BiriktirmeKutusu

Pazartesi, Ekim 16, 2006

49 * KIZ ARKADASLARIMIZ

Tüm Kiz Arkadaslara Sevgiyle...

Annem "Kiz arkadaslarini unutma" diye tavsiyede bulunmustu..

"Yasin ilerledikçe senin için daha önemli olacaklar,
kocani-çocuklarini
ne kadar çok seversen sev, yine de kiz arkadaslarina ihtiyaç
duyacaksin..

Onlarla bir yerlere gitmeyi ihmal etme..
Onlara vakit ayir ve kiz arkadaslarini daima hatirla..
Onlar sadece arkadaslarin degil..
Senin kardeslerin, kizlarin..." demisti..

"Ne kadar komik bir ögüt. Daha yeni evlenmedim mi ?
Artik ben evli bir
kadinim. Kiz arkadaslarina ihtiyaç duyan bir genç kiz
degilim ki. Bundan sonra kocama hayatimi adamak, yapacagim tek sey olacak"
diye düsünmüstüm..

Ama yillar geçtikçe, çocuk olsa da ya da olmadikça, kocalardan
bosandikça, sevgililerin biri gidip digeri geldikçe, annemin
dediklerinin
ne anlama geldigini çok iyi anladim..

Zaman geçiyor..
Hayat akiyor..
Mesafe ayiriyor..
Ask büyüyor.. Sonra azaliyor..
Kalpler kiriliyor..
kocalar evde bir yerde duruyor..
Veya evlilikler mahkemede son buluyor..
sevgililer degisip duruyor..
Erkekler arayacaklarini söyleyip, aramiyor..
İsler geliyor ve gidiyor..
Ebeveynler ölüp gidiyor..
Komsular degisiyor..
Ama kiz arkadaslar hep oradalar...
Siz onlari birakmadiginiz sürece..
Geçen yillar ve arada kaç km. mesafe oldugu hiç önemli degil..
Bir kiz arkadas, hiçbir zaman ona ihtiyaç duydugumuzdan
daha uzak degil..Hayatiniz içinde, öyle ya da böyle, yakin ya da uzak..

Cumartesi, Ekim 14, 2006

48 * KAYBOLAN ZAMANIMIZ

Zamanımızı Planlayarak Zaman Kazanabiliriz

Öğrenciyken defalarca izlediğim ve bugün bile özlediğim bir film: Ölü
Ozanlar Derneği. Onca yıl geçti, Öğretmen John Keating’in sınıfındaki
öğrencilere söylediği “Günü yakalayın çocuklar, yaşamlarınızı olağanüstü
kılın.” cümlesi hiç çıkmadı zihnimden. Yaşadığım anın değerini düşünerek
yaşamaya çalıştım hep. İş hayatında yine sıklıkla üzerinde düşündüğüm bir
kavram oldu zaman. Zamanımı nasıl daha verimli kullanabilirim? İşlerimi
nasıl planlamam gerekir? Nereden başlamalıyım? Neye ne kadar zaman
ayırmalıyım? Neleri erteliyorum? Önceliklerim neler? Zaman kaybını
önleyebilir miyim?

Zamanın tekrarı yok, hep ileriye doğru akıp gidiyor ve o en değerli
hazinemiz. Hayat kalitemiz zaman kalitemizle aynı anlama geliyor.
Çoğumuz gerek iş yaşamımızda, gerek özel yaşamımızda zamanın bize
yetmediğinden, işlerin yetişmediğinden, yapmak istediklerimizi yapamamaktan
yakınıp duruyoruz. Zaman en değerli hazinemizken, zamanı doğru
yönetemediğimizde onu bir baskı unsuru gibi görüyor, hayatlarımızı bir
yarışa, karmaşaya döndürüyoruz, yaşamlarımız üzerindeki kontrolümüzü
kaybediyoruz. Oysa bilinen basit bir gerçek var “Zamanı yönetmek yaşamı
yönetmektir.”

İçinde yaşadığımız yüzyıl, zaman yönetimini daha da önemli bir hale
getiriyor. Yapılması gereken ve yapmayı arzuladığımız onca şey var ve zaman
çok kısa…Sahi gün herkes için 24 saat değil miydi?

Zamanı algılayışımızda ve yaşayışımızdaki farklılıklar yaptığımız işi,
yaptığımız iş ne olursa olsun, sevip sevmememizden kaynaklanıyor. Eğer
yaptığımız işi seviyorsak, severek emek verdiğimizde zamanı düşünmüyoruz
bile. Zaman verimli bir şekilde akıp gidiyor. Ancak yine de doğru bir
planlama her zaman işe yarıyor.

Yapmayı düşündüğümüz işleri planlarken, onları; “önemli”, “önemli değil”,
“acil”, “acil değil” kategorilerine ayırarak başlayabiliriz. Yaptığımız bu
önceliklendirme işlerimizi kolaylaştırır. Acil ve önemli olanları
tamamlayarak, acil olmayan ve önemli olmayanlarla devam edebiliriz. Elbette
bu konuda kendimize karşı dürüst olmak ve doğru önceliklendirme yapmak çok
önemlidir. Yapmaktan sürekli kaçarak ertelediğimiz acil ve önemli işlerin
geciktirilmesi ileride ciddi sorunlara yol açabilir.

Zamanımızı nasıl kullanacağımız konusunda öyle çok seçeneğimiz var ki;
sadece seçim yapmak bile zaman alabilir. Ama doğru önceliklendirmeyi yapıp
işe koyulduğumuzda, kararlılığımız ve gayretimiz bizi başarıya
götürecektir. Hem iş hayatımızda, hem özel hayatımızda hedeflerimizi,
yapmak istediklerimizi çok iyi belirleyip, amaçlarımıza ulaşmak için
izleyeceğimiz yol haritalarımızı ortaya koymalıyız. “Uzun zaman
planlaması”ndan “kısa zaman planlaması”na doğru gitmek bir yol olabilir.
Örneğin beş yıl sonra kendimizi nerede görmek istiyoruz? Peki önümüzdeki
yıl ne yapıyor olacağız? Bu ay içinde bitirmemiz gereken projeler neler? Bu
haftayı nasıl planlarsak işlerimizi yetiştirebiliriz? Sürekli ihmal
ettiğimiz spora başlarsak haftanın hangi günleri gidebiliriz? Peki bugün,
bugün neler yapacağız ve nasıl bir yol izleyeceğiz? Akşam sinemaya gitmek
için vaktimiz olacak mı, yoksa önce alışveriş mi yapmalıyız? Peki ne zaman
dinleneceğiz?

Tüm istediklerimiz ve yapmamız gerekenler için yeterli zamanımız var.
Zamanımızı planlamak için ayıracağımız kısa bir süre bize ciddi anlamda
zaman kazandıracaktır. İnanın, üzerinde durup düşünmeye ve zaman ayırmaya
değer. Asıl zaman kaybı, zamanımızın azlığından ya da başkalarının
zamanımızı nasıl çaldığından şikayet etmektir. Yaşamlarımızı olağanüstü
kılmak için, zamanın en değerli hazinemiz olduğunu unutmadan, geri dönüşü
olmayan zamana sahip çıkalım, yaşadığımız her ana…

47* KUPE

KULAGININ BIR KOSESINDE BULUNSUN.....
1- Aklini kullan.
2- Iyice tanimadan hicbir insana baglanma.
3- Bitmemis iliskilerin uzerine iliski kurma. Aci ceken sen olursun.
4- Iyice sorusturup diger insanlarin da hakli olabilecegini dusun.
5- Seni takmayani sen hic takma, konusmayanla asla konusma.
6- Guvenmedigin biriyle asla cikma.
7- Yalanini yakaladigin kisinin duzelebilecegini dusunme.
8- Insanlara dogru deger ver, hak etmeyenleri sil.
9- Kimseye yalvarma.
10- Asla donup de arkana bakma.
11- Sir tutmasini bil.
12- Dostlarinin sevgilinden daha onemli oldugunu unutma. Onlari asla sevgilin icin satma.
13- Hak ettigin sevgiyi alamadin mi kendini uzme, sorun sen degilsin.
14- Kimsenin lafiyla doldurusa gelme, ama aklinin bir kosesinde de tut.
15- Kafanda bitirdikten sonra iki cift tatli soz, iki damla goz yasi icin asla yumusama.
16- Seni sevenlerle kullananlari iyi ayirt et.
17- Seni dinleyip anlama niyeti olmayanlarla tartisma.
18- Emrivaki olusturulan dostluklari kabul etme.
19- Eger verdigin sir o kiside kalmiyorsa ikinci bir sir verme.
20- Dostun olacak insanlari bazi kriterlere gore belirle.
21- Kendini oven insanlardan kac.
22- Karsindakinin dogruyu soyledigini varsayma.
23- Kendine saygini yitirmene neden olacak hicbir sey yapma.
24- Sorunun oldugunda insanlar zaman ayirip seni dinliyorlarsa onlarin ogutlerini goz ardi etme.
25- Goz gore gore su birikintilerine tas atma, mutlaka ustune sicrar.
26- Kendinin herkesten daha onemli oldugunu unutma.
27- Sen istemedigin surece tanri disinda kimsenin seni uzemeyecegini aklindan cikarma.
28- Goz yaslarinin degerini bil. Onlari hak etmeyenler icin harcama.
29- Sana bahsedilen zekayi kullanmayarak tanriya hakaret etme.
30- Senin zekana inanan insanlari hayal kirikligina ugratma.
31- Kendini sev.
32- Alkol alinca kontrolunu yitirenlerle asla tartisma.
33- Disaridaki gunese bakip gulumse ve onunde koskocaman bir gelecek oldugunu unutma.
34- Dostlugunla yetinmeyenler icin hicbir fedakarlik yapma .
35- Insanlari kaybediyorsun diye aglayip sizlama, ama kazandigin insanlarin degerini bil.
36- Askta bile mantigina kusme. Kalbin dogru yolu bulacak icguduye sahip degil.
37- Kimseye tasiyabileceginden fazla deger verip bununla ovunmesine firsat verme.
38- Guvenmedigin kimseye aleyhine kullanilabilecek hicbir koz verme.
39- Istedigini almak icin asla duygu somurusu yapma.
40- Sana duyulan sevgiyi ve guveni istismar etme.

46 * DOVME ISTEYENLER (DUYGUYA ithafen:)

http://www.crustydemons.co.uk/UK/tattoo_parlour/

45* PROBLEM NEREDE?

Bizim Temel, Fadimenin eskisi kadar iyi duymadığını ve işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyor.
Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değil. Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor Temele, karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
-"Yapacağın şey şu, Fadimeden 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi
tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla"
O akşam karısı Fadime, mutfakta akşam yemeğini hazırlarken Temel, işlemi uygulamaya koymuş.
40 adım uzaklıktan Fadimeye normal bir konuşma tonuyla seslenmiş,
- "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Cevap yok
Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış
-"Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap yok
Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş
- "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Hala cevap yok
Temel mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış
- "Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Gene cevap alamamış Bu sefer Fadimeye iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş
- "Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Fadime cevap verir;
- "Temel, beşinci kez aynı cevabı veriyorum ya, Tavuk, Taaavuuukkk."

Hikayenin ana fikri:
Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde olmaya bilir. Problemlerin sebebini birazda kendimizde aramalıyız

44* KOMIK AMA GERCEK (ve cok eski:)))

>>Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasandi.
>>
>>Olay Alfred Hitchcock'un meshur korku filmlerini bile çok gerilerde
>>birakacak kadar tüyler ürpertici. Gece bindiginiz otomobilde
>>direksiyonda
>>Kimse yoksa ne yapardiniz?
>>
>>
>>
>>Kendisi Bünyanli olmayan, politikayla ugrasmis ve halen Kayseri'de
>>yasayan
>>
>>isadami, 22 subat 2005 tarihinde Bünyan sinirinda, Kayseri Malatya kara
>>
>>yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.
>>
>>Lokantaya Oturur ve orada kalabalik toplulukla birlikte bir ufak
>>
>>raki içer.
>>Yürüyüs mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çikar.
>>
>>Ancak disarisi hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipi
>>firtinasi
>>
>>baslamistir. Benzin istasyonuna yaklasik 300 metre mesafedeki,
>>
>>Bünyan'a
>>dönüs yolu kenarina varir.
>>
>>Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir. Firtina daha
>>
>>da siddetlenir. Adam bir-kaç adim ötesini bile görememektedir.
>>
>>Gelip-geçen
>>
>>bir araba da yoktur. Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet gibi
>>
>>yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farini farkeder. Arabanin,tam
>>önünde
>>
>>yavaslamasiyla birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner.
>>Kapiyikapatir, araba yeniden hareket eder.
>>Içeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Arabada kimse
>>
>>olmadigi
>>
>>gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden panige kapilir. Korkuyla,
>>
>>hemen
>>
>>arabadan atlayip, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba
>>
>>hizlanmis,hem de korku ile dizleri baglanmis, hareket edemez hale
>>gelmistir.Araba keskin bir viraja dogru yaklasir. Adam dua etmeye baslar.
>>Tümgünahlari için tövbe eder. Arabayi durdurmasi için Allaha yalvarir.
>>Tam buesnada, pencereden bir el uzanir ve direksiyonu kivirarak
>>sertvirajdanarabanin dogru yola dönmesini saglar. Her tehlikeli
>>dönemeceyaklastikça, Allah'a yalvaris ve yakarisi artar ve her seferinde
>>de bir el
>>disaridan uzanip, direksiyonu çevirir.Adam Sonunda kendisini biraz
>>toparlar, ayaklarini kimildatir."Ya Allah koru beni..." deyip, kapiyi
>>açmasiyla birlikte, kendisiniarabadan disari firlatir. Bir kaç takla
>>attiktan sonra, sarampolde
>>kendisine gelir.Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek
>>ulasir ve birkahvehaneye girer. Üstübasi islak ve sok haldedir.
>>Kendisinitaniyanlar
>>hemence sobanin basina alirlar.
>>Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelir, sesi
>>titreyerek,basina gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir.
>>Olayidinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kisinin akli basinda
>>vetoplumsal sorumluluk tasiyan bir pozisyonda oldugunu
>>bildiklerinden,herkeste derin bir sessizlik olusur.
>>Yaklasik yarim saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki
>>kisigirer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu
>>arada,gelenlerdenbirisi, digerine sunlari söyler :
>>
>>
>>
>>-Ahmet baksana, su sobanin basinda oturan geri zekali, bizim araba
>>yoldakalinca, biz arabayi iterken,arabaya binip-inen öküz degil mi ?
>

43* KADER SAYISI

KADER SAYISI NEDIR ?

Bu sayi var olusunuzun gerisindeki amac ve ozellikleri belirliyor.
Icinizde sakli olan ozellikler, dusunce biciminiz, kisiliginiz ve
yasamdaki amaciniz gizli bu sayida... Dogumdan olume kadar bu sayinin
isiginda yolunuzu cizeceksiniz.

KADER SAYINIZI NASIL BULACAKSINIZ?

Yasam carkinizin kader sayisini bulmak icin, dogdugunuz ayin
degeriyle, dogum
gunu ve yilinin sayilarini yan yana toplamaniz gerekiyor.

Aylarin sayi degerleri:

Ocak.............1

Subat............2

Mart..............3

Nisan.............4

Mayis.............5

Haziran..........6

Temmuz........7

Agustos.........8

Eylul..............9

Ekim..............1

Kasim.......2

Aralik.............3

Sira kader sayinizi bulmaya geldi. Tablodan dogdugunuzun ayin degerini
bulup
gun ve yil ile birlikte toplayin.

Ornegin 3 Nisan 1964 'te dogmussaniz 3+4+1964=1971
1+9+7+1=18 1+8=9 Kader sayiniz 9

KADER SAYISI 1
"ÖNCÜ"
Öncü, lider, yol gosterici ve
Planlayicisiniz. Gercekten guclu bir kisiliginiz var. Yeriniz kaptan
kosku. Baskalarina boyun egmek sizin icin yabanci bir kavram. Son derece
yaratici ve yeteneklisiniz. Dusuncelerinizi bir an evvel yasama gecirmek,
gerceklestirmek icin gerekli olan mucadeleci ruhu sizde
mevcut. Yukselme hirsi ise yasaminizin temelini olusturuyor. Arzu ettiginiz
basariya ulasmak Icin yilmadan calisiyorsunuz. Yoneticilik yeteneginiz
oldugu icin Olaylara hemen hakim olabiliyorsunuz. Yasamin her alaninda bu
yeteneginiz gecerli. Kararlilik, guc ve irade hirsinizin Araclari. Ve siz
bu araclari Buyuk bir beceri ile kullaniyorsunuz. Zaman zamanbu
Niteliklerin olumsuz yonlerini sergilediginiz oluyor. Boyle durumlarda son
derece saldirgan
olabiliyorsunuz
Oysa istediginizi elde etmenin yolu iliskilerinizde inceligi elden
birakmadan halletmek. Bazen elestiren ve emreden oluyorsunuz ama size
elestiri yapildiginda kahroluyorsunuz. Aslinda son derece hassas bir
kalbiniz
var. Bu durumda kalbinizin sesini dinleyin. Kisa zamanda hem
liderliginizi hemde dostlarinizi yeniden kazanirsiniz.

KADER SAYISI 2
YARDIMCI"
Sizi baskalarindan ayiran iki yonunuz var. Taktik ve insan
iliskilerinde gosterdiginiz ustalik ve beceri ile ustesinden
gelemeyeceginiz hic bir sey yok. Yasaminizdaki anahtar kelime
isbirligi. Uyumsuzluk ve tartismali konular sisteminizi hemen etkiliyor. Bu
yuzden basiniza boyle bir sey geldiginde butun gucunuzle durumu duzeltmeye
calisiyorsunuz.
Zarif bir insansiniz bunun yanı sira baskalarini da cok dusunuyorsunuz
kirmamaya calisiyorsunuz.
Bu yuzden cevrenizden dostlariniz hic eksik olmuyor. Kader Carkinin
diger sayilarindan daha mucadeleci bir ruha sahipsiniz (9'dan sonra ).
Ancak yasamin guzel zevklerinden hic
mahrum kalmiyorsunuz. 2 rakami toparlayiciligin sayisidir. Ruhunuzun
birlestirici yonunu
alevlendiriyor. Mutluluguzun temel kosulu ise uyum yaptiginiz hersey
de sanki bir sihir var. Cunku bir kavrami ele alip onun icini doldurmakta
ustunuze yok. Baskalarinin yardima ihtiyaci oldugunda ortaya cikiyorsunuz
ama gerektiginde hic kimsenin yardimi olmadan isinizi kendi basiniza
halledebiliyorsunuz
KADER SAYISI 3
SECICI"
Orgutlenme yetenegi ve yoneticilik sizde toplaniyor. Becerikli bir
insansiniz
bu ozelliginiz sayesinde basari ve mutluluk dolu bir yasam sizi
bekliyor Insanin dogasini ve zaaflarini iyi bildiginiz icin insanligi
duzeltmek amacina yonelik meslekler seciyorsunuz. Aslinda cok bagislayici
ve halden anlayici bir insansiniz. Otorite en onemli silahiniz. Yonetici
olarak girdiginiz her yerde bu silahi kullaniyorsunuz. Ne kadar buyuk bir
toplulukla calisirsaniz basariniz ve kazancinizda o derece buyuk olacaktir
Endustri, sirket ve orgutlerde yonetici yeteneklerinizi en iyi sekilde
kullanabilirsiniz. Cokcesur bir insansiniz. Amaclariniz ve yapmaniz
gerekenleri cok iyi biliyorsunuz. Amaciniz herkesin hareket ozgurlugunden
faydalanmasini saglamak. Ama bu da size gore belli bir disiplin icinde
olmali. Kendi ozgurlugunuz icin baskalarini incitmekten hoslanmiyorsunuz.
Dogal olarak baskalarinin da bunu size yapmasina izin vermiyorsunuz.

KADER SAYISI 4
"DUVARCI"
Yasam carkinizin sayisi kareyi simgeliyor. Bu adalet ve esitlik
demektir. Siz ise bu karenin tam ortasinda dort tarafiniz cevrili oldugu
icin kipirdayamiyorsunuz. Biraz da hareket ve renk lazim degil mi
hayatinizda? Sadece yukariya dogru gelisebiliyorsunuz. Kare yasamin
tum pratik yonlerini temsil ediyor. Ama olaylara degisik acilardan
bakmayi basaramiyorsunuz. Yasam carkina gelecekte olacak iyi seylerin
temeli diye de
bakabilirsiniz. Sabirli ve sebatli birisiniz calismaya her an
hazirsiniz Aynen bir duvar ustasi gibi araclariniz mantik ve yontemdir.
Sizin icin belirli kaliplar var, onlarin disina cikmayi ise hic akliniza
getirmiyorsunuz. Sadik ve guvenilir bir kisisiniz. Ancak
muhafazakarlik sizi
kisitliyor. Ayrintilar ise sizin bazi cabalarinizin sonuclanmasini
engelliyor. Kendi fikirlerinizi baskalarina zorla kabul ettirmeye
calismazsaniz ilerlemeniz dahakolay olacaktir. Bir sanatcinin yada mimarin
size kavram olarak sundugu bicimi tum
ayrintilari ile gozunuzde canlandirabilirsiniz. Bundan sonra da kendi
pratik
yaklasiminizla projeyi kagida dokebilirsiniz. Kimse sizin icin gorev
ve sorumluluklardan kaciyor diyemez cunku nerede guvene ihtiyac varsa
orada sizi buluyorlar.

KADER SAYISI 5
"YAZICI"

Dogustan Merkur ozellikleriniz var. Enerji canlisiniz. Ince bir
zekanizin yani sira iyimser bir kisiliginiz var. Yasam sizin icin cesaret
gerektiren bir macera. Eglenmesini dahasi yasamasini cok iyi biliyorsunuz.
Yasamin degiskenligi sizin degisik ve cesitlilige olan
duskunlugunuzle tam bir uyum icinde oldugundan yasama rahatlikla ayak
uydurabilirsiniz. Dunyanin merkezi olmaktan hoslaniyorsunuz. Ama
olmadiginizi bir turlu
kabul etmek istemiyorsunuz. Ozgurlugunuze cok duskunsunuz. Ve hic bir
seyin sizi ozgurlugunuzden alikoymasina izin vermiyorsunuz. Sozcukleri
kullanmada cok
basarilisiniz. Bundan dolayi konusmaya dayali mesleklerde cok basarili
olursunuz. Eglence ve yazin dunyasinda bir yildiz gibi parlayabilirsiniz.
Ancak ustun konusma yeteneginiz bazen sorunlarada yol acabilir.
Bilmediginiz
konulara dalarak mahcup olabilirsiniz. Degisken bir karakteriniz var.
Bu kotu
bir ozellik degil. Kimileri icin bir zevk de denilebilir. Size gore
akilli insan zamana ayak uydurmak zorundadir. Ihtiyaclarinizin neler
oldugunu biliyor ve bu ugurda yapmaniz gerekenlerden kacmiyorsunuz. Sizin
icin mutluluga giden yol buradan geciyor. Her ne pahasina olursa olsun
almak. Mutluluk kendinizi ifade etmek ve basariya ulasmaktir.

KADER SAYISI 6
"OGRETMEN"
Sizin dunyanizin yoneticisi asktir. Aslinda kime asik oldugunuzun cokda
onemi
yoktur. Ve evrendeki goreviniz bu Felsefiyi ogretmektir. Amaciniz ise
baskalarina yardim etmektir. Aska ve ilgiye olan asiri ihtiyacinizin
arkasinda kendinize olan guvensizliginiz yatar. Ailede
gerceklestirdiginiz huzuru, cevrenize sonrada tum dunyaya yaymak
amaclarin en onemlisi. Kabaliga, bayaliga asla tahammul
edemiyorsunuz. Ikili iliskiler tercihiniz. Kalabalikta kendinizi savunmasiz
hissediyorsunuz. Muzikten, guzel sanatlardan anliyorsunuz. Yasamin
guzelliklerine olan sevginizi bu alanlarda uzmanlasarak dile
getiriyorsunuz. Kendinizden cok baskalarini dusunme ozelliginiz, sizi
genclerin danismani, yaslilarin sirdasi ve dunyanin
ogretmeni yapiyor. Cok ender elestiriyorsunuz. Aslinda sizi rahatsiz
eden cok
az sey var. Yaninizda sevgiliniz olsun yeter. Gorevlerinizin size
yukledigi sorumluluk aslinda gorundugunden de agir. Ancak bu agir
gorevlerin onemini gayet iyi
biliyorsunuz.. Yasamdaki gorevlerinizi yerine getirerek buyuk
mutluluga ulasabilirsiniz.

KADER SAYISI 7
"MiSTiK"
Gozlemci bir yapiya sahipsiniz herseyin ardindaki nedeni aramaniz en
buyuk ozelliginiz. Yuzeysel hic bir sey sizi tatmin etmiyor. Tersine
merakinizi korukluyor. Mistik konulari, yeni vem eski ilim alanlari
lginizi fazla cekiyor. Tipki bir doktor gibisiniz. Sorunlu insanlar
aradiklari huzuru sizde buluyor. Sizin elinizde adeta sihirli bir guc var.
Mesafeli tavriniz sizi diger insanlardan ayiriyor. Ancak yasamin
derinliklerine inenler sizi anlayabilir, suskun donemlerinize bir anlam
verebilir. Nitekim zaman zaman boyle manasizca icinize kapandiginiz
oluyor. Insanlar ilk tanisdiklarinda sizden cekiniyor. Dogustan
itibarlisiniz adeta. Yeriniz ne olursa olsun daima ilgi uyandiriyorsunuz.
Felsefi ve kulturel konulara ilginiz buyuk. Ancak tam olarak
cozebilmis degilsiniz. Muzik yazmak, kesifler yapmak yaraticiliginizi
kullanabileceginiz alanlardan. Sizin icin sanatcilarin eserlerinden
yararlanmadan yasamak yasamak degil. Bazen yasam sizin icin bir dus
kirikligi olsada daha ogreneceginiz cok sey var. Genelde karamsar ve
suskun bir yapiya sahipsiniz. Yalniz da yasamayi basarabilecek nadir
kisilerdensiniz
Hayat konusunda bazen umutsuzluga dustugunuz de oluyor. Ancak felsefi
bakis
aciniz yasamin nereden kaynakladigini ortaya cikaracak kudrette.

KADER SAYISI 8
"SANATCI"
Herseyi net olarak ifade etme yetenegine hatta herseyi net olarak
hissetme yetenegine sahip olmasanizda, zekanin yasaminizda buyuk bir onemi
var. Cok cesitli konulardan zevk aliyorsunuz. Zamaninizi buyuk kismini da
hayallere ayiriyorsunuz. Fakat yasamin salt eglence olmadiginin
farkindasiniz. Cok yonlu olmak en buyuk ozelliginiz. Cok ve cesitli
yetenekleriniz var. Cabuk kavramak da bunlardan biri. Fakat insanlar
hakkinda kolay
yanilgiya dusuyor, gercek yuzlerini cok gec
farkedebiliyorsunuz. Bilgiye aninda ulasmanin yollarini biliyorsunuz. Ancak
bilime yeteneginiz ve duskunlugunuz fazla degil. Cunku zamaninizin cogunu
gercek bir bilim adami gibi bilime adamak yerine daha sanatsal ve sportif
faaliyetlerden hoslaniyorsunuz. Hossohbet ve eglencelisiniz. Bu
özellikleriniz de kolay arkadas edinmenizi sagliyor. Pek cok insan sizi
seviyor ama sizi gercekten anlayan cok az insan oluyor. Bunun sebebi
karmakarisik ruhunuzun
derinliklerine inebilmeyi cok az kisinin basarabilmesi. Ugrastiginiz
size zevk veren konulardan cabuk bikiyorsunuz.
Olaylari genelde oldugu gibi kabulleniyorsunuz. Yani fazla dert
edinmiyorsunuz. Zaten mucadele etmekten de hoslanmiyor cabuk pes
ediyorsunuz
Kivrak zekaya ahip oldugunuzdan baskalarini acimasizca elestirmek ten
kacinmiyorsunuz. Sozcukleri kullanmadaki yeteneginiz iyi bir
elestirmen, yazar, konusmaci, ya da sunucu olmanizi saglayabilir. Sevgisiz
yasamayan bir
insansiniz. Bu yuzden sizi seven ve anlayan biriyle
birlikte olmadikca mutlu olmaniz mumkun degil..

KADER SAYISI 9
"METAFIZIKCI"
Yasaminiz, perdenin gerisindeki esrari, ruhun ve gizli ilmin ardindaki
anlami cozmekle geciyor. Yasaminizin amaci gercegi yalnizca gercegi
ogrenmek
Bu konuda cok basarili oldugunuz da bir gercek. Insanlari tanimak icin
genellikle 5 dk. gozlemlemeniz
yeterli. Hayati seviyor fakat cok az kisiyi sevmeye deger
buluyorsunuz. Hayatinizin her alaninda comert ve kusursuz olmak
istiyorsunuz.
Karsinizdakilerin de en az sizin kadar kusursuz ve guvenilir olmasini
bekliyor, bu yuzden zaman zaman cok aci cekiyorsunuz. Cok guclusunuz fakat
cabuk incinen altin bir kalbe sahibisiniz. Cok az insana gercek sizi
tanima firsati veriyor, onlara da fazlaca deger veriyorsunuz.. Psikolojik
olaylari
anlama yeteneginiz muazzam. Ancak sizin disinizda gelisen olaylar sizi
ve ruh halinizi fazlasiyla etkiliyor. Bagimsizliginiza ve ozgurlugunuze
duskunsunuz . Yine de sevgiyi herseyin ustunde tutuyorsunuz. Hayatiniz
karisikliklari cozmek uzerine kurulu oldugu icin mucadele etmekten
yorulmuyorsunuz. Hemen her seviyeden insanla anlasma yetenegine ve sonsuz
sabra sahipsiniz. Insanlarin ihtiyaclarini onlar soylemeden anliyor ve
yardimlarina kosuyorsunuz. Cok iyi bir dinleyici, gozlemci ve yol
gostericisiniz bu yuzden iyi bir psikolog veya konusmaci olabilirsiniz.

43* YASLANIYOR MUYUZ ACABA?:)

>>Yaşlanıyormuyuz acaba ?
>>
>>Moralinizi bozmak gibi olmasın ama galiba Yaşladık Biz
>>Bugün üniversite ögrencilerinin çogunluğunu 1983 doğumlular ve daha
>>küçükler oluşturuyor. "gençlik" onlara deniyor.
>>
>>Onlar için tek bir Almanya var ve SSCB, Çekoslovakya, Yugoslavya gibi
>>ülkeleri tanımıyorlar.
>>
>>Soğuk Savaşı bir bilgisayar oyunu sanıyorlar.
>>
>>AIDS doğduklarından beri var.
>>
>>CD doğduklarından beri var.
>>
>>Michael Jackson onlar doğduğunda beyazdı.
>>
>>Bülent Ersoy onlar doğduğunda kadındı.
>>
>>Eski filmlerde Ajda Pekkan'ı görseler tanımazlar. Küçük Emrah'ı, Emrah'ın
>>gayrimeşru oğlu sanıyorlar.
>>
>>Rıdvan Dilmen onlar için sadece bir TV spor yorumcusu ve ona neden
>>"şeytan" dendiğini bilmiyorlar. Kenan Evren onlar için tonton bir
>>ressam.
>>
>>Onlar için "Çarli'nin Melekleri" ve "Görevimiz
>>Tehlike" sadece geçen senenin yeni vizyon filmleri.
>>
>>Siyah beyaz bir bilgisayar ekranı olabileceğini düşünemezler. Pac-Man'i
>>bilmezler. Amiga ve Commodore 64'leri olmadı hiç.
>>
>>Siyah beyaz bir televizyon olabileceğine inanmazlar ve uzaktan kumanda
>>olmadan nasıl kanal değistirileceğini bilmezler.
>>
>>Balkonda hiç anten ayarı yapmadılar.
>>
>>Sadece tek bir kanalın günde belirli saatlerde yayın yaptığı dönemlerde
>>dinozorların da yasadığını düşünürler.
>>
>>Dallas'ı sadece NBA maçlarından bilirler.
>>
>>Flamingo Yolu ise sadece bir bar adı olabilir onlar için.
>>
>>John Travolta'yı hep balık etli ve yuvarlak hatlı olarak gördüler ve
>>onun nasıl olup da bir dans ilahi olabildiğini hayal bile edemezler.
>>
>>Ve bizler de üniversitedeyken cep telefonsuz nasıl yasayabildiğimize akıl
>>erdiremezler.
>>
>>Şimdi bakalım yaşlanıyor muyuz bir görelim.....
>>
>>
>>1. Yukarıda yazılanları anlıyor ve gülümsüyorsun.
>>
>>2. Artık dışarıda geçirilen bir gecenin ardından öğleden sonraya kadar
>>uyumaya ihtiyacın var.
>>
>>3. Arkadaşların evleniyor.
>>
>>4. Küçücük çocukların bilgisayarla nasıl çok rahat oynayabildiklerine her
>>zaman hayret ediyorsun.
>>
>>5. Liseli gençlerin ellerinde cep telefonlarını görünce kafanı
>>sallıyorsun.
>>
>>6. İsine her geçen gün daha çok bağlanıyorsun. Artık o senin hayatın.
>>
>>7. Arkadaslarınla hergün telefonda daha az vakit geçiriyorsun.
>>
>>8. Zaman zaman arkadaşlarınla bulusup, beraber yasadığınız komik
>>olayları tekrar tekrar anlatıp, eski güzel günleri yadediyorsun.
>>
>>9. Bu yazıyı okuduktan sonra bunu bazı arkadaslarına tavsiye etmeyi
>>düşünüyorsun. Onların da bunu beğeneceklerini düşünüyorsun..))))
>>
>>Evet kabul etsek de etmesek de hepimiz yavaş yavaş yaşlanıyoruz.
>>
>>Kimimiz Peter Pan kompleksi ile bir süre daha çocuk kalmak için türlü
>>maskaralıklar yapıyor gençler gibi giyinip konuşmaya çalışıyor, kimimiz
>>ise Kaptan Hook kompleksi ile büyüdüğünün farkında fakat yaşlanmamak
>>için zamanın aktığını inkar ediyor. Her bir tik-tak onları iliklerine
>>kadar titretiyor ve nerde çalışan bir saat görseler parçalamak
>>istiyorlar. Onlara yaşlılıklarını hatırlatan Peter Pan'lara da
>>düşmanlar.
>>
>>Evet şimdi içindeki son Peter Pan'i uyandır ve bu yazıyı tanıdığın tüm
>>Kaptan Hook'lara forward ederek günlerini rezil et. Mümkünse yazıyla
>>beraber çekilmiş küçüklük resmi yolla. Yoksa seninkiler hep siyah beyaz
>>mı?

42* RENKLERLE KISILIK TESTI

SORU - 1: Aşağıdaki renklerden birini seçiniz.
SARI
MAVİ
KIRMIZI


SORU - 2: Aşağıdaki renklerden birini seçiniz.
YEŞİL
MOR
TURUNCU

Test bitti..


Sarı ve Yeşil: Bakıcılar

Gerçekçi bakış açınız kendiniz ve çevrenizdekiler için güvenli ve rahat bir ortam yaratıyor. Karşınızdakini dinliyor ve ne söylemek istediğini anlıyorsunuz. İnsanların sözlerini olduğu gibi kabul etmek yerine sorular sorarak gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu bulmaya çalışıyor ve bu arada onların kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı oluyorsunuz.

İnsanlara bakmak ve yardım etmek sizin doğal bir yeteneğiniz. Fakat aşırıya kaçtığınız zamanlarda ne yazık ki kimseye yardımcı olmuyorsunuz. Bazen başkalarının kendi ihtiyaçlarını keşfetme yetisine saygı göstermeniz gerekir. Sürekli insanları kurtardığınız ve yardım ettiğiniz zaman onların, kendi problemleri ve sorumlulukları ile yüzleşmelerine engel olursunuz.
Dolayısıyla geri adım atın ve insanların sizin desteğiniz olmadan kendi ayakları üzerinde durmalarına izin verin. Eğer başarısız olurlarsa bunu normal olduğunu hatırlayın çünkü ancak o zaman kendileri için neyin doğru olduğunu aramaya ihtiyaç duyabilir ve kendi çözümlerini bulabilirler.

Yaşamda sürekli başkalarının bakış açılarını anlamaya çalıştığınız için kendinizi ihmal ediyor olmanız yüksek bir ihtimaldir. Çevrenizdeki insanları unutmaya ve kendi ihtiyaçlarınıza konsantre olmaya çalışın. Bu şekilde başkalarının da size yardımcı olması için imkan yaratmış ve kendi mutluluğunuzu ikinci plana atmamış olursunuz.

Eğer sarıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizden ziyade kişisel gelişiminize ve kariyerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz demektir.

Eğer yeşili sarıdan daha çok seviyorsanız, ilişkilerinize daha gerçekçekçi yaklaşıyorsunuz ve hedeflerinize daha az yoğunlaşıyorsunuz demektir.

Sarı ve Mor: Aracılar

Siz yaşamdaki amacınızı bulmak için bir yolculuğa çıkmış gibisiniz. Önce olayları yaşıyor sonra geri çekilip analiz etmeye başlıyorsunuz. Bu sizin olgunlaşmanıza yardım ediyor. Her anın değerli olduğuna inanıyor ve keyif almaya çalışıyorsunuz.

Manevi değerlere verdiğiniz önem başkalarının kendi içindeki maneviyatı aramalarına yol açıyor. Meraklı, araştırmacı doğanız sezgilerinizin güçlenmesini sağlıyor. İnsanların kendilerinin farkında olmasına yardım ediyorsunuz. Onları dinleyerek, akılcı gözlemler yaparak ve duygularınızı ifade ederek insanları etkiliyorsunuz. Dahası kendilerinde olumlu değişimler yapma isteği uyandırıyorsunuz.

Siz harika bir iletişimcisiniz. İnsanları taraf tutmadan dinleme ve söylenenleri olduğu gibi anlayabilme yeteneğiniz var. Konuşma sırasında olayların içini gorebiliyor ve gerçekten ne yapılması gerektiğini hemen kavrayabiliyorsunuz . Yeteneklerinizi en iyi konuşurken ortaya çıkarabiliyorsunuz. İletişim kurarken siz kişisel ve profesyonel olarak mucizeler yaratıyorsunuz.

Fakat ne yazık ki değişime duyduğunuz büyük ihtiyaç nedeniyle gerçekler ve istekleriniz arasında kesin bir çizgi koyamıyorsunuz. Doğal yeteneklerinizi kullanarak neyin gerçek neyin potansiyel bir ihtimal olduğunu ayırt etmeye çalışın. Doğru adımı atacağınıza güvenin. Siz pozitif değişimleri nasıl yapabileceğini çok iyi bilen birisiniz.

Eğer sarıyı mordan daha çok seviyorsanız, bir durumun potansiyel sonuçlarından ziyade gerçekçi taraflarını görmeyi tercih ediyorsunuz demektir.
Eğer moru sarıdan daha çok seviyorsanız, olabilecek imkanları düşünüyor ve yaşamınızdaki gerçekleri ikinci plana atıyorsunuz demektir.


Sarı ve Turuncu: Teknik düşünenler

Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağı nızı
planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri,
ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi
çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz.

Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile
dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve
kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz..

Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm
parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte yada
ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her
başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğ iniz yada başka bir
alanda yeniden kullanabileceğ iniz değerli bir parçadır. Bir çok kişinin
şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni
ve orjinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız.

Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi
sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi
aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu
farkeden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir.

Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin
olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve
mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun
arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve
ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz.

Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz
başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir.

Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının
ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.


Mavi ve Yeşil: Güven uyandıranlar
Siz başkalarına yardım etmekten ve destek olmaktan zevk alıyorsunuz.
Limitsiz merakınız gerçekten ne düşündüklerini söylemeleri için insanlara
ortam yaratıyor. Siz karşınızdaki kişinin hayallerini görebiliyor ve gerçek
ihtiyaçlarına duyarlı olabiliyorsunuz. Onlara kendi yeteneklerine
güvenmeleri için gerek duydukları öz güveni veriyorsunuz. İnsanların
kendilerini önemli hissetmelerini istiyorsunuz ve bunu dinleyerek
sağlıyorsunuz.

Başlangıçta ortama uyum sağlamaya ihtiyacınız var. Başkaları sizin onlar
gibi olduğunuza inanmalılar. Sonra gerçek karakteriniz ortaya çıkmaya
başlıyor. Bu durumda insanlar bildiklerini zannettikleri bu yeni kişiye
uyum sağlamaya çalışırlar. Bu özelliğiniz yüzünden bazen ihtiyaçlarınıza
cevap vermeyen durumları yada ilişkileri kendinize çekersiniz.

Siz dikkatle dinleyen birisiniz. Başka insanların ne hissettiğini bilmek
istersiniz. Bu yetenek sizin müziği ve yabancı dilleri daha iyi duymanızı
sağlar. Eğer imkanlarınız varsa bir müzik aleti çalabilir yada kendi
diliniz dahil başka dilleri fazla aksan olmadan konuşabilirsiniz. Düşünce
ve duyguları açık olarak ifade edebilirsiniz.

Aşırı ciddi olduğunuzda yada fazla rahat hissettiğinizde kişisel
gelişiminizi ihmal etmeye başlarsınız. Ne istediğinizden ve ne
beklediğinizden emin olun. Böylece başkaları sizin ihtiyaçlarınızı nasıl
karşılayacakları nı bilirler ve yaşamınız daha keyifli bir hal alır.

Eğer maviyi yeşilden daha çok seviyorsanız, kariyeriniz yada kişisel
hedefleriniz sizin için birinci sırada demektir. İlişkileriniz
hayallerinize uyum göstermek zorundadır.

Eğer yeşili maviden daha çok seviyorsanız, başkalarının hayallerine destek
olmaya daha çok önem veriyorsunuz ve kendinizi ikinci plana atıyorsunuz
demektir.


Mavi ve Mor: Düşünenler
Siz oluşumu incelersiniz. Bir şeyin neden var olduğunu bilmeye ihtiyaç
duyarsınız. Bulduğunuz sonuçlar sizin büyük resmi görmenizi sağlar. Neye
ihtiyaç olduğunu bulma kabiliyetiniz sizin olayları iyileştirmenizi sağlar.
Geleceğe yoğunlaşarak, fikirler ve olaylar sanki olmuş bitmiş gibi
düşünebilirsiniz. Siz gelecekteki dünyada yaşarsınız. Bu kafanızda ki bir
resimdir.

Siz insanların motivasyonunu ve sebep-sonuç ilişkilerini anlayabildiğiniz
zaman perfomansınızın en üstünü yaşarsınız. Sürekli hareket planı
hazırlamak için kafanızın içinde olayları kategorize ediyorsunuz. Bu
planlar olmadan organize olmak sizin için çok zordur. Zaman zaman gündüz
hayal kurarak geçiren bir insan haline gelebilirsiniz.

Siz yol açan öncüsünüz. Yeni fikirleri ve yapıları geliştirmeye karar
verdiğiniz zaman büyük keyif alırsınız. Fikirleri kafanızın içinde gerçeğe
dönüştürmek ihtirasınızın artmasını sağlar. İnancınız güçlü olduğu zaman,
gerçeklere bakmadan olayları üstlenebilirsiniz. Kendiniz ve başkaları
hakkında geliştireceğiniz yanlış ön yargılar sizi ortamın dışına
sürükleyebilir.

Sürekli yeni bir şeyler yapma ihtiyacınız sizin hazırda yapmış
olduklarınızı takdir etmenize engel olabilir. Kafanızın içinde çok fazla
resim olması yaşamınızı zorlaştırabilir. Diğer insanlar ve olaylar size
yetişemeyebilir. Farkında olmadan çevrenizden ve kendinizden imkansızı
istemeye başlayabilirsiniz.

Eğer maviyi mordan daha fazla seviyorsanız, kendi hayallerinizi
ilişkilerinizden daha ön planda tutuyorsunuz demektir.

Eğer moru maviden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizde nasıl güçlü
olabileceğinize daha çok ilgi duyuyorsunuz demektir.

Mavi ve Turuncu: Yapıcılar
Siz heyecanlı bir yaşam bekliyorsunuz. Bunu çift karakteriniz ile
başarıyorsunuz. Bir dakika yeni bir ev tipi yapmak isteyen yaratıcı ve
özgür düşünen birisisiniz, ikinci dakika da ise tarzınızı değiştirip niye
bir insanın böyle bir fikri ortaya savunabileceğ ini sorgulayan geleneksel
bir eleştirmen oluverirsiniz. Siz sosyal bir muammasınız.

Merakınız pek çok farklı kesimden kişiler ile iletişim kurmanızı sağlar.
Siz bu ortamlarda gelişip serpilirsiniz. Partilerde eğlenceli kişilerden
biri sizsinizdir. Arkadaşlarınız pek çok farklı ortamdan gelen ve farklı
ilgi alanları olan insanlardan oluşur. Bazen durup kendinize şaşırırsınız;
sürekli bu çılgınlıkları kendinize nasıl çektiğinizi düşünürsünüz. Fakat
içten içe bilirsiniz ki aşırı tek düzelik kişinin gelişimini durdurur ve
siz kesinlikle tek düze bir ortamda bulunamazsınız.

Dünyanın size ihtiyacı olduğuna inanmak istersiniz. Çoğu kez kontrolünüzün
olmadığı sosyal konular üzerinde düşünüp bir anlam çıkarmaya çalışırsınız.
Sonunda ise boşa harcadığınız zamandan yorgun düşmüş ve duygusal olarak
çökmüş hissedersiniz. Anlamanız gerek ki dünya hiç bir zaman istediğiniz
gibi mükemmel bir ortam olmayacak. Bir insan ancak bir yere kadar olayları
kontrol edebilir. Zaman içinde göreceksiniz ki kontrol edemediğiniz sosyal
kavramlar üzerinde enerjinizi harcamak yerine kendi çevrenize ve yaşamınıza
konsantre olursanız çok daha etkili değişimler gerçekleştirebilirsin iz.

Bir iş yaparken amaca ve hedefe tüm varlığınızı veremiyorsanı z başarılı
olmanız mümkün değildir. Bütün kalbiniz ile girişmiyorsanı z o işi bırakın
ve bir sonrakine geçin. Siz yeni bir şeyler yapmak, kurmak, üretmek
ihtiyacındasını z, eğer bu imkan elinizde yoksa mutsuz olmanız
kaçınılmazdır.

Eğer maviyi portakal renginden daha çok seviyorsanız, bir işi önce nasıl
yapacağınızı düşünür sonra planınızı gözden geçirip hatalarını
incelersiniz.

Eğer portakal rengini maviden daha çok seviyorsanız, anlık heyecanlara
kapılıp planlarınızı unutmanız çok kolaydır.

Kırmızı ve Yeşil: Kaynak Yöneticileri

Pratik ve insanlara değer veren bir yapınız var. Başkalarına yaşamlarında
daha anlamlı ve değerli aşamalar katetmeleri için yardımcı olursunuz. Hiç
kimse sizi kandıramaz. Siz dinamik birisiniz ve herkesin ne yaptığını yada
amaçladığını çok iyi bilirsiniz. Neyin önemli olduğunu bilmenizi sağlayan
özel bir yeteneğiniz vardır. Bir öğretmen yada ebeveyn gibi insanların
yaşamlarını daha iyi nasıl yapabileceklerini düşünürsünüz.

Siz en çok elinizdeki kaynakların nasıl kullanılacağını idare ettiğinizde
başarılı olursunuz. Başlangıçta çok eğitmek amacı ile başlamanıza rağmen
daha sonra aşırı otoriter olabilirsiniz. Hatta aşırıya kaçıp patronluk
taslayabilirsiniz. Ne yazık ki orta dereceniz yok, ya eğiticisiniz yada
otoritersiniz. Bu durum çevrenizdeki insanların kafasını karıştırabilir.
İnsanlar patronluk tasladığınızda bile insanların iyiliğini düşündüğünüzü
her zaman farkedemeyebilirler .

Üzgün olduğunuzda, baskı altında kaldığınızda yada sarhoş olduğunuzda
kırmızı rengini simgeleyen tarafınızı ortaya çıkarırsınız. Yeşilin
sakinleştiren etkisi olmadan aşırı davranışlarınız ile dostlarınızı oldukça
şaşırtabilirsiniz. Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız bu karakter
daha bile çarpıcıdır. Eğer çevrenizdekiler bu süreçlerden birinde size
farklı davranmaya kalkarsa bunun nedeni muhtemelen sizi tanıyamadıkları
içindir.

Eğer kırmızıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, başkalarından önce bir
hedefin başarılması için nelerin yapılması gerektiğine önem verirsiniz. Bu
yapınız sizin kendinize güvenmenizi ve direk olmanızı sağlar

Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız, destekleyici yanınız ön plana
çıkar ve öncelikle enerjinizi başkalarının ihtiyaçlarına yönlendirirsiniz.


Kırmızı ve Mor: Birleştiriciler
Siz olayların duygusal yanları ile gerçekleri birleştirmeyi seversiniz. Bir
olay olduğunda önce durumu analiz edersiniz, saçmalıkları bir tarafa atar
ve insanları bir araya getirerek durumun düzelmesini sağlamaya
çalışırsınız. Başkaları sizin düzene olan ihtiyacınızı aşırı ciddi olarak
görür. Siz başkalarına fikir verirken yada açık açık düşüncelerinizi
söylerken en başarılı olursunuz. Başkalarına destek olmak kendinizi iyi
hissetmenizi sağlar.

Vücut diliniz insanları size çeker. Merakınız hareket yaratır. Siz seksi
bir insansınız. Yeni olgular sizi heyecanlandırı r ve yeniden canlanmanızı
sağlar. Fakat aynı zamanda yenilikler yapmanız gerekenleri bitirmenize
engel olabilir. Ertelemeyin. .. heyecanınız sönmeden önce işlerinizi
bitirmeye çalışın.

Olayların ve insanların göründükleri gibi olduğunu bilmeye ihtiyacınız
vardır. Bu yapınız özellikle kötü bir ruh hali içinde olduğunuzda daha
belirginleşir. Çevrenizi kontrol eden bir yapıya bürünürsünüz. Bazen
olayların sadece negatif yanlarını görürsünüz. Böyle durumlarda öylesine
kuşkucu ve aşırı analitik olursunuz ki herkesin moralini bozabilirsiniz.
Duygularınızı ve davranışlarınızı çalışan bir plan ile birleştirmeye
ihtiyacınız vardır. Yoksa geleceğinizi yönlendirmek sizin için çok zor bir
hal alacaktır.

Eğer kırmızıyı mordan daha çok seviyorsanız, en popüler insan olmaktansa
işlerin doğru şekilde yürümesine daha çok ilgi duyarsınız.. Sözlerinizin
sonuçlarını düşünmeden konuşma eğilimindesiniz.

Eğer moru kırmızıdan daha çok seviyorsanız, insanların tepkilerine çok önem
veriyorsunuz demektir. İstediğinizi almak için cazibenizi ve çekiciliğinizi
kullanırsınız.


Kırmızı ve Turuncu: İnsancıllar
Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi
düşüncelerinizi özür dilemeden açıkca konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi
çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve
insanların herhangi bir kısıtlama, utanç yada korku olmadan kendilerini
ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümit ediyorsunuz.

Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda
bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için.
Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha
caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde
aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular
gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir.

Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz.. Sonrada hazır olsun
veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açıksözlülük kendisine
güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına
yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür.

İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin
koruma mekanizmanızdı r. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı
göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hakettiğiniz sevgiyi ve
saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi
tanıyabilir ve gerçekten hakettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir.

Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif
bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci
plana atıyorsunuz.

Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği
için olayları tamir eden ya da arabuluculuk yapan birisiniz demektir.

41* REAL AGE TEST

Dr.Michael Roizen ve Dr. Mehmet Öz' ün hazirladigi RealAge - Gerçek Yas testi:

http://www.realage.com.tr/tr/