitmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden bir şeyiniz varsa doğrudan söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sizi düşünmediğimiz zamanlar da olabilir. Bu kötü bir şey değil, buna alışmalısınız. Yeteri kadar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayakkabınız ve elbiseniz var. Bizi iflas ettirmek bir sevgi gösterisi değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu tanıdığınız tüm kadınlara yollayın; bir kere de olsa erkekleri anlasınlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mümkün olduğu kadar çok erkeğe de yollayın ki, onlar da yalnız olmadıklarını bilsinler.:)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884411330512467?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884411330512467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884411330512467&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884411330512467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884411330512467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/29-erkeklerden-mesaj-var.html' title='29 * ERKEKLERDEN MESAJ VAR'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884380156440674</id><published>2006-09-21T16:02:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:03:21.566+03:00</updated><title type='text'>28 * KADIN ve ERKEK</title><content type='html'>Bozzetto sever misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıklayın ve izleyin.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.bozzetto.com/flash/fem_male.htm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884380156440674?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884380156440674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884380156440674&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884380156440674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884380156440674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/28-kadin-ve-erkek.html' title='28 * KADIN ve ERKEK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115884371626995536</id><published>2006-09-21T16:01:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T16:01:56.280+03:00</updated><title type='text'>27 * DIPLOMASI</title><content type='html'>Adamin biri Afrika'da safariye çikarken yanina minik köpegini de almis. Minik köpek bir gün ormanda dolasip, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kayboldugunu fark etmis. Ne yapacagini düsünürken bir de bakmis ki karsidan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyecegini ariyor."Simdi basim dertte" diye düsünmüs minik köpek. Etrafina bakmis yerde kemik parçalarini görmüs. Hemen arkasini leoparin geldigi yere dönerek kemikleri kemirmeye baslamis, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalisiyormus.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;Leopar tam saldiracakken minik köpek kendi kendine konusmus; "Ne kadar lezzetli bir&lt;br /&gt;leoparmis. Acaba etrafta bundan bir  tane daha var mi?" Bunu duyan leopar bir anda donmus kalmis ve en yakindaki agaca tirmanarak dallarin arasina saklanmis. "Tam zamaninda kurtardim yoksa bu köpege yem olacaktim" diyedüsünmüs  leopar. Bütün bunlar olup biterken bir baska agacin üstündeki bir maymun olanlari izliyormus. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabilecegini düsünmüs. Leoparin yanina giderek neler oldugunu anlatmis..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leopar kopegin yaptiklarina çok sinirlenmis ve maymuna "Atla sirtima, gidip sunu yakalayalim" demis. Ancak minik köpek neler oldugunu ve leoparin sirtinda maymunla birlikte süratle kendisine yaklastigini fark etmis. "Simdi ne yapacagim" diye düsünürken kaçmaya tesebbüs etmemis. Bunun yerine arkasini leoparin geldigi yöne dönerek, kemikleri&lt;br /&gt;kemirmeye devam etmis. Tam leopar saldiracakken yine kendi kendine konusmus; "Bu aptal &lt;br /&gt;maymun da nerede kaldi? Yarim saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;................&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;Diplomasi böyle birsey olsa gerek... yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün, düşmanını kendi silahı ile yen)&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115884371626995536?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115884371626995536/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115884371626995536&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884371626995536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115884371626995536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/27-diplomasi.html' title='27 * DIPLOMASI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115877327154974544</id><published>2006-09-20T20:26:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T20:27:51.556+03:00</updated><title type='text'>26 * AKIL  NEDIR?</title><content type='html'>ESAS AKIL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:&lt;br /&gt;Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl&lt;br /&gt;belirliyorsunuz?&lt;br /&gt;Doktor: Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz.Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonrada kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz NE yapardınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam:&lt;br /&gt;OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, der doktor. Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Ders: Sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır&lt;br /&gt;AKIL...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115877327154974544?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115877327154974544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115877327154974544&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877327154974544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877327154974544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/26-akil-nedir.html' title='26 * AKIL  NEDIR?'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115877308692053031</id><published>2006-09-20T20:19:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T20:24:46.930+03:00</updated><title type='text'>25 * KARIMA HEDIYE :)</title><content type='html'>3 adam oturmuş eşlerine aldıkları hediyelerden bahsediyorlarmış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birincisi demiş ki, "karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor." Diğer ikisi anlamamışlar. "Ne aldın?" diye sormuşlar. "Beyaz bir Porsche aldım. Çok mutlu oldu" diye cevap vermiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci adam demişki, "Ben de geçen doğum gününde karıma 4 saniyede 0'dan 100'e çıkan bişey almıştım." Hemen anlamışlar tabi ki: "Heey, yoksa Ferrari mi aldın?" Adam gülümsemiş: "Evet, kıpkırmızı bir Ferrari aldım. Gerçekten de ona çok yakıştı." demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer üçüncü adama sormuşlar: "Peki sen ne aldın karına?"&lt;br /&gt;Adam demiş ki: "Ben öyle bişey aldım ki; sadece 2  saniyede 0'dan 100'e çıkıyor." Adamlar şaşırmışlar: "Atıyorsun!" demişler,&lt;br /&gt;"Öyle bir araba olmaz ki!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam cevap vermiş:"Araba aldığımı kim söyledi? İşte bunu aldım demiş. Ne aldığını görmek için tıklayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://img193.echo.cx/img193/7475/adsz8oj.jpg&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115877308692053031?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115877308692053031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115877308692053031&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877308692053031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877308692053031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/25-karima-hediye.html' title='25 * KARIMA HEDIYE :)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115877201192874180</id><published>2006-09-20T20:04:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T20:06:51.963+03:00</updated><title type='text'>24 * ISKADINININ CINNET ANI</title><content type='html'>İŞ KADINININ CİNNET ANI&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;     Öyle değil işte.&lt;br /&gt;     İstiyor.&lt;br /&gt;     İnsan herşeyi istiyor.&lt;br /&gt;     Hem de aynı anda...&lt;br /&gt;     Nedir bu herşey?&lt;br /&gt;     Yaptığın işi iyi yapmaya çalışacaksın.&lt;br /&gt;     Kafa patlatacaksın.&lt;br /&gt;     Uyduruk kaydırık olmamasına uğraşacaksın.&lt;br /&gt;     Bu  yeterince zor zaten.&lt;br /&gt;     Sabah akşam işle yatıp kalkman gerekiyor.&lt;br /&gt;     Ama  işte an geliyor, o da insanı kesmiyor.&lt;br /&gt;     İnsan, yatağına iş dışında,  başka şeyler de almak istiyor!&lt;br /&gt;     Ee peki, (aşık oldun) oldun diyelim.&lt;br /&gt;     Sanki bir ilişkiyi yürütmek kolay?&lt;br /&gt;     O da inanılmaz emek istiyor.&lt;br /&gt;     Diyelim ki, iyi gidiyor. Şükrediyorsun.&lt;br /&gt;     Ama bu sefer ne oluyor?&lt;br /&gt;     Iki kişilik bir dünyada  Küçük Prens ve Küçük Prenses olarak&lt;br /&gt;     yaşamaman gerekiyor.&lt;br /&gt;Sosyal  hayatın  da olacak, gidecek, dostlarinla arkadaşlarınla vakit geçireceksin.&lt;br /&gt;     Peki anladık, onu da yaptın.&lt;br /&gt;     Ama kendini de beslemen gerekiyor.&lt;br /&gt;     Ruhunu yani.&lt;br /&gt;     Okunacak kitaplar, gezilecek sergiler, izlenecek filmler var.&lt;br /&gt;     Ne yazık ki iş, ruhla da bitmiyor.&lt;br /&gt;     Bütün bunları yaparken bakımlı ve güzel olmak icap ediyor.&lt;br /&gt;     Ee 30 yaşından sonra da iyi durabilmek için epey bir çaba gerekiyor...&lt;br /&gt;     Spor yapacaksın spor!&lt;br /&gt;     Yine fedakarlık; ya sabahın köründe kalkıp bir saat yürüyeceksin, ya da iş çıkışında herkesi ekip yüzmeye&lt;br /&gt;gideceksin.&lt;br /&gt;     Ay bitmiyor!&lt;br /&gt;     Paran olması gerekiyor, sabrın olması gerekiyor, vaktin olması gerekiyor, berbere gitmen gerekiyor, dip boya yaptırman&lt;br /&gt;gerekiyor, manikür,pedikür, sonra aileni ihmal etmemen gerekiyor, varsa kedinle günde en az bir saat sarmaş dolaş olman gerekiyor, onun sağlığı, senin sağlığın,evin bakımı, onarımı, arabanın&lt;br /&gt;durumu...&lt;br /&gt;     Ee ne oluyor?&lt;br /&gt;     Suçluluk ve vicdan azabı içinde kıvranıyorsun.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;     Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyorsun.&lt;br /&gt;     Beceremiyorsun.&lt;br /&gt;     Hepsinin altından kalkmaya çalışınca da...&lt;br /&gt;     Toptan çuvallıyorsun!&lt;br /&gt;     İyi bir iş mi çıkardın, patronun "Bugün amma da çirkinsin!" diyor.&lt;br /&gt;     Guzel mi görünüyorsun, bu sefer işinde "low profile" oluyorsun.&lt;br /&gt;     Evin güzel mi oldu, ha ha ha parasız kalıyorsun.&lt;br /&gt;     Tam kendini iyi hissediyorsun, bu sefer de şişmanlamaya&lt;br /&gt;     başladığını   farkediyorsun.&lt;br /&gt;     Ben kaçmak istiyorum!&lt;br /&gt;     Ben bu yazı üstüne çığlık atmak istiyorum  !!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115877201192874180?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115877201192874180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115877201192874180&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877201192874180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877201192874180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/24-iskadininin-cinnet-ani.html' title='24 * ISKADINININ CINNET ANI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115877156555157649</id><published>2006-09-20T19:53:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T20:01:03.876+03:00</updated><title type='text'>23* KADINLARI MEMNUN ETMEK MUMKUN DEGILDIR :))</title><content type='html'>kadınları memnun etmek mümkün değildir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek magazası acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Magazada sadece tek bir kural gecerlidir:&lt;br /&gt;herhangi bir katın kapısından iceri giren kadın, o kattan&lt;br /&gt;alıs-veris etmek zorundadır ve eger bir ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin &lt;br /&gt;magazaya gider. Ve....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. KAT'ın kapısında sunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin&lt;br /&gt;calısacak bir isleri var ve cocukları da severler".&lt;br /&gt;Kızlar yazılanları okur ve soyle derler: "Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. KAT'ın kapısında yazılanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir &lt;br /&gt;isleri var, cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar." &lt;br /&gt;Kızlar: "Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. KAT : "Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları&lt;br /&gt;severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım&lt;br /&gt;ederler". Kızlar: "Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska&lt;br /&gt;katlar da var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. KAT : "Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok&lt;br /&gt;severler, gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler". &lt;br /&gt;Kızlar cıglık atmaya baslarlar: "Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin bekledigini bir dusunun!"&lt;br /&gt;Ve bir kat daha cıkarlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. KAT'ın kapısında sunlar yazmaktadır: "Bu kat bostur ve &lt;br /&gt;sadece kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin&lt;br /&gt;konmustur. Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanırsınız"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115877156555157649?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115877156555157649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115877156555157649&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877156555157649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877156555157649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/23-kadinlari-memnun-etmek-mumkun.html' title='23* KADINLARI MEMNUN ETMEK MUMKUN DEGILDIR :))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115877114019565013</id><published>2006-09-20T19:49:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T20:00:30.726+03:00</updated><title type='text'>22 * EVLENMEK ISTEMIYORUM</title><content type='html'>(ps: Geldiginde altinda Can Dundar yaziyordu ama ben onun oldugundan cok emin degilim, hatta sanmiyorum. tarzina benzemiyor. daha ziyade nette dolasirken eklenmis veya yazan kisi daha cok okunsun diye onun adiniyazmis gibi geldi bana- nedense ?:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVLENMEK İSTERDİM,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süper bir düğünüm olsun, bembeyaz, sırtı açık bir gelinliğim olsun, annem sevincinden ağlasın diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıvırcık saçlı bir kız çocuğum olsun ve bana anneler&lt;br /&gt;gününde çarpık çurpuk yazısıyla okulda yaptıkları&lt;br /&gt;kartı getirsin diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceleri gök gürleyip fırtına çıktığında korkarak&lt;br /&gt;yastığıma sarılmayayım diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevdiğim erkek bana : canım karıcığım&lt;br /&gt;desin diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık yemek yapmayı öğreneyim, devamlı yumurta ve&lt;br /&gt;makarna pişirmeyeyim diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A M A  E V L E N M I Y O R U M&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğim erkeğin kirli iç çamaşırları, lavobodaki&lt;br /&gt;sakal artıkları, kaprisleri, küfürleri,&lt;br /&gt;vurdumduymazlıkları ve yalanları arasında onu neden&lt;br /&gt;sevdiğimi unutmayayım diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin içine para ve çıkar hesapları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;girdiği zaman büyük aşkların nasıl küçüldüğünü&lt;br /&gt;görmeyeyim diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldatılmanın dayanımaz hafifliği ile tanımayayımdiye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım babacığımdan kalan tek sahip olduğum şeyi,&lt;br /&gt;soyadımı verip yerine bana soyadından başka verecek çok büyük birşeyi olmayan birininkini almayayım diye....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece Kız arkadaşım ağlayarak bana telefon açtığı zaman&lt;br /&gt;kedime ertesi gün için mama koyup geceliğim ve diş fırçamla onun evine gidebileyim diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben olgusunu daha yeni yeni öğrenmişken, bunu Biz olgusuna değişmeyeyim diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CAN DÜNDAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115877114019565013?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115877114019565013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115877114019565013&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877114019565013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877114019565013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/22-evlenmek-istemiyorum.html' title='22 * EVLENMEK ISTEMIYORUM'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115877007392256298</id><published>2006-09-20T19:32:00.000+03:00</published><updated>2006-09-21T10:58:48.760+03:00</updated><title type='text'>21*  KARI KOCA SIRADAN BIR AKSAM:)  (GAZELcgme Ithafen)</title><content type='html'>(Bu postu GAZELcgime ithaf ediyorum- kendi talebiyle:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siradan bir aksam !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı. Annem, "Geç oldu,"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedi, "zaten yorgunum, ben yatıyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem kalktı, mutfağa gitti. Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaldırdı. Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay  koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekerliğe  baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi. Kahvaltı için buzluktan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonu  şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu. Sonra çamaşır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doldurdu. Banyodaki çöp sepetini boşalttı. Islak bir havluyu kurusun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diye duş perdesinin borusuna astı. Bir gömlek ütüledi, kopuk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düğmesini dikti. Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odasının yolunu tuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu. Kek tarifleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;defterini çıkardı, arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çantasına koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakkaldan  alınacakları not etti, notu da çantasına koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dişlerini fırçaladı. Gece kremini ve kırışık önleyici&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nemlendiricisini sürdü. Tırnaklarına baktı, törpüledi. İçeriden "sen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yatmaya gitmemiş mıydın"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diye   seslenen babama "şimdi gidiyorum" deyip köpeğin su kabını doldurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı. Kardeşimin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü, bilgisayarını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;attı. Bana  geldi,"haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın," dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hazırladı. 6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözünün önüne getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir "ben&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yatıyorum"   dedi ve gitti yattı. &lt;br /&gt;Yazan? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaziyi okuyan hemen hemen tum evli kadinlar -  emin olun hepsi kendisinin anlatildigini sanacaktir .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115877007392256298?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115877007392256298/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115877007392256298&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877007392256298'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115877007392256298'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/21-kari-koca-siradan-bir-aksam.html' title='21*  KARI KOCA SIRADAN BIR AKSAM:)  (GAZELcgme Ithafen)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115876980918188210</id><published>2006-09-20T19:29:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T19:30:09.183+03:00</updated><title type='text'>20 * COCUKLAR ICIN EL KITABI</title><content type='html'>Bir Bebegin Kucuk El kitabi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-balik kavanozundan su ic&lt;br /&gt;-yapiskanli ellerini misafirlerin elbiselerine sil&lt;br /&gt;-kazaginda kucuk bir delik bulursan,onu artik kucuk&lt;br /&gt;bir delik olmayana kadar cekistir.&lt;br /&gt;-iyi bir icecegi ziyan etme,ancak leke birakacagini&lt;br /&gt;bildigin icecekleri dok&lt;br /&gt;-bakicina annenin yaninda"anne" de.&lt;br /&gt;-"dokunmayin" uyarisinin her seye dokunmak icin bir&lt;br /&gt;izin belgesi oldugunu unutma&lt;br /&gt;-hapsirirken kesinlikle agzini kapama&lt;br /&gt;-kimsenin bakmadigi zamanlar yeni dogmus kardesini&lt;br /&gt;kucaginda tasi&lt;br /&gt;-sana tabagin,caydanligin ya da radyatorun sicak&lt;br /&gt;oldugunu soyleyen buyugune asla inanma,kendin&lt;br /&gt;arastirmakta israr et ve sonra da onlarin sucuymus&lt;br /&gt;gibi agla&lt;br /&gt;-fotograflarda yapiskan parmak izleri birak&lt;br /&gt;-haberleri seyrederlerken televizyonu kapat&lt;br /&gt;-gercekci hikayeler anlatmayi ogren&lt;br /&gt;-bakicina melek,anne babana canavar ol.&lt;br /&gt;-annenin tuvalet kuyrugunda one gecmek icin seni&lt;br /&gt;kullanmasina izin verme&lt;br /&gt;-annenin makyaj cantasinin icindekilerle cesitli&lt;br /&gt;denemeler yap&lt;br /&gt;-yatakta zipla&lt;br /&gt;-ilacini icmeyi reddet&lt;br /&gt;-yemegin ya da icecegin icinde'saklanmis' bile olsa&lt;br /&gt;ilaci farketmeyi ogren.&lt;br /&gt;-en pis tuylu oyuncaginin yikanmasina asla izin verme&lt;br /&gt;-organik ol&lt;br /&gt;-camur ye.&lt;br /&gt;-sivri obje koleksiyonu yap&lt;br /&gt;-tabagindaki bezelyelerle oyna,ama hicbir kosulda&lt;br /&gt;onlari yeme.&lt;br /&gt;-burnuna bilye sIkistir&lt;br /&gt;-dergilerin kapaklarini yirt&lt;br /&gt;-paket kagidiyla oyna, hediyelerle ilgilenme&lt;br /&gt;-esyalar icin yeni adlar icad et ve tum aile bunlari&lt;br /&gt;kullanana kadar israr et&lt;br /&gt;-sacinin yikanmasindan nefret et&lt;br /&gt;-balon ufle,sabun ye&lt;br /&gt;-burnunu dogru durust sumkureme&lt;br /&gt;-yasli bir akraba tarafindan opuldukten sonra daima&lt;br /&gt;yanagini sil&lt;br /&gt;-uyanmadan yataktan dus&lt;br /&gt;-oyuncaklarini oteki cocuklarla kolay kolay paylasma&lt;br /&gt;-buyuklerin sinirlerini yipratan muzikli oyuncaklari&lt;br /&gt;tercih et&lt;br /&gt;-kalp carpintilarina neden ol,yuksek iskemlende ayaga&lt;br /&gt;kalk.&lt;br /&gt;-agzin doluyken hapsir&lt;br /&gt;-insanlarin gozune parmagini sok&lt;br /&gt;-parmagini em&lt;br /&gt;-komurle oyna&lt;br /&gt;-ne kadar uzun surerse sursun uyumak icin&lt;br /&gt;sallandirilmayi iste&lt;br /&gt;-agzindan cok sacina yemek girmesini sagla&lt;br /&gt;-diger bebeklerin balonlarini patlat&lt;br /&gt;-"Ne?" de.&lt;br /&gt;-gece mumkun oldugunca cok lambanin yanmasinda israr&lt;br /&gt;et&lt;br /&gt;-tabagindan degil onlugunden yemeyi tercih et&lt;br /&gt;-herkesten once telefonu ac&lt;br /&gt;-aynalara parmak izi birak&lt;br /&gt;-oyuncak olmayan cok sevdigin bir oyun aletin&lt;br /&gt;olsun(matkap gibi:)&lt;br /&gt;-unutma ,Allah catal kasIk kullanmani isteseydi,sana&lt;br /&gt;metal parmaklar verirdi&lt;br /&gt;-emzigini en olmadik yerlerde dusur ,yikamak zorunda&lt;br /&gt;kalsinlar&lt;br /&gt;-annenle babani birbirine dusurmeyi ogren&lt;br /&gt;-kedinin kuyrugunu cek&lt;br /&gt;-birisi yeni cikan disini yokladiginda sIki isir,&lt;br /&gt;-su birikintisinde yuru&lt;br /&gt;-yazi kagidi yerine duvar kagidini boya&lt;br /&gt;-manavda meyveleri isir ve yerine birak&lt;br /&gt;-burnunu kagit mendilsiz silmenin uc&lt;br /&gt;yolu:a)koluna b)baska birisinin gomlegine c)dilinle&lt;br /&gt;-her firsatta coraplarini cikart&lt;br /&gt;-arada sirada merdivenlerden yuvarlan&lt;br /&gt;-kendi sacini kendin kes&lt;br /&gt;-uc yasina geldiginde bilgisayar uzmani ol&lt;br /&gt;-evin anahtarlarini degisIk yerlerde sakla.&lt;br /&gt;-tuvalet kagidini sonuna kadar cek.&lt;br /&gt;-oyuncak ayinin gozlerini cikartmayi ihmal etme.......&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115876980918188210?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115876980918188210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115876980918188210&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115876980918188210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115876980918188210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/20-cocuklar-icin-el-kitabi.html' title='20 * COCUKLAR ICIN EL KITABI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115876961176158098</id><published>2006-09-20T19:26:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T19:26:51.763+03:00</updated><title type='text'>18 * BIR KADINI AGLATMAK :(</title><content type='html'>Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında.&lt;br /&gt;Kadınlar her şeye &lt;br /&gt;&gt;ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En&lt;br /&gt;az erkekler &lt;br /&gt;&gt;kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur.&lt;br /&gt;Eğer bir kadın &lt;br /&gt;&gt;yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış&lt;br /&gt;demektir. Ama o yüreğin &lt;br /&gt;&gt;değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile&lt;br /&gt;kırpmadan teker teker &lt;br /&gt;&gt;batırır iğnelerini yüreğe! &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına&lt;br /&gt;kadının. &lt;br /&gt;&gt;Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını&lt;br /&gt;çok acıtır. Gözleri &lt;br /&gt;&gt;buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden.&lt;br /&gt;Ama engel olamaz &lt;br /&gt;&gt;işte. &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler&lt;br /&gt;saplamaktadır.. Bu acıya ne &lt;br /&gt;&gt;kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür&lt;br /&gt;yaşlar gözünden; &lt;br /&gt;&gt;önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın&lt;br /&gt;ağlar; hem de çok! &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken&lt;br /&gt;koparttığı yerdir onu &lt;br /&gt;&gt;ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç&lt;br /&gt;kapanmayacağını, kapansa &lt;br /&gt;&gt;bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar.&lt;br /&gt;Ama bilir misiniz, &lt;br /&gt;&gt;ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok &lt;br /&gt;kadın yapar &lt;br /&gt;&gt;kadınları. Her damla bir derstir çünkü. Bazen&lt;br /&gt;kadınlar ağladığında çoğu &lt;br /&gt;&gt;insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için&lt;br /&gt;derler. &lt;br /&gt;&gt;Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri&lt;br /&gt;acıyan &lt;br /&gt;&gt;kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir&lt;br /&gt;onları öldüren! &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini&lt;br /&gt;temizlerler yaralarındaki! &lt;br /&gt;&gt;Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür&lt;br /&gt; yaraları. &lt;br /&gt;&gt;Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca&lt;br /&gt;ağlarlar. Zaman geçer sonra. &lt;br /&gt;&gt;Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım&lt;br /&gt;öğrenirler, yoksa ruhlar &lt;br /&gt;&gt;sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru&lt;br /&gt;yolu bulması da yeni &lt;br /&gt;&gt;acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde&lt;br /&gt;sonunda öğrenirler &lt;br /&gt;&gt;kendilerine sarılmayı... &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen&lt;br /&gt;kadınlardır aslında. Her &lt;br /&gt;&gt;damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça&lt;br /&gt;o safça &lt;br /&gt;&gt;inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür..&lt;br /&gt;Küçüldükçe değerini &lt;br /&gt;&gt;yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir&lt;br /&gt;kadın yaratırlar &lt;br /&gt;&gt;kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka&lt;br /&gt;inanmayan... &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok&lt;br /&gt;bekar kadın var diye; &lt;br /&gt;&gt;hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını&lt;br /&gt;yitirdi o kadınlar. &lt;br /&gt;&gt;Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o&lt;br /&gt;kadar çok  ağladılar &lt;br /&gt;&gt;ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına &lt;br /&gt;&gt;inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü&lt;br /&gt;biliyorlar ki &lt;br /&gt;&gt;sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir&lt;br /&gt;zaman! Hep bir &lt;br /&gt;&gt;çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E o zaman niye&lt;br /&gt;sarılsınlar ki! &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;Niye sarılalım ki! &lt;br /&gt;&gt;Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki&lt;br /&gt;olgunlaşıyordur. &lt;br /&gt;&gt;Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin&lt;br /&gt;ki, artık aşkın &lt;br /&gt;&gt;olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir&lt;br /&gt;doğrusu kalmıştır. &lt;br /&gt;&gt;O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan&lt;br /&gt;kadınlar, eninde sonunda &lt;br /&gt;&gt;kendilerine sarılırlar çünkü! &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt; &lt;br /&gt;&gt;Yılmaz Erdoğan &lt;br /&gt;&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115876961176158098?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115876961176158098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115876961176158098&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115876961176158098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115876961176158098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/18-bir-kadini-aglatmak.html' title='18 * BIR KADINI AGLATMAK :('/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115876950884120855</id><published>2006-09-20T19:20:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T19:25:08.853+03:00</updated><title type='text'>19 * KARADUT AGACININ OYKUSU</title><content type='html'>Bir zamanlar birbirlerine asik iki genc vardi.&lt;br /&gt;Kizin adi Tispe delikanlinin ki ise Piremus idi.&lt;br /&gt;Bunlar yanyana evlerde otururlardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte büyüdüler ve çocukluklarindan beri&lt;br /&gt;birbirlerine&lt;br /&gt;karsi ask beslerlerdi.fakat aileleri görüsmelerini&lt;br /&gt;istemezler&lt;br /&gt;birbirlerine uygun olmadiklarini düsünürlerdi.&lt;br /&gt;Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki evin arasinda gizli bir catlak vardi aileleri bunu&lt;br /&gt;bilmezler&lt;br /&gt;onlarda geceleri burda bulusur o aradan birbirlerine&lt;br /&gt;seslerini duyurur asklarini dile getirirlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gece ormandaki agacin altinda bulusmaya karar&lt;br /&gt;verdiler.&lt;br /&gt;Tispe Agaca Piremus dan önce varmisti. Gittiginde&lt;br /&gt;avini yeni&lt;br /&gt;yemis agzindan kanlar akan kocaman bir aslanla karsi&lt;br /&gt;karsiya geldi.&lt;br /&gt;Korkarak bi Magaraya dogru koşmaya basladi.&lt;br /&gt;Farkında olmadan yolda boynundaki esarpini düşürmüştü.&lt;br /&gt;Aslan o esarpi koklayip agzina aldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sirada gelen Piremus geldi gördükleri karsisinda&lt;br /&gt;donup kalmisti.&lt;br /&gt;Kocaman aslan agzinda kanlarla birlikte biricik&lt;br /&gt;sevgilisi&lt;br /&gt;Tispe nin esarpini parcaliyordu. O an aklina gelen ilk&lt;br /&gt;ve tek sey&lt;br /&gt;aslanin Tispe yi oldurerek yedigiydi. Tispesiz&lt;br /&gt;yasayamazdi.&lt;br /&gt;Aklindan gecen sadece aski ugruna canina kiymakti.&lt;br /&gt;Belinden hançerini çikardi ve gögsüne sapladi.&lt;br /&gt;Kanlar icinde cansiz bedeni yere dustu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tispe ise korkusunu bi kenara atip bir an once askini&lt;br /&gt;gormek icin&lt;br /&gt;magaradan cikmaya karar vermisti.Agacin altina&lt;br /&gt;geldiginde o korkunc&lt;br /&gt;sahneyle yuzlesti. Piremus un cansiz vucudu yerdeydi&lt;br /&gt;ve elinde&lt;br /&gt;Tispenin dusurdugu esarpini tutuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilk once genc kiz olanlar karsisinda aglamaktan hicbir&lt;br /&gt;seyi anlayamamisti.&lt;br /&gt;Ama esarpi ve uzaklasan aslani gorunce anladi. Bi an&lt;br /&gt;magarada&lt;br /&gt;dusundugu o korkunc sey basina gelmisti. Ve onun&lt;br /&gt;öldügünü&lt;br /&gt;dusunen Piremus aski ugruna canina kiymisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tispe bir an bile dusunnmeden hanceri aldi ve gogsune&lt;br /&gt;götürdü.&lt;br /&gt;Onlarin aski ölesiye bir askti ve ölüm bile onlari&lt;br /&gt;ayiramazdi.&lt;br /&gt;Eger Piremus aski ugruna ölümü göze aldiysa o da hic&lt;br /&gt;cekinmeden&lt;br /&gt;canina kiyabilirdi ve hanceri sapladi. Birden vucudu&lt;br /&gt;Piremusun&lt;br /&gt;bedeninin ustune yigildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O andan sonra oyle bir sey olmus ki bu ask&lt;br /&gt;ölümsüzlesmiş.&lt;br /&gt;Ciftin üstünde duran agac bunlarin askina adanmis.&lt;br /&gt;Gorenler bakmis ki baslarindaki Dut agacinin meyveleri&lt;br /&gt;kararmis.&lt;br /&gt;Sanki Piremusun kani bu agacin meyvelerine,&lt;br /&gt;Tispenin gözyaslari ise agacin yapraklarina verildi.&lt;br /&gt;O günden beri kara dut agacinin meyvesinin cıkmayan&lt;br /&gt;lekesini,&lt;br /&gt;(Piremusun kan lekesini), dut agacinin yapraklari,&lt;br /&gt;(Tispenin gözyaslari) temizler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirmisiniz dut agacinin meyvesinin lekesi cikmaz ama&lt;br /&gt;elinize Agacin yapragini alir ovusturursaniz lekenin&lt;br /&gt;gittigine goreceksiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115876950884120855?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115876950884120855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115876950884120855&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115876950884120855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115876950884120855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/19-karadut-agacinin-oykusu.html' title='19 * KARADUT AGACININ OYKUSU'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875972063828368</id><published>2006-09-20T16:36:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T17:06:39.126+03:00</updated><title type='text'>17 * ANKARALI MISINIZ? (AGE35 cugume)</title><content type='html'>(ps: bunu AGEcuguma -- AGE35- ithaf ediyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKARALI MISINIZ?&lt;br /&gt;Eger Akun Sinemasinda zar zor bilet bulup en onden film seyrettiyseniz. &lt;br /&gt;Eger Tunali Hilmi pazar gunu trafige kapatilinca caddeye bagdas kurup gitar &lt;br /&gt;caldiysaniz veya çalanları dinlediyseniz.. &lt;br /&gt;Tunali Hilmideki Canboy'a gidip garip hamburgerlerinden yediyseniz. &lt;br /&gt;Simdiki Gazi Hastanesinin oldugu yerde ormanlik arazide futbol oynadiysaniz. &lt;br /&gt;Amerikan Pasajindan alisveris yaptiysaniz. &lt;br /&gt;Levis acildiginda (Ataturk Bulvarina) kapisindaki kuyrugu gorduyseniz. &lt;br /&gt;Bankamatikler cikinca bir hevesle Is Bankasi'nda hesap actirdiysaniz. &lt;br /&gt;Airport diskonun acildigini hatirliyorsaniz. &lt;br /&gt;A Barda canli muzik dinlediyseniz... &lt;br /&gt;Eskisehir Yolu'nda Sogutozu'ndeki koprunun sadece bir ufak kavsak oldugunu  hatirliyorsaniz. &lt;br /&gt;Bilkentsiz bir Ankara dusunebiliyorsaniz. &lt;br /&gt;Oran'a giderken "ulan buralar da ne sehir disi be"dediyseniz. &lt;br /&gt;Hava kirliliginden dolayi okullariniz tatil edildiyse.. &lt;br /&gt;Eski Deutz servis otobusleriyle okula gittiyseniz.... &lt;br /&gt;Anadolu lisesi sinavina girerken sadece iki lise tercihi yapabildiyseniz. &lt;br /&gt;Metropol sinemasi acilinca vay be iki salonu var dediyseniz. &lt;br /&gt;Kerem, As sinemalari size bir sey ifade ediyorsa.... &lt;br /&gt;Zafer Carsisinin altindan elden dusme kitap, dergi aldiysaniz... &lt;br /&gt;Kurtulus parkinda bir buz pateni sahasi oldugunu biliyorsaniz ve oraya &lt;br /&gt;kaymaya gitmisseniz kucukken.. &lt;br /&gt;Kizilay'da, agzindaki ufacik pul gibi birseyle kus gibi oten adami &lt;br /&gt;biliyorsaniz.... &lt;br /&gt;Koprulu kavsagi, metro duragi olmayan bir Ankara size normal geliyorsa.... &lt;br /&gt;Bahceli yediye sadece o civarda oturan bir arkadasi ziyaret etmek icin &lt;br /&gt;gittiyseniz... &lt;br /&gt;Ilk kumpiri Tunali'da Kitir Pilic'te yediyseniz.. &lt;br /&gt;Doneri, Sakarya'da Hosta'da yemeyi seviyorsaniz... &lt;br /&gt;Ankara'da bir mekana girdiginizde tiplerin %80'ini isimleri ve &lt;br /&gt;özgeçmisleriyle sayabiliyorsaniz (diyseniz vaktinde) &lt;br /&gt;Istanbul'da yasadigniz halde hafta sonu Ankara'ya gidiyorsaniz &lt;br /&gt;Istanbul'da yasadigniz halde Ankaralilarla gorusuyorsaniz &lt;br /&gt;Margharita Pizza'yi ve Korfez pastanesini biliyorsaniz &lt;br /&gt;F 34'ü biliyorsaniz ve bunu sakliyorsaniz &lt;br /&gt;Eskisehir Yolu'nun 2 seritli ve bos halini biliyorsaniz &lt;br /&gt;Arkadaslarinizi en az 10 yildir taniyorsaniz &lt;br /&gt;Hala 9'da sinemaya gitmeye karar verip 9 bucuk seansina yetismisseniz (bunu &lt;br /&gt;zavalli Istanbullulara anlatirken bile keyif aliyorsaniz) &lt;br /&gt;Ziya gokalp caddesinin orta seridinin sadece otobusler icin oldugunu ve &lt;br /&gt;dalga dalga goctugunu gormusseniz.. &lt;br /&gt;Kizilay trafige kapaliyken ordaki masalarda oturup, bisiklete binip, paten &lt;br /&gt;kaydiysaniz.. &lt;br /&gt;Kugulu parkdaki salincaklarda sallandip, balon ve kagit helva aldiysaniz.. &lt;br /&gt;Karumun icinde piyasa yaptiysaniz, coook seker acildiginda kosa kosa gidip &lt;br /&gt;bir torba seker aldiysaniz.. &lt;br /&gt;Yilbasinda Vakkoramayi hep gezdiyseniz.. &lt;br /&gt;Vakko'nun onunde birileri ile bulustuysaniz.. &lt;br /&gt;Segmenler haftasonu aile eglenceniz olmussa bir zamanlar.. &lt;br /&gt;Ailenizle Gölbasina yemege, piknige vs gitmisseniz.. &lt;br /&gt;Turizm bakanligi binasinin yerinde tarla oldugunu hatirliyorsaniz.. &lt;br /&gt;Otobuse Ulus'daki gardan binmisliginiz varsa.. &lt;br /&gt;Genclik parkinda birilerinin nikahina gidip, havuzunde bisiklete binip, &lt;br /&gt;aksam da lunapark'da ucan sandalyelere binmisseniz.. &lt;br /&gt;Okul gezilerinde mutamadiyen Anitkabire, Anadolu Medeniyetleri Muzesine, &lt;br /&gt;Resim Heykel muzesine, Ataturk'un Evine, Meclise vs gitmisseniz.. &lt;br /&gt;AOC'de icindeki kafeteryadan findik fistik alip maymunlara verdiyseniz, &lt;br /&gt;cikista kofte ekmek, uzerine de AOC dondurmasi yediyseniz ve tren yolunda &lt;br /&gt;tren gecerken beklediyseniz.. &lt;br /&gt;Atakule'nin insaat halini gorup, acildiginda kosa kosa her hafta sonu oraya  gidip Dreamland jetonlari biriktirip hediye almaya calisdiysaniz.. &lt;br /&gt;Meram Pastanesinden dondurma yediyseniz.. &lt;br /&gt;Kolej-Yukselis cekismesini hep yasadiysaniz, maclarda "ibne Ari'ya da kafam  girsin" dediyseniz, o maca gitmek icin kendi dilekcenizi yazip velinizin &lt;br /&gt;imzasini taklit ettiyseniz.. &lt;br /&gt;Okulun son gunu yumurta savasi yaptiysaniz.. &lt;br /&gt;Ankaragucu maclarini hele birde Istanbul takimlariyla yapilan maçlari iple &lt;br /&gt;cektiyseniz &lt;br /&gt;Siz Ankaralisiniz............. &lt;br /&gt;Gurur duyabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875972063828368?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875972063828368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875972063828368&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875972063828368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875972063828368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/17-ankarali-misiniz-age35-cugume.html' title='17 * ANKARALI MISINIZ? (AGE35 cugume)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875933031047194</id><published>2006-09-20T16:33:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T16:35:30.316+03:00</updated><title type='text'>16 * HAMALLIGIN OYKUSU</title><content type='html'>Hamalsan iki şey önemli oluyor senin için: Yük ve yol... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak sırtına aldığın yükle bu mesafeyi aşabilirsen, ücret  mevzu bahis oluyor. Aksi olursa, cereme çekiyorsun! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamalla yola çıktık. İhtiyardı.  Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği... Diyordum ki içimden "Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim sırtındaki yükün yarısını!.." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim, çok geçmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ne molası, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!.." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözüme aldırmadı. Durdu. Çöktü. Salarken yükünün ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canım sıkılmıştı bu işe. Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın ne büyük hata olduğunu düşünüyordum. O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi. Ben kızgınlıkla dolandım etrafında... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yükünü indirip sen de dinlen", demesine aldırmadım, ona daha  çok kızdım... Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başımı salladım... Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı çözüldü. Kafamın içinde uçuşan kara kara sinekler sustu, çöküp kaldım. Kayış kolumdan çıktı, sırtımdaki bavullar kaydı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim. Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım... Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma dayadı, içtim. Sonra koluma girerek; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hadi  kalk, dedi. Bana yaslan. Ağır ağır gider ve birsüre sonra gene dinleniriz." Dediğini yaptım. Omzundan güç aldım, ama asıl anlattıkları iyi geldi bana. "Ben yılların hamalıyım, dedi. Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi sonunda.... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolda gördüğümüz saçılmış kuru kemiklerin çoğu, anlattığım bu insanlara ait... Halbuki bir yükü "taşımak" bizim işimiz, "altındaezilmek" değil!.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma ki bir yük taşıdıkça ağırlaşır. Dinlenerek sen yükünü hafifletiyorsun! Belki günün birinde hamallığın şekli değişir..  Belki o günleri ben göremem. Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman ha, kafanın içinde de sakın yük taşıma... Akşamları bırak ve hafifle... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü.Bizim işimiz, bugünü yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil. Çünkü yarınlarda bizi bekleyenler var, taşıdıklarımızı bekleyenler var... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumanız bitince işi-gücü bırakın ve 10-15 saniye düşünün; bu kadar çırpınmanın sonunda çevremizde bir kişiyi dahi mutlu edemiyorsak bir sorun var demektir. Bazen bize küçük gelen ayrıntılar; karşımızdakini ömrünün sonuna kadar mutlu edebiliyor....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875933031047194?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875933031047194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875933031047194&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875933031047194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875933031047194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/16-hamalligin-oykusu.html' title='16 * HAMALLIGIN OYKUSU'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875837228039037</id><published>2006-09-20T16:17:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T16:19:57.760+03:00</updated><title type='text'>15* REENKARNASYON</title><content type='html'>Asagidaki siteye dogum gununuzu giriyorsunuz, size bir onceki yasantinizdaki hayatinizi hakkinda bilgi veriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://users.pandora.be/gad/re/turks.html&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun bakalim.... isteyen inansin:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875837228039037?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875837228039037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875837228039037&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875837228039037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875837228039037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/15-reenkarnasyon.html' title='15* REENKARNASYON'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875759875034668</id><published>2006-09-20T16:05:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T16:06:38.750+03:00</updated><title type='text'>14 * YAGLANIR :))</title><content type='html'>Son gunlerde kendinizi kotu mu hissediyorsunuz,&lt;br /&gt;asagidaki adresi tiklayin ve isminizi buyuk harflerle yazin.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; http://bygezgin.free.fr/eylence/yag.htm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875759875034668?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875759875034668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875759875034668&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875759875034668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875759875034668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/14-yaglanir.html' title='14 * YAGLANIR :))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875742134489205</id><published>2006-09-20T15:46:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T16:04:22.430+03:00</updated><title type='text'>13* DOGDUNUZ GUN HIT OLAN SARKI</title><content type='html'>Millet ne siteler yapiyor:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dogdugunuz gun hangi sarki ve album hitti? Bir TIK ile ogrenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://everyhit.com/dates/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875742134489205?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875742134489205/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875742134489205&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875742134489205'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875742134489205'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/13-dogdunuz-gun-hit-olan-sarki.html' title='13* DOGDUNUZ GUN HIT OLAN SARKI'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875522754363429</id><published>2006-09-20T15:26:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T15:27:07.543+03:00</updated><title type='text'>12* PATENT OFISINE YAPILAN BASVURULAR</title><content type='html'>Trabzonlu arkadaslar kusura bakmasin lutfen... Bu sekilde gelmisti. 2001 yilindan kalma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&gt; Trabzon Patent ofisine yapilan basvurular&lt;br /&gt;&gt; &gt;&lt;br /&gt;&gt; &gt; 1. Su geçirmez havlu&lt;br /&gt;&gt; &gt; 2. Günes enerjisiyle çalisan fener&lt;br /&gt;&gt; &gt; 3. Camli denizalti kapisi&lt;br /&gt;&gt; &gt; 4. " Okuma Ogreniyorum " Kitabi&lt;br /&gt;&gt; &gt; 5. SiSirilebilir Dart Tahtasi&lt;br /&gt;&gt; &gt; 6. Sözlük indexi&lt;br /&gt;&gt; &gt; 7. Helikopterler için firlatma koltugu&lt;br /&gt;&gt; &gt; 8. Su tozu (süt tozu gibi)&lt;br /&gt;&gt; &gt; 9. Pedalla çalisan tekerlekli sandalye&lt;br /&gt;&gt; &gt; 10. Su geçirmez poset çay&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875522754363429?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875522754363429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875522754363429&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875522754363429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875522754363429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/12-patent-ofisine-yapilan-basvurular.html' title='12* PATENT OFISINE YAPILAN BASVURULAR'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875510291100590</id><published>2006-09-20T15:21:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T17:07:05.116+03:00</updated><title type='text'>11- EPICA (ODULLU FILM) (BETHINGcgme)</title><content type='html'>(Bunu BETHINGcgme ithaf ediyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Europe's Premier Creative Awards - EPICA&lt;br /&gt;Aids Awareness dalinda 2005 te odul alan bir calisma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.epica-awards.org/assets/epica/2005/winners/films/flv/10539.htm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875510291100590?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875510291100590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875510291100590&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875510291100590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875510291100590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/11-epica-odullu-film-bethingcgme.html' title='11- EPICA (ODULLU FILM) (BETHINGcgme)'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875326203836128</id><published>2006-09-20T14:52:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T14:54:22.040+03:00</updated><title type='text'>10 *  EVLI ERKEKLERIN DUASI:))</title><content type='html'>Evli erkeklerin duasi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karimi her türlü tehlikeden koru &lt;br /&gt;Gerekirse ben tehlikeye atilayim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu hiç  yorma &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerekirse ben yorulayim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O çalismasin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben çalisayim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O hasta olmasin  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben olayim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahim o aldatmasin &lt;br /&gt;Ben aldatayim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim güzel karim dul  kalmasin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kalayim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMIN...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875326203836128?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875326203836128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875326203836128&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875326203836128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875326203836128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/10-evli-erkeklerin-duasi.html' title='10 *  EVLI ERKEKLERIN DUASI:))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875311746532992</id><published>2006-09-20T14:51:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T14:51:57.466+03:00</updated><title type='text'>9 * BILINDIK BIR HIKAYE:)))</title><content type='html'>&gt;Olay Budur!&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;Aynı konunun 3 versiyonu... &lt;br /&gt;&gt;1- Kadin/Erkek&lt;br /&gt;&gt;2- Kadin/Kadin&lt;br /&gt;&gt;3- Erkek/Erkek&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;1.Versiyon Kadin / Erkek: Bir erkegin hayati nasil karartilir?&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Saçimi kestireyim mi?&lt;br /&gt;&gt;Erkek: Olur.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Ama kiyamiyorum. &lt;br /&gt;&gt;Erkek: Öyleyse kestirme.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Canim degisiklik istiyor...&lt;br /&gt;&gt;Erkek: O halde kestir.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Bana akil vermeyi birak, delilere verir gibi.&lt;br /&gt;&gt;Erkek: Eger nasil hosuma gittigini bilmek istiyorsan, sana derimki &lt;br /&gt;&gt;uzun  saçli. Bunu biliyorsun.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Beni tanidiginda kisaydi.&lt;br /&gt;&gt;Erkek: Ve sana tam olarak ne dedigimi hatirliyorum: 'Ne güzel&lt;br /&gt;&gt;olurdun uzun  saçla'.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Ama herkes kesmemi söylüyor.&lt;br /&gt;&gt;Erkek: Bu durumda kuaföre git ve birak uyuyayim lütfen. Bunu&lt;br /&gt;&gt;senden Allah  rizasi için istiyorum.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Peki nasil kestireyim? Kat kat mi yoksa perçemli mi?&lt;br /&gt;&gt;Erkek: Kat kat.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Bana yakisacagini sanmiyorum, çünkü saçim çok düz. &lt;br /&gt;&gt;Erkek: Birak perçemli olsun.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Çok yorucu.&lt;br /&gt;&gt;Erkek: Yordugu zaman tekrar kestirirsin.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: O zaman asla uzatamam.&lt;br /&gt;&gt;Erkek: Uzatmak istiyorsan kestirme güzelim.&lt;br /&gt;&gt;Kadin: Bana güzelim deme!!!!!!! &lt;br /&gt;&gt;Erkek:?!?!?!?!!&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;2.Versiyon Kadin / Kadin:&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;1.Kadin: Ah sekerim saçini mi kestirdin? Ne kadar güzel&lt;br /&gt;&gt;olmussun!!! 2.Kadin: Ay sahi mi söylüyorsun? Ben pek emin olamiyorum. Ay&lt;br /&gt;&gt;çok mu kisa  oldu acaba...?? &lt;br /&gt;&gt;1.Kadin: Amaaan ne alakasi var. Benim yüzüm bu kadar genis olmasa&lt;br /&gt;&gt;ayni  kesimi bende denerdim. Benim su saçim klasik oldu artik, yeni bir&lt;br /&gt;&gt;modele  hiç cesaret edemiyorum.&lt;br /&gt;&gt;2.Kadin: Ay yapma Allah askina nesi varmis yüzünün.... Bak söyle &lt;br /&gt;&gt;suralarindan kat verdirsen, harika olur!! Benim de boynum uzun olmasa ayni&lt;br /&gt;&gt;seninki gibi bir model yaptirirdim.&lt;br /&gt;&gt;1.Kadin: Ah sekerim sende bir alemsin. Keske benimde boynum&lt;br /&gt;&gt;seninki gibi  olsa. En azindan su çökük omuzlarimin dikkat çekmesini &lt;br /&gt;&gt;engellemis olurdum. 2.Kadin: Ayol sen ne diyorsun?.. Senin gibi omuzlari&lt;br /&gt;&gt;olsun isteyen bir  sürü kiz var... Giydigin her sey sana öyle yakisiyor&lt;br /&gt;&gt;ki.. Birde benim su  kisa kollarima bak. Omuzlarim seninkiler gibi &lt;br /&gt;&gt;olsaydi, giydigim bluzlar  üstümde emanet gibi durur muydu? Vir vir vir,&lt;br /&gt;&gt;dirdirdir...&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;3.Versiyon Erkek / Erkek:&lt;br /&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;1.Adam: Saçini mi kestirdin?&lt;br /&gt;&gt;2.Adam: Evet&lt;br /&gt;&gt;1.Adam: Sihhatler olsun abi!.. &lt;br /&gt;&gt;2.Adam: Sagol...&lt;br /&gt;&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875311746532992?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875311746532992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875311746532992&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875311746532992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875311746532992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/9-bilindik-bir-hikaye.html' title='9 * BILINDIK BIR HIKAYE:)))'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34736697.post-115875302791115288</id><published>2006-09-20T14:49:00.000+03:00</published><updated>2006-09-20T14:50:27.913+03:00</updated><title type='text'>8 * HAYATTA IZ  BIRAKMAK</title><content type='html'>&gt;&gt;          Yazan: Paulo Coelho&lt;br /&gt;&gt;&gt;Kalemin hikâyesi &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu:&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun? Benimle ilgili bir hikâye &lt;br /&gt;&gt;&gt;olma ihtimali var mı?" &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi:&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem yazdığım &lt;br /&gt;&gt;&gt;kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu kalemi sen de &lt;br /&gt;&gt;&gt;seversin."&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"İyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden hiç farklı &lt;br /&gt;&gt;&gt;değil ki!" &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Bu tamamen nesnelere nasıl baktığınla ilgili. Bu kalemin beş önemli&lt;br /&gt;&gt;&gt;özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen hep&lt;br /&gt;&gt;&gt;dünyayla barışık bir insan olursun. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Birinci özellik: Harika şeyler yapabilirsin ama attığın adımları&lt;br /&gt;&gt;&gt;yönlendiren bir el olduğunu asla unutma. Bizim için bu el Tanrı'dır ve her&lt;br /&gt;&gt;&gt;zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir. &lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"İkinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin ucunu&lt;br /&gt;&gt;&gt;açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha sivri olmasını&lt;br /&gt;&gt;&gt;sağlar. Bu yüzden bazı acılara göğüs germeyi öğrenmelisin, bu acılar seni &lt;br /&gt;&gt;&gt;daha iyi bir insan yapar.&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Üçüncü özellik: Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında bunu bir silgiyle&lt;br /&gt;&gt;&gt;silmene her zaman olanak tanır. Yaptığımız bir şeyi sonradan düzeltmenin &lt;br /&gt;&gt;&gt;kötü bir şey olmadığını anlamalısın, aksine bu bizi adalet yolunda tutmaya&lt;br /&gt;&gt;&gt;yarayan en önemli şeylerden biridir."&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin yapıldığı &lt;br /&gt;&gt;&gt;ahşabı&lt;br /&gt;&gt;&gt;ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde yer alan kurşunudur. O&lt;br /&gt;&gt;&gt;yüzden&lt;br /&gt;&gt;&gt;her zaman kendi içine bakmalı, en çok onu korumalısın."&lt;br /&gt;&gt;&gt;&lt;br /&gt;&gt;&gt;"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz bırakmasıdır. Aynı şekilde &lt;br /&gt;&gt;&gt;sen&lt;br /&gt;&gt;&gt;de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını bilmeli ve her&lt;br /&gt;&gt;&gt;hareketinin&lt;br /&gt;&gt;&gt;farkında olmalısın."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34736697-115875302791115288?l=biriktirmekutusu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/feeds/115875302791115288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34736697&amp;postID=115875302791115288&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875302791115288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34736697/posts/default/115875302791115288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biriktirmekutusu.blogspot.com/2006/09/8-hayatta-iz-birakmak.html' title='8 * HAYATTA IZ  BIRAKMAK'/><author><name>KUGUU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11276571114748413982</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='26' src='http://img98.imageshack.us/img98/3379/beyazkuguerkek14my.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
