BiriktirmeKutusu

Pazar, Ocak 28, 2007

63* SON YILLARDA KADIN & ERKEK EVRIMI

CALISAN KADIN
>> >Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur, yemek
>> yapar, çocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri düsükse kadin çalisirdi ve
>> >çalisan kadina acinirdi.
>> >Kadin çalisiyorsa, evine bakamayacagi düsünülürdü, zaten kadin
>> bekarken çalisiyor idiyse bile evlenince evinin kadini olurdu. 90'li
yillara
>> >gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik çalismak ekonomik
>> >olarak özgürlesmek istiyordu.
>> >>Önce üniversite okumaya ,sonra çalismaya basladi. Bu kadinin hosuna
>> >gitmisti. Çalisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik çalisan
kadin
>> >evli olmak degil bekar olup gününü gün etmek istiyordu. Yasasin
>> özgürlük...
>> >Çalisan kadin artik iskolik olmustu, çalisiyor ve yükseliyordu.
>> >Zirveye ulasmisti. Birçok sirkette once orta kademe, sonra üst kademe
>> >yönetici kadin oldu. Doksanlarin sonuna gelindiginde sirketler
yalniz ve iskolik 30lu yaslarinda kadinlarla doluydu.. Bu çalisan
kadina yetmedi, çitayi
>> >biraz daha yükseltti.
>> >Artik hem evli ve hem de basarili çalisan kadin olmaliydi.
Çalisan kadin
>> >etrafina bakindi. Basarili, parali koca adaylari gözden geçirildi.
>> >Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu,
>> >saraptan anlayan, 14 Subat'ta müthis sürprizler yapabilen, kimsenin
>> >bilmedigi yerlerde basbasa tatillere götüren, yasamayi seven ve
>> bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi. Yurt disindan gelinlikler
getirtildi.
>> >Otellerde muhtesem dügünler yapilip, Maldivler'e ya da Bali'ye
>> >balayina gidildi. Balayindan sonra çalisan kadin hizla is basi yapti.
>> >Gündüzleri toplantidan toplantiya kostururken artik aksam yemegini de
>> >düsünmeye baslamisti. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin
>> >gömlekleri, pantolanlari ütülü mü, kiyafetleri kuru temizlemeciye
gitti mi geldi mi, marketten alinacaklarin listesini çikar, is çikisi
git
al, eve gel, aksam yemegini hazirla....
>> >Çalisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti. Üzülünce derdini
>> >paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza,
>> >gözyaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat kosturmak kadina
>> >viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is arasi
çift vardiya
>> >çalisan Kadinla doluydu.
>> >Zaman geçiyordu. Çalisan kadin 35 ine yaklasiyordu. Biyolojik saati
>> >"be-bek, be - bek" diye uyari vermeye basladi. Evet çalisan kadin
hemen çigliklar atmaya basladi "Kariyer de yaparim Bebek de"
diye...
>> >Çalisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini
>> >doldurdular. Çalisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna
uygun zamani seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar.
>> >Kimi tek, kimi ikiz ,kimi üçüz istedi. 1-2 ay sonra güzel haberler
sirayla gelmeye basladi, çalisan kadinlar hamileydiler.
>> >Çalisan kadin hem hamile, hem güzel olmak istedi.
>> >Hemen diyetisyenlere kosulup, özel hamile diyetleri alindi, bol bol
>> >kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, börek, erik
aserilmiyor, karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi
eslerden.
>> >Çalisan kadin çocugunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca
>> >hamilelik, bebek büyütme kitaplari alindi, bir çok internet
sitesine üye olundu, Yoga ve anne-baba kurslarina yazilindi.
>> >Çalisan hamile kadin artik gün gün takip ediyordu bebeginin
gelisimini.
>> >Bugün 43. gün, bebegim üzüm tanesi gibi... 59. gün, parmaklari
olustu... 89.gün, bugün ilk defa hiçkirdi... 210 uncu günden sonra
artik bebegin
>> >matematik zekasinin artmasi için Mozart dinletilecek. .Sonunda
mutlu gün geldi.
>> >Çalisan kadin artik anneydi. 3-4 aylik izinden sonra çalisan kadin
>> >öldürücü diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde isbasi yapmisti.
>> >Artik basarili bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat
çalisiyordu.
>> >Bebek büyüdükçe, sosyallesmesi için çalisan kadin cumartesilerini
çocuguna ayirdi.
>> >Artik tüm anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar. Yas günü
>> >partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol, tenis ve
yüzmekurslarinin biri
>> >bitiyor, digeri basliyordu.
>> >Çalisan kadina bu da yetmedi. Artik hem çalisiyor, hem iyi bir es
olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu. Çalisan kadin
çitayi birkez
>> >daha yükseltti.
>> >O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, reçeller yapmali, organik
>> >gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, çocuguna ve
esine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari çok güzel
süsleyebilmeliydi.
>> >Bütün çalisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar.
>> >Evlerine ekmek yapma makinalari aldilar, toplanti aralarinda bir
birlerine yemek tarifleri vermeye basladilar,
>> >"Dün nefis bir çavdarli ekmek yaptim, istersen tarifini vereyim"
"Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptim. Evdekiler bayildi. Bir
aksam
gelin de size de yapayim"
>> >Bakalim çalisan kadin bundan sonra çitasini nereye yükseltecek?
>> >
>> >Gelelim erkege...
>> >Bu süreç içerisinde çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi.
>> >80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyor,bira içiyor ve maça
>> >gidiyordu.. .

Çarşamba, Ocak 10, 2007

62* DUNYAMIZ OLUSMUS:)

Frans Lanting'in Dunya'nin olusumundan gunumuze kadarki tarihini enfes fotograflarla anlattigi projesi. Gezegenimizin ilk donemlerini animsatan yerlere gidip cekimler yapmis. Multimedya'nin muzikleri de Philip Glass'in. Asagidaki adrese tiklayin:

www.lifethroughtime.com

Zaman ayirip siteyi incelerseniz, projenin asamalarini da
ogreniyorsunuz. Fotograflarin ustune tikladiginizda, nerede cekildigi ve cekim oykuleri de yaziyor.

61 * BEGENMEYENI IADE ALIYORUM:)) KB

Sesli seyredin lutfen.
Ve bence once sessize alip tamaminin inmesini bekleyin sonra sesi acip bir kerede izleyin- inerken takilmasin durmasin kesintisiz izleyin ki tadi tam ciksin ozellikle BUNUN:)))


http://www.riemuras ia.net/kaatopaik ka/go.php? id=4749

60* BIR TARAF HEP DAHA FAZLA SEVER

(turkce karakter yok - sorry, KB)


Hep böyle olur. Karý-koca ya da sevgili fark etmez. Taraflardan
biri ötekini hep daha fazla sever.

Daha fazla kýskanýr, daha fazla kýzar, daha fazla ister, daha
fazla...

Yani genellikle bir taraf daha baskýndýr.

Öteki suskun.

Biri kaçar, öteki kovalar.

Biri kontrol saðlama peþindedir, öbürü daðýtma...

Ve bu düzen hiç deðiþmez. Sýraya da binmez. Yani bir gün o
kýskanýyorsa iki gün sonra öteki kýskanmaz. Kim kýskanýyorsa
ömür boyu o kýskanýr.

Kýsacasý, nasýl baþladýysa öyle gider...

Maalesef...

Maalesef çünkü bu durumda hep ayný taraf mutsuz olur. Huzursuz
da...

Öteki ise yaramaz çocuklar gibidir.

Hep, ?bi bekâr olsam var ya...? duygusuyla yaþar. Hayatta
boþanmayý falan düþünmez ama bunun hayalini kurar.

Boþanmanýn deðil ama... Bekâr olmanýn...

Bu nasýl olacak derseniz, onu þimdiye kadar kimse bulamadý
zaten.

DELÝ MÝ NE?
Bu yüzden hareketleri hep kuþku yaratýr.

Ne yapsa þüphe çeker.

Yapmasa da çeker...

Yani aslýnda bir þey de yapmaz belki ama hep her an yapacakmýþ
gibidir.

Gözleri velfecri okur onlarýn.

Hani bir yerde otururken ne zaman baksanýz size baktýðýný
gördüðünüz adamlar vardýr...

?Deli mi ne?? dersiniz.

Ama gözünüz de takýlýr ona. Bu sefer, sizin de ona baktýðýnýzý
sanýr. Kurtulamazsýnýz.

Ýþte bu adamlar þanslý taraflardandýr.

Yani üzerine düþülen, kýskanýlan, daha çok sevilen...

Þanslý taraftaki kadýnlar ise neþeli olanlardýr.

Evet. Etrafýnýza bakýn; evli kadýnlarýn çoðu neþesizdir.

Kaybetmiþlerdir, unutmuþlardýr neþelerini, canlýlýklarýný...

Üzerlerine kasvet çökmüþtür.

Ama bazýlarý...

Bazýlarý keyiflidir. Hatta kahkaha falan atarlar.

Aynen öyle. Çoðu onu bile unutmuþtur. Ýçleri çürümüþtür.
Çürütülmüþtür.

Kim çürütmüþtür, bilin bakalým...

Ama benim dediðim keyifli olanlar...

Ýþte onlar þanslý taraftaki kadýnlardýr.

Kýskanýlan, üzerine düþülen, daha çok sevilen.

ÞÖYLE DURUMLAR YAÞANIR
Taraflardan biri ötekini daha fazla sever.

Þöyle durumlar yaþanýr.

Biri ?Biz çok mutluyuz, birbirimizi de çok seviyoruz? derken
öteki susar.

Biri, içinde aldatma geçen filmlerden nefret eder, öteki
bunlarý kahkahalarla seyreder.

Biri gezmeyi sever öteki evi...

Biri yalnýz tatile gitmeyi ister öteki bunu duymak dahi
istemez. Zaten öyle bir hava yaratýr ki bu ona söylenemez
bile...

Biri iþini evinden daha çok sever öteki ailesini..

Biri bayramlardan ve yýlbaþý tatillerinden nefret eder ötekiyse
bayýlýr.

Kadýn da erkek de kýskanýldýkça þýmarýr.

Þýmardýkça da kýskanýlýr.

Böyle bir kýsýr döngü yani...

gonderen eklemis noty olarak ----- Benden küçük bir not: Dün akþam biri bana anlatsýn programýnda
erkekler
kadýnlarýn ne istediðini tartýþýyordu. Adamýn biri dedi ki: "Kadýnlar biz
erkekler için en yakýn arkadaþlarýndan bile vazgeçiyorlar. Bulduklarý her
boþluðu sevgilileriyle geçirmek istiyorlar. Oysa onlardan bunu isteyen yok
aslýnda. Çünkü biz arada sýrada erkek erkeðe takýlmak, maç seyretmek
isteriz. Yani kendi hayatýmýzý da yaþamak isteriz. Ama kadýnlar sevgilileri
olduðunda kendi özel hayatlarýný unutuyorlar ve kendilerini sevgililerine
adýyorlar."

Cumartesi, Ocak 06, 2007

58 * DEGISIK YENIYIL DILEKLERI

My Wish for You in 2007

May peace break into your house and may thieves come to steal your debts.

May the pockets of your jeans become a magnet of $200 bills.

May love stick to your face like Vaseline and may laughter assault your lips!

May happiness slap you across the face and may your tears be that of joy.

May the problems you had, forget your home address!

In simple words ............

May 2007 be one of the best years of your life!!!

58 * JEROME MURAT GOSTERISI

Ben cok sevmistim bu gosteriyi, kaybolmadan buraya da koyayim.
Heleki muzikleri benim hitlerimden MISSION filminin olunca:)

http://www.youtube.com/watch?v=If6gUDsEbkA

57 * KENDIMIZ ICIN YAPALIM

The Eight Irresistable Principles of Fun

http://www.eightprinciples.com/